YZ Hisseleri Wall Street’te Faiz Hasarını Gizliyor

YZ hisseleri S&P 500’ü zirveye yakın tutarken yükselen tahvil faizleri küçük şirketleri, bankaları, kamu hizmetlerini ve spekülatif teknoloji hisselerini vuruyor.

Wall Street’te ana endeksler yükseliş görünümünü korurken piyasanın geneline yayılan baskı giderek belirginleşiyor. ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili faizinin yüzde 5,34’e çıkarak 2002’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşması, faizlere duyarlı birçok yatırım aracında sert kayıplara yol açtı. S&P 500 tarihi zirvesinin yüzde 2’den az altında bulunmasına rağmen küçük şirketler, bankalar, kamu hizmetleri ve zarar eden teknoloji şirketleri aynı performansı gösteremiyor.

iCapital Küresel Yatırım Stratejisti Dan Suzuki, piyasanın büyük bölümünün zirvesinden en az yüzde 5 gerilediğini, bazı segmentlerde kayıpların yüzde 15’i aştığını belirtiyor. Suzuki, bu bozulmanın başlıca nedenleri arasında yüksek faizleri ve sıkılaşan finansal koşulları gösteriyor.

S&P 500’ü YZ hisseleri taşıyor

Yapay zekâ yatırımlarına yönelik güçlü beklentiler, büyük teknoloji şirketlerini ve buna bağlı olarak ana endeksleri desteklemeyi sürdürüyor. Buna karşın artan faizler, jeopolitik riskler ve yaklaşan ABD ara seçimleri piyasanın diğer kesimlerinde belirsizliği artırıyor.

The Wealth Alliance Başkanı Eric Diton, ekonomi ve şirket kârları güçlü kaldığı sürece borsanın yüksek tahvil faizlerini karşılayabileceğini ifade ediyor. Ancak Diton’a göre YZ altyapı yatırımlarında yavaşlama veya teknoloji şirketlerinin kâr beklentilerinde sert düşüş yaşanması, endeksleri destekleyen ana unsuru zayıflatabilir.

Piyasa genişliğindeki daralma, S&P 500 Eşit Ağırlıklı Endeksi’nde açıkça görülüyor. Büyük şirketlerin endeks üzerindeki etkisini azaltarak 500 şirkete eşit ağırlık veren bu gösterge, yedi haftalık düşüş serisine ilerliyor. Seri tamamlanırsa bu durum, 2002’deki dot-com çöküşü ve 2022 ayı piyasasının ardından tarihte yalnızca üçüncü kez yaşanacak.

Russell 2000 de yüksek faiz baskısını güçlü biçimde hissediyor. Küçük şirketlerden oluşan endeks, büyük şirketlerin yaklaşık 10 puan gerisinde kaldı ve 14 Ağustos’taki rekorundan yüzde 8,5 geriledi. Bu şirketlerin daha yüksek borç taşıması ve finansmana erişiminin sınırlı olması, faiz artışlarının etkisini ağırlaştırıyor. Bloomberg verilerine göre Russell 2000 şirketlerinin üçte birinden fazlası, faaliyet gelirleriyle faiz ödemelerini karşılamakta zorlanan “zombi şirketlerden” oluşuyor.

Bankacılık sektöründe de satış baskısı artıyor. 24 büyük Amerikan bankasını izleyen KBW Nasdaq Bank Endeksi, ağustos ortasındaki zirvesinden yüzde 12’den fazla düşerek düzeltme bölgesine girdi. Endeks yılbaşından bu yana yüzde 3,3 yükselirken S&P 500 yaklaşık yüzde 12 değer kazandı. Yüksek finansman maliyetleri, tahvil faizlerindeki artış ve kredi kalitesine ilişkin endişeler bankaların kâr beklentilerini baskılıyor.

Geleneksel olarak dalgalı dönemlerde savunma amaçlı tercih edilen kamu hizmetleri hisseleri de yükselen faizlerden kaçamadı. S&P 500 Kamu Hizmetleri Endeksi şubat ayındaki zirvesinden yaklaşık yüzde 17 geriledi ve ayı piyasası sınırına yaklaştı. Tahvil getirilerinin yüzde 5’in üzerine çıkması, yüksek temettü sunan bu hisselerin yatırımcılar açısından cazibesini azaltırken yenilenebilir enerji yatırımlarının finansman maliyetlerini de artırıyor.

Spekülatif varlıklarda ise satışlar daha belirgin. Goldman Sachs’ın zarar eden teknoloji şirketlerinden oluşturduğu sepet üçüncü çeyrekte yüzde 11 geriledi. Bu, 2014’te başlayan veri setindeki temmuz-eylül dönemlerinin en kötü ikinci performansı oldu. Bilançoları zayıf, borç yükü yüksek ve sürekli yeni finansmana ihtiyaç duyan şirketlerden oluşan başka bir grup ise yalnızca yüzde 1,9 yükselerek 2022 başından bu yana en kötü çeyreklik sonucunu aldı.

YZ rallisi bozulursa baskı yayılabilir

Mevcut tablo, S&P 500’deki yükselişin giderek daha az sayıda mega teknoloji şirketine dayandığını gösteriyor. Küçük şirketler düzeltme sınırında bulunurken bankalar geriliyor, kamu hizmetleri ayı piyasasına yaklaşıyor ve zarar eden teknoloji şirketlerinde çift haneli kayıplar görülüyor.

Tallbacken Capital Advisors CEO’su Michael Purves, piyasa genişliğindeki bozulmanın tek başına S&P 500 için düşüş sinyali olmadığını savunuyor. Purves, teknoloji sektöründeki dönüşümün endeks performansını doğal olarak sınırlı sayıdaki şirkette yoğunlaştırdığını belirtiyor. The Wealth Consulting Group CEO’su Jimmy Lee ise tahvil faizlerindeki yükselişin kontrolden çıkmasını beklemiyor ve yatırımcıların faiz hassasiyeti yüksek hisselerden teknoloji şirketlerine yöneldiğini düşünüyor.

Ancak uzmanların ortaklaştığı temel risk, YZ yatırımlarındaki yükselişin tersine dönmesi. Yüzde 5’in üzerindeki tahvil faizleri piyasanın geniş bölümünde hasar yaratırken YZ hisseleri S&P 500’ü zirveye yakın tutuyor. YZ rallisinin de zayıflaması halinde, şu ana kadar ana endekslerde gizlenen satış baskısının Wall Street’in geneline yayılma ihtimali artabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu