Elektrikli araç satışları 2030’da yüzde 38’e çıkacak
Harvard araştırmasına göre elektrikli araç satışları, federal vergi teşviki kaldırılmış olsa da 2030’da ABD’de yeni araç pazarının yüzde 38’ine ulaşabilir.
ABD’de elektrikli araç satışları, 7.500 dolarlık federal vergi teşvikinin geçen yıl kaldırılmasının ardından zayıflamış görünse de Harvard Üniversitesi’nden gelen yeni tahminler daha iyimser bir tablo çiziyor. Araştırmacılar, elektrikli modellerin 2030’da ülkedeki yeni araç satışlarının yüzde 38’ini oluşturabileceğini öngörüyor. Daha önce yüzde 32 olarak açıklanan bu tahmin, 2025’teki yaklaşık yüzde 8’lik payın dört katından fazlasına işaret ediyor.
Yakıt fiyatları ve politika değişiklikleri
Harvard Salata İklim ve Sürdürülebilirlik Enstitüsü tarafından hazırlanan çalışma, 6 Temmuz’da yayımlandı. “Trump Politikalarındaki Değişikliklerin Elektrikli Araç Kullanımına Etkilerinin Simülasyonu” başlıklı araştırma, ABD’nin mevcut politika koşullarında bile elektrikli araçların büyümeyi sürdürebileceğini savunuyor.
Çalışmada, Biden dönemindeki enerji politikalarının devam ettiği varsayılan senaryoda 2030 için yüzde 48’lik elektrikli araç payı hesaplanıyor. Trump döneminde uygulanan değişiklikler dikkate alındığında ise bu oran daha düşük kalıyor. Buna rağmen yüzde 38’lik tahmin, elektrikli ulaşım eğiliminin tamamen durdurulamadığını gösteriyor.
Harvard Gazette, 17 Eylül’de araştırmayı yeniden ele alırken 2030 tahmininin yüzde 32’den yüzde 38’e düzeltildiğini duyurdu. Ekonomistlere göre en belirleyici unsur, “One Big Beautiful Bill” olarak bilinen vergi yasasıyla yeni, kullanılmış ve ticari elektrikli araç alımlarına yönelik teşviklerin kaldırılması oldu.
Araştırmacılar, söz konusu yasanın elektrikli araçlarla ilgili vergi kredilerini sona erdirmesinin, Aralık 2024’teki politika tabanına kıyasla 2030’daki elektrikli araç payını yüzde 48’den yüzde 39,4’e çekebileceğini belirtiyor. İncelenen düzenlemeler arasında en büyük tekil etkinin ise yeni, ikinci el ve ticari elektrikli araç alımlarına yönelik kredilerin kaldırılmasından kaynaklandığı ifade ediliyor. Bu değişikliğin payı 6,2 puan azaltacağı hesaplanıyor.
Yüksek akaryakıt fiyatları tek başına tüketicileri elektrikli araçlara yönlendirmeyebilir. Ulaşım uzmanları, Kovid-19 dönemindeki geçici fiyat artışlarının satışlarda kalıcı bir sıçrama yaratmadığını hatırlatıyor. Ancak günümüzdeki fiyat baskısının geçici bir dalgalanmadan çok daha kalıcı bir eğilime dönüşebileceği değerlendiriliyor.
Çalışmaya göre batarya teknolojisindeki ilerlemeler, elektrikli araçların daha uzun menziller sunmasını ve başlangıç maliyetlerinin düşmesini sağladı. Bunun yanında halka açık şarj ağı da önceki yıllara göre daha geniş ve gelişmiş durumda. Hızlı servis restoranları ile sürücülere hizmet veren diğer işletmelerde şarj noktalarının artması, kaldırım kenarı şarj çözümlerinin yaygınlaşmasıyla destekleniyor.
Bu gelişmeler, 7.500 dolarlık federal teşvikin elektrikli araç satışlarında artık tek belirleyici olmadığını gösteriyor. Daha düşük satın alma maliyeti, daha güçlü sürüş performansı, rutin bakım ihtiyacının azalması ve fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenme, tüketiciler açısından öne çıkan diğer unsurlar arasında yer alıyor.
Akaryakıt istasyonlarının sayısındaki uzun vadeli gerileme de elektrikli araçların kullanım kolaylığını artırabilir. Bazı kent ve kırsal bölgelerde “akaryakıt çölü” olarak tanımlanan istasyon eksikliği yaşanırken, evde şarj imkânı bulunmayan sürücüler için bile elektrikli araç bataryasını doldurmak zamanla benzin almaktan daha pratik hale gelebilir.
Şarj yatırımları ve yeni modeller
Elektrikli araç satışlarını destekleyebilecek bir diğer unsur, kamu şarj altyapısına yönelik yatırımlar. Trump yönetimi, eyaletlerin eyaletler arası yollar ve ana güzergâhlarda hızlı şarj ağı kurmasına yardımcı olmak amacıyla başlatılan 5 milyar dolarlık Ulusal Elektrikli Araç Altyapısı programını durdurmaya çalışmıştı. Ancak bir yargıç bu kararı bozarak programın sürmesine olanak tanıdı.
Geleneksel otomobil üreticilerinin elektrikli model seçeneklerini artırması da pazarın büyümesini destekliyor. Bazı şirketler vergi teşvikinin kaldırılmasının ardından elektrifikasyon planlarını yavaşlatsa da Subaru, ABD’de yeni elektrikli modeller sunmaya başladı. Toyota da bu yıl ürün gamına üç yeni elektrikli araç ekledi.
Ford ise yaklaşık 30 bin dolar seviyesinde satışa sunmayı planladığı Fathom adlı elektrikli pick-up modelinin seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Yeni modellerin daha geniş tüketici gruplarına ulaşması halinde, elektrikli araç satışlarının vergi teşviki olmadan da yükselişini koruyabileceği belirtiliyor.
Fotoğraf: Toyota, ABD’de elektrikli araç dönüşümünün süreceğine inanan geleneksel otomobil üreticileri arasında yer alıyor. Görsel, Toyota’nın 2027 bZ modeline ait tanıtım görüntüsünden alınmıştır.




