Türkiye Oyun Sektöründe Yeni Bir Turkorn Daha Ortaya Çıktı
Loom Games’in çoğunluk hisseleri Scopely’ye satıldı, Türkiye oyun sektöründe yeni bir Turkorn doğdu.
Türkiye, mobil oyun alanında milyar dolarlık şirketler üretmeye devam ediyor. Loom Games’in çoğunluk hisselerinin ABD merkezli oyun şirketi Scopely’ye 1 milyar doların üzerinde bir değerleme ile satılması, Türkiye’nin küresel oyun pazarında artık sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda bir ‘oyun kurucu’ olarak yer aldığını kanıtladı. Sektör uzmanları, önümüzdeki iki yıl içinde en az üç yeni Turkorn’un daha ortaya çıkabileceğini belirtiyor.
Loom Games, Türkiye’nin Peak Games ve Dream Games gibi başarılı girişimlerine bir yenisini ekleyerek, yaklaşık bir yıl önce Kübra Gündoğan ve Emre Çelik tarafından kuruldu. Scopely, Loom Games’in çoğunluk hisselerini 1 milyar doların üzerinde bir değerleme ile satın aldı. Bu gelişme, Loom Games’i Türkiye’nin yeni ‘Turcorn’larından biri haline getirdi. ‘Turcorn’ terimi, değeri 1 milyar dolar ve üzeri olan Türk şirketlerini tanımlamak için kullanılıyor. Satın almanın finansal detayları tam olarak açıklanmasa da, şirketin değerlemesinin milyar dolar eşiğini aştığı ifade ediliyor.
Scopely’nin satın almasının merkezinde, Loom Games’in geliştirdiği Pixel Flow! adlı mobil oyun yer alıyor. Bu oyun, 10 milyondan fazla oyuncuya ulaşarak, ABD’de en çok gelir elde eden ilk 20 mobil oyun arasına girmeyi başardı. Monopoly GO!, Pokemon Go ve Scrabble Go gibi küresel hitlerin sahibi olan Scopely’nin Pixel Flow’u portföyüne katması, Türkiye’yi Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinde stratejik bir oyun geliştirme merkezi konumuna taşıdı. Scopely Gelirlerden Sorumlu Başkanı Tim O’Brien, Pixel Flow’un piyasaya çıktıktan kısa bir süre sonra gelir listelerinde üst sıralara yükselmesinin nadir görülen bir başarı olduğunu vurguladı.
Türkiye e-Spor Federasyonu Başkan Vekili Bora Koçyiğit, ülkenin oyun ekosistemini ‘unicorn fabrikası’ olarak tanımlıyor. Koçyiğit, sektörün artık sadece kopyalanabilir modeller veya hyper-casual oyunlarla değil, küresel ölçekte değer yaratan özgün projelerle öne çıktığını belirtiyor. Türkiye’nin oyun ekosistemi, 1 milyar doların üzerinde bir pazar hacmine ulaşarak, global yatırımcıların radarına girmiş durumda. Ayrıca, çevik ve veri odaklı stüdyolarla büyümeye devam ediyor.
Koçyiğit, Türkiye’nin artık sadece oyun tüketen değil, aynı zamanda oyun üreten ve ihraç eden bir merkez haline geldiğini vurguluyor. Yapay zeka entegrasyonu, veri analitiği kullanımı ve güçlü oyuncu toplulukları, Türkiye’yi küresel mobil oyun pazarında üst liglere taşıyan faktörler arasında yer alıyor.
Sektör temsilcilerine göre, Loom Games’in başarısı tekil bir örnek değil. Koçyiğit, önümüzdeki iki yıl içinde en az üç Türk oyun stüdyosunun daha milyar dolar değerlemeye ulaşabileceğini öngörüyor. Türkiye’nin güçlü bir ‘gizli kahraman’ stüdyo havuzuna sahip olduğu ve yatırımcı ilgisinin arttığı belirtiliyor.
Dünya dijital oyun pazarı yılda ortalama %10 büyüyerek, yaklaşık 200 milyar dolara ulaşmış durumda. Türkiye’nin oyun pazarı ise 1,1 milyar dolara ulaşarak, 50 milyon aktif oyuncuya ev sahipliği yapıyor. Türkiye’de oyuncuların %46’sı kadın, %54’ü erkek. Küresel ölçekte, oyuncular haftada ortalama 8-9 saat oyun oynuyor.
Loom Games’in milyar dolarlık satışı, Türkiye’nin mobil oyun sektöründe artık küresel ölçekte söz sahibi olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yapay zeka destekli üretim, veri odaklı strateji ve küresel yatırımcı ilgisi birleştiğinde, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yeni Turkorn’lar çıkarması sürpriz olmayacaktır.




