Yarım Asırlık Ustalık: Hacı Ali Usta’nın Hikâyesi
Trabzon’da 69 yaşındaki Hacı Ali Usta, 50 yıldır aynı dükkânda tornacılık yapıyor. Mesleğine olan tutkusu ve azmi dikkat çekiyor.
Trabzon’un Değirmendere Büyük Sanayi Sitesi’nde, her sabah bir dükkânın kepengi, 69 yaşındaki tornacı Hacı Ali Usta tarafından açılıyor. 9 yaşında babasının yanında tornacılığa adım atan Hacı Ali Usta, bugüne kadar bu mesleği büyük bir tutkuyla sürdürdü. “Nefes aldığım sürece bu dükkâna geleceğim,” diyen usta, sanayi dükkânının sadece bir iş yeri olmadığını, hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ediyor.
Hacı Ali Usta’nın meslek serüveni 1969 yılında, daha ilkokul çağındayken başladı. Okuldan sonra babasının dükkânına giderek, çocuk yaşta tornacılık disiplinini öğrenmeye başladı. 1976 yılında aile işletmesi Değirmendere Büyük Sanayi Sitesi’ne taşındı ve o günden bu yana aynı yerde hizmet vermeye devam ediyor. Babasının vefatından sonra dükkânın başına geçen Hacı Ali Usta, işine olan bağlılığını şu sözlerle dile getiriyor: “Babam çalışmasa bile dükkânda bulunurdu. İşine âşıktı. Ben de ondan ne gördüysem onu yapıyorum.”
Atölyesinde standart üretim yerine, daha çok çözüme dayalı işler yapıldığını belirten Hacı Ali Usta, arızalı makineleri onarıp, piyasada bulunmayan parçaları yeniden üretme konusunda uzmanlaştıklarını aktarıyor. “Önümüze bir proje gelirse önce nasıl yapılacağını planlıyoruz, sonra hayata geçiriyoruz. Mekanik olan hemen her makine üzerinde çalışabiliyoruz,” diyen usta, balıkçılık sektörüne de önemli katkılar sağladıklarını vurguluyor. Çarşıbaşı’ndaki balık unu entegre tesislerinde kullanılan öğütme değirmenlerinin üretiminde yer aldıklarını belirtiyor ve bu makinelerin hâlâ aktif olarak kullanıldığını ifade ediyor.
Karadeniz bölgesinde üretim yapmanın en büyük zorluklarından birinin hammaddeye ulaşmak olduğunu söyleyen Hacı Ali Usta, çelik ve diğer malzemelerin çoğunu şehir dışından temin ettiklerini aktarıyor. “Ankara gibi sanayi merkezlerinden malzemeler kargo ile geliyor. Nakliye maliyeti bazen işçiliğin bile önüne geçiyor, bu da yaptığımız işi pahalı hale getiriyor,” diye ekliyor.
Hacı Ali Usta, günümüzde iyi bir ustanın bulunmasının zorlaştığını ve sektörün en büyük sorunlarından birinin kalifiye eleman eksikliği olduğunu ifade ediyor. 1970’lerden beri çırak sıkıntısı yaşadıklarını belirten usta, meslek seçiminde çocukların ilgi alanlarının dikkate alınması gerektiğini savunuyor. “Bir öğrenciye neden bu bölümü seçtiğini sorduğumda, ‘Babam yazdırdı,’ diyor. Bu söz her şeyi özetliyor. Sevmeden yapılan iş meslek olmaz,” diyor.
Meslek liselerinde uygulamalı eğitimin artırılması gerektiğini vurgulayan Hacı Ali Usta, teorik bilginin tek başına yeterli olmadığını savunuyor. Çocukların küçük yaşlardan itibaren yeteneklerine göre yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. “Almanya bunu yıllardır yapıyor. Meslek sevgisi böyle oluşuyor,” diyor.
İki oğlu ve bir kızı olan Hacı Ali Usta, çocuklarının da meslek lisesi eğitimi aldığını belirtiyor. Tornacılığın dikkat ve sabır isteyen bir meslek olduğunu vurgulayan usta, yaptığı işin hassasiyetini, “Bir malzemeyi saatlerce işlersiniz. Son anda yüzde 1 hata yaptığınızda emek de malzeme de boşa gider. Bu yüzden bizim meslekte dikkat, bilgi ve tecrübe her şeydir,” sözleriyle anlatıyor. Bugün sanayi sitesinde birçok dükkân çırak bulmakta zorlanırken, Hacı Ali Usta her sabah olduğu gibi torna tezgâhının başına geçiyor. Yarım asrı geride bırakan usta için mesleği bırakmak ise aklından bile geçmiyor. Bunu da tek cümleyle ifade ediyor: “Nefes aldığım sürece bu dükkâna geleceğim.”




