Besilik canlı hayvan fiyatları karkas etle farkı kapattı

Besilik canlı hayvan fiyatları karkas et değerlerine yaklaşırken UKON, yüksek maliyetle alım yapan besicileri zarar riski konusunda uyardı.

Kırmızı et piyasasında besilik canlı hayvan fiyatlarının yükselişi, sektörün geleceği açısından önemli bir risk alanı oluşturuyor. Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON), saha çalışmalarında yurt içindeki fiyatların üretim maliyetleriyle uyumunu kaybettiğini ve canlı hayvan bedellerinin karkas et değerlerine tehlikeli ölçüde yaklaştığını tespit etti.

UKON Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hacıince, bu tablonun ilk bakışta üretici lehine görünebileceğini ancak sektörün tamamı açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi. Hacıince, geçmişte yaşanan benzer fiyat balonlarının üreticileri uzun süreli zarar dönemlerine sürüklediğini belirterek, piyasadaki kontrolsüz yükselişlerin ve plansız alımların önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

UKON tarafından yayımlanan “2026 Yılı Genç Erkek Sığır Temini Hakkında Değerlendirme Raporu”nda, besilik hayvan fiyatlarındaki artışın maliyet gerçekliğinden uzaklaştığı ifade edildi. Kars, Ardahan ve Erzurum başta olmak üzere Doğu Anadolu illerinde yayla dönüşü pazara çıkan hayvanların oluşturduğu yoğunluk da konsey tarafından yakından izleniyor. Eylül ve ekim aylarında gerçekleşen bu dönem, sektörde “Hayvan Dökümü” veya “Güz Dökümü” olarak adlandırılıyor.

Yüksek alım maliyeti besiciyi zarar riskiyle karşı karşıya bırakıyor

Ahmet Hacıince, karkas maliyetinin yalnızca belirli bir bölgeden alınan hayvanlara göre hesaplanamayacağını belirtti. Besi işletmelerinin Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve büyük ölçekli işletmelerden de hayvan temin ettiğini aktaran Hacıince, ülke genelindeki ortalama karkas maliyetinin, dönemsel arz yığılmalarında oluşan yüksek besilik fiyatlarının altında kaldığını ifade etti.

Bu nedenle yüksek fiyatla ahırını dolduran işletmelerin, kesim döneminde oluşacak karkas fiyatları karşısında zarar edebileceği uyarısında bulunuldu. Hacıince, besicilerin yatırım ve alım kararlarını gerçekçi maliyet hesaplarıyla vermesi, maliyet seviyesinin çok üzerindeki fiyatlarla hayvan bağlamaktan kaçınması gerektiğini söyledi.

UKON Başkanı, 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan sürecin sektör için önemli bir örnek olduğunu hatırlattı. O dönemde besi materyalinin maliyetin üzerinde fiyatlarla alınması, ardından karkas et değerlerinin bu maliyeti karşılayamaması üreticilerin birkaç yıl devam eden zararlarla karşılaşmasına yol açmıştı.

Hacıince’ye göre Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından açıklanan 2024-2028 Hayvancılık Yol Haritası kapsamında ithalatın yıllık kotalarla ve Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülmesi, piyasadaki aşırı dalgalanmaları sınırlayabilecek bir mekanizma niteliği taşıyor. Et ve Süt Kurumu’nun ekim ayında 2027 yılı besilik materyal başvurularını alacak olmasının da sektör açısından olumlu bir adım olduğu belirtildi.

UKON, kurumun yurt içi arzın karşılayamadığı besilik erkek hayvan ihtiyacını kota düzeni içinde karşılayarak maliyet baskısını hafifletmeye çalıştığını bildirdi. Etçi damızlık sığır ithalatının anaç varlığını güçlendireceği, sütçü sığırların etçi ırkların erkek spermasıyla tohumlanmasının ise orta vadede yerli besi materyali arzını artıracağı kaydedildi.

UKON’dan üç başlıkta destek çağrısı

Konsey, besilik sığır tedarikinde belirlenen hedeflere ulaşılması için üç tamamlayıcı adımın hızla hayata geçirilmesini istiyor. Bu kapsamda sözleşmeli etçi melezleme modelinin ve tohum desteğinin uygulanması, Doğu Anadolu’daki damızlık varlığını koruyacak tedbirlerin alınması, müdahale mekanizmalarıyla yem desteğinin birlikte planlanması öneriliyor.

Et Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (ETBİR) Başkanı Ahmet Yücesan da eylül ayında kırmızı et piyasasında beklenmeyen bir fiyat düşüşü yaşandığını belirtti. Yücesan, karkas et fiyatının öngörülen seviyenin 50-60 lira altında kaldığını, bunun besicileri zorladığını ve sanayicilerin iş hacminde ciddi daralmaya neden olduğunu söyledi.

Damızlık yetiştiricilerinin hayvanları yüksek fiyatlarla besicilere sattığını, ancak besicilerin düşük karkas fiyatları nedeniyle bu maliyetli hayvanları aynı seviyede değerlendiremediğini aktaran Yücesan, piyasanın farklı halkalarında oluşan dengesizliğe dikkat çekti.

Türkiye’de yaklaşık yüzde 20 oranında ithalat ikamesi bulunduğunu belirten ETBİR Başkanı, Et ve Süt Kurumu’nun gerektiğinde dış alımla piyasayı desteklediğini, gerektiğinde ise alımları sınırladığını ifade etti. Yücesan, bu nedenle geçmiş yıllardaki kadar sert fiyat hareketleri beklemediklerini, ekim ve kasım aylarından sonraki seyrin büyük ölçüde Et ve Süt Kurumu’nun uygulayacağı politikalara bağlı olacağını dile getirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu