ABD, İran Savaşının Maliyetini 37,5 Milyar Dolar Olarak Açıkladı
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının maliyetinin 37,5 milyar dolara ulaştığını duyurdu.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran ile devam eden çatışmanın maliyetinin 37,5 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Hegseth, Pentagon’un ek bütçe talebi üzerine ABD Senatosu Ödenekler Komitesi üyelerine bilgi verdi ve bu maliyetin 30 Eylül’e kadar olan öngörülen harcamaları içerdiğini ifade etti.
Pentagon’un ek bütçe talebinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Hegseth, “Tehlikeli bir dünyada cesur ve hızlı adımlar atmamız gerekiyor. 2026 mali yılına yönelik bu ek bütçe talebi de bu gereklilikten kaynaklanıyor” dedi. Hegseth, söz konusu bütçeyi, Pentagon’un acil ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli bir kaynak takviyesi olarak tanımladı.
Hegseth, ayrıca teknolojik yatırımların önemine dikkat çekerek, “Eğer yapay zeka, otonom sistemler ve uzay alanında gerekli yatırımları zamanında gerçekleştirmezsek, bu alanda ilerleyen düşmanlarımız bizi geride bırakabilir” şeklinde konuştu. Gerekli fonların sağlanmaması durumunda askeri personel maaşlarının ödenememe riski ve ABD ordusunun kritik operasyonlarını sürdürememe tehlikesine de dikkat çekti.
Trump’a Övgü
Hegseth, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimine yönelik İran savaşı konusundaki eleştirilere de yanıt verdi. Trump’ın başkomutan olarak İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engelleme konusunda cesaret gösterdiğini belirterek, “Trump, bu nedenle övgüyü hak ediyor” dedi. Irak ve Afganistan savaşlarına atıfta bulunarak, Trump’ın politikasının “bir daha asla o tür savaşlara girmemek” olduğunu vurguladı.
Hegseth, ABD’nin İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme çabasının “gerçekçi bir şekilde ve ‘Önce Amerika’ anlayışıyla” yürütüldüğünü ifade etti. Trump’ın seçim kampanyasının savaşları farklı bir şekilde yürütme vaadi üzerine kurulu olduğunu ve bunun büyük ölçüde gerçekleştirildiğini belirtti.
Çekilmenin Sonuçları
Bir soru üzerine, Hegseth, “Eğer İran limanlarına uygulanan abluka kaldırılır ve ABD birlikleri geri dönerse, sonuçları ne olur?” sorusuna, “Bu durumda, Hürmüz Boğazı’nda kendi iradelerini dayatmaya çalışmaları muhtemel olurdu” yanıtını verdi.




