İsrail Ekonomisinde Savaşın Etkisi: 2026’nın İlk Çeyreğinde %3,3 Daralma

İsrail ekonomisi, İran ile yaşanan savaşın etkisiyle 2026’nın ilk çeyreğinde %3,3 daraldı. İç talep ve askeri harcamalar artıyor.

İran ile artan gerilimlerin gölgesinde kalan İsrail ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda %3,3 oranında daralma yaşadı. Bu durum, askeri harcamaların artması ve iç talebin azalması ile doğrudan ilişkilidir.

İsrail Merkezi İstatistik Bürosu tarafından açıklanan veriler, jeopolitik krizin makroekonomik dengeler üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi. 28 Şubat 2026’da patlak veren ve hızla genişleyen İran savaşı, ülkenin üretim süreçlerini ve tedarik zincirlerini olumsuz etkiledi. İlk çeyrek verilerine göre, kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla, nüfus artış hızı da dikkate alındığında %4,5 oranında bir gerileme gösterdi.

Bu ekonomik daralmanın arkasındaki en büyük sebep, yüz binlerce yedek askerin cepheye çağrılması oldu. İş gücü piyasasında meydana gelen bu ani boşluk, özellikle yüksek teknoloji sektöründe üretkenliği %15 oranında azalttı.

Aynı zamanda, sınırların kapatılması ve yabancı işçi vizelerinin iptali, inşaat ve tarım sektörlerinde üretimin durma noktasına gelmesine neden oldu. Tarımda hasat yapılamaması, gıda fiyatlarında ani artışlara yol açarken, teknoloji firmalarına yönelik yabancı yatırımlar da güvenlik endişeleri nedeniyle büyük ölçüde azaldı.

Savaşın iç tüketim ve dış ticaret üzerindeki etkileri de belirgin bir şekilde hissedildi. Gelecek kaygısı taşıyan halk, harcamalarını yalnızca temel ihtiyaçlarla sınırlı tutarak özel tüketim harcamalarında %4,7’lik bir düşüş yaşadı. Limanlardaki güvenlik riskleri ve hava sahası kısıtlamaları nedeniyle mal ve hizmet ihracatı da %3,7 oranında azaldı. Bu dönemde, sivil bütçelerin kısıtlanarak kaynakların askeri operasyonlara aktarılması, kamu harcamalarında %4,8’lik bir düşüşe yol açtı. Kriz ortamında tek büyüyen kalem ise, altyapının onarımı ve savunma sanayi yatırımları nedeniyle %12,6 artan sabit sermaye yatırımları oldu.

Ekonomideki bu olumsuz gelişmeler, uluslararası finans çevrelerinde de endişe yarattı. Moody’s ve Fitch Ratings gibi kredi derecelendirme kuruluşları, İsrail’in mali sürdürülebilirliğini riskli görerek ülke notunu negatif izlemeye aldı. Ülkenin borç ödeme riskini gösteren kredi risk primi puanları son yılların en yüksek seviyesine çıkarken, 10 yıllık devlet tahvili faizleri de hızla yükseldi. Bu durum, Tel Aviv yönetiminin savaşı finanse edebilmek için uluslararası piyasalardan yapacağı borçlanmaların maliyetini artırdı.

Yaşanan gelişmelerin ardından, İsrail Merkez Bankası 2026 yılı için daha önce %5,2 olarak belirlediği genel büyüme tahminini %3,8’e düşürmek zorunda kaldı. Merkez Bankası analistleri, yılın ikinci yarısında olası bir ateşkes sağlanması durumunda ekonomide hızlı bir toparlanma olabileceğini öngörüyor. Ancak bütçe açığının kapatılması için gereken ek vergi paketlerinin ve jeopolitik güvensizlik ortamının yaratacağı yapısal hasarların telafi edilmesinin uzun bir zaman alacağı gerçeği de göz önünde bulundurulmalı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu