Küresel piyasalar petrol ve tahvil faizleriyle yükseldi
Küresel piyasalar, petrol fiyatlarındaki düşüş ve tahvil faizlerindeki gerilemenin yanı sıra Fed politikalarına dair belirsizliğin azalmasıyla yükseldi.
Küresel piyasalar, enerji maliyetlerindeki düşüş ve tahvil faizlerinin gerilemesinin yanı sıra ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına yönelik belirsizliklerin azalmasıyla pozitif bir seyir izliyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyonun kontrol altında tutulabileceği beklentisini güçlendirerek yatırımcıların risk alma iştahını destekliyor.
Analistler, enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş yaşanmaması halinde Fed’in enflasyon hedefine ulaşmasının kolaylaşabileceğini belirtiyor. ABD ekonomisinin dayanıklılığını koruması da sıkı para politikasının ekonomi üzerindeki etkilerinin daha yönetilebilir olmasına katkı sağlıyor. Fed’in son faiz toplantısında verdiği mesajların para politikasına ilişkin soru işaretlerini azaltması da piyasalardaki olumlu havayı destekledi.
Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasındaki çatışmalara yönelik endişeler devam ederken, Orta Doğu’dan petrol sevkiyatının alternatif güzergahlarla sürdürülebileceği beklentisi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Bu gelişmelerin ardından kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,3 gerileyerek 103,4 dolar seviyesinde işlem gördü.
ABD Başkanı Donald Trump ise İran’la yaşanan savaşın geleceğine ilişkin kritik bir karar aşamasında olduğunu belirterek, ülkeye müdahale edip etmeme konusunda önemli bir tercih yapması gerektiğini söyledi.
Petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon baskısını hafifleteceği beklentisi ve Fed’in fiyat istikrarını sağlayabileceğine yönelik iyimserlikle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,94 seviyesinde yatay kaldı. Altının ons fiyatı ise yüzde 0,5 artışla 4 bin 363 dolara yükseldi. Fed’in sıkı para politikasını sürdüreceği beklentisiyle dolar endeksi 100 seviyesinin üzerindeki seyrini korudu.
New York borsası yükselişle kapandı
ABD’de başlıca hisse senedi endeksleri günü artışla tamamladı. Dow Jones yüzde 0,61, S&P 500 yüzde 1,14 ve Nasdaq yüzde 1,69 değer kazandı. Endeks vadeli kontratlarında da güne pozitif bir başlangıç yapıldı.
Amerikan Otomobil Birliği verilerine göre, ülkede dizelin galon başına ortalama fiyatı yaklaşık 6,40 dolara çıkarak rekor tazeledi. Çalışma piyasasına ilişkin veriler ise olumlu geldi. 12 Eylül’de sona eren haftada ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 196 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı.
Avrupa borsalarında iyimser hava
Avrupa borsaları, jeopolitik risklerin azalabileceği beklentisi ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle yükseldi. Otomotiv, telekomünikasyon ve perakende şirketlerinin hisselerindeki kazanımlar bölge endekslerini destekledi.
İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,75’te tuttu. Para Politikası Kurulunda, aralarında Başkan Andrew Bailey’nin de bulunduğu 6 üye faizin sabit bırakılmasından yana oy kullanırken, 3 üye 25 baz puanlık artışla faizin yüzde 4’e yükseltilmesini istedi.
BoE, enflasyonun 2027’nin ilk çeyreğinde yüzde 4’ün biraz üzerine çıkabileceği tahminini paylaştı. Banka ayrıca tahvil portföyünü 2034’e kadar küçülteceğini ve yıllık ortalama azaltımın 46 milyar sterlin olacağını açıkladı. Bailey, Orta Doğu’daki çatışmaların uzun sürmesi ve ikinci tur etkilerin güçlenmesi halinde para politikasında sıkılaştırmaya gidilebileceğini ifade etti.
Avro Bölgesi’nde ağustos ayı tüketici enflasyonu aylık bazda yüzde 0,4 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 3,2 ile beklentilerin bir miktar altında gerçekleşti.
Trump’ın, Avrupa Birliği’nin Kanada’yı ilk “ortak üye” olarak kabul etme planına tepki göstermesi de bölgede ticaret politikalarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Trump, bu adımı düşmanca bulması halinde Avrupa’ya yüksek tarifeler uygulayabileceğini veya bölgeyle birçok alandaki ticareti durdurabileceğini söyledi.
Günü İngiltere’de FTSE 100 yüzde 1,19, Fransa’da CAC 40 yüzde 0,57, İtalya’da FTSE MIB yüzde 0,80 ve Almanya’da DAX yüzde 0,77 yükselişle tamamladı. Avrupa endeks vadeli kontratları ise güne karışık başladı.
Asya piyasalarında gözler BoJ kararında
Asya borsalarında enerji maliyetlerindeki düşüş ve teknoloji hisselerindeki toparlanma etkili olurken, yatırımcıların odağında Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı yer aldı. BoJ, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 1,25’e çıkardı. Böylece faiz oranı 31 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken karar 2’ye karşı 7 oyla alındı.
Japonya ekonomisinin ılımlı büyümesini sürdürmesinin beklendiğini bildiren BoJ, Orta Doğu’daki gelişmeler ile yapay zekaya yönelik artan talebin enflasyon açısından risk oluşturduğuna işaret etti. Banka, taze gıda dışındaki ürünleri kapsayan tüketici fiyatlarında son dönemde ılımlı artış görüldüğünü, ücret yükselişlerinin satış fiyatlarına yansıtılmasının da sürdüğünü belirtti.
BoJ, ekonomik faaliyet ve finansal koşulların uygun seyretmesi halinde faiz artışlarının devam edebileceğini açıkladı. Ancak kararın oybirliğiyle alınmaması, sıkılaşma sürecinin geleceğine ilişkin belirsizliği artırdı ve yen üzerinde değer kaybı baskısı oluşturdu. Dolar/yen paritesi yüzde 0,2 yükselerek 157,2 seviyesine çıktı.
Japonya’da ağustos ayı enflasyonu yüzde 1,9 ile beklentilerin hafif altında kaldı. Piyasalarda kapanışa yakın Güney Kore Kospi yüzde 2,6, Japonya Nikkei 225 yüzde 1,8, Hong Kong Hang Seng yüzde 0,7 ve Çin Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 yükseldi.
Borsa İstanbul günü kazançla tamamladı
Yurt içinde de alıcılı bir görünüm hakimdi. BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,95 değer kazanarak 13.509,76 puandan tamamladı. VİOP’ta BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat, akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,2 yükseldi.
Dolar/TL önceki günü yüzde 0,2 artışla 48,7330 seviyesinden tamamladı. Kur, bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,7660’tan işlem gördü.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, likidite koşullarının yakından izleneceğini ve ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirlerin uygulanacağını bildirdi. Sermaye Piyasası Kurulu ise 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören tüm yatırım fonlarının işleme kapatılmasına ve bazı fonların tasfiye edilmesine karar verdi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, bankaların 16 Eylül’den sonra geri aldığı kendi paylarının 31 Aralık’a kadar çekirdek sermayeden indirilecek kalem olarak ve kredi ile piyasa riskine esas tutar hesaplamalarında dikkate alınmamasını kararlaştırdı.
Analistler, yurt içinde uluslararası yatırım pozisyonunun, yurt dışında ise ABD sanayi üretimi, İngiltere perakende satışları, Almanya Üretici Fiyat Endeksi ve Avro Bölgesi cari dengesinin izleneceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.700 ve 13.800 puan direnç, 13.400 ve 13.300 puan ise destek seviyeleri olarak öne çıkıyor.




