Brent Petrol 85 Doları Aştı: İran Savaşı Enerji Arzını Tehdit Ediyor

Brent petrol fiyatları 85 doları geçerken, İran savaşı küresel enerji arzını tehdit ediyor. Fiyatların 100 dolara çıkabileceği belirtiliyor.

Hürmüz Boğazı’ndan tanker geçişlerinin neredeyse tamamen durması, küresel petrol arzı üzerinde ciddi endişelere yol açarken, analistler fiyatların 100 doları aşabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Son günlerde ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın buna karşılık olarak gerçekleştirdiği misillemeler, Orta Doğu’daki enerji altyapısını ve tanker trafiğini olumsuz etkiledi. Uluslararası piyasalarda referans gösterge olarak kabul edilen Brent petrol, Perşembe günü %4,93’lük bir artışla varil başına 85,41 dolara yükseldi. ABD ham petrolü WTI ise %8,5 artışla 81 doların üzerine çıktı. Ancak Brent petrol fiyatlarındaki bu artış, enerji piyasalarında arz şoku endişelerinin hızla arttığını gösteriyor.

Fiyatlardaki artışın temel nedeni, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin neredeyse tamamen durması oldu. ABD ve İsrail güçlerinin İran’a yönelik saldırıları sonrası tanker sahipleri, güvenlik riskleri nedeniyle seferlerini durdurma kararı aldı. Bazı petrol tankerleri füze saldırılarının hedefi olurken, bölgedeki enerji altyapısı da çatışmaların doğrudan hedefi haline geldi. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20’si Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor ve bu nedenle boğazın kapanması veya uzun süreli kesintiye uğraması, küresel petrol piyasası için büyük bir risk oluşturuyor.

İran devlet medyası, bir petrol tankerinin füze ile vurulduğunu duyururken, İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nın kapatılması talimatı verdiği ve bölgeden geçen tankerleri hedef alabileceğini açıkladığı bildirildi. Ayrıca, İngiliz Donanması, Irak karasularında demirlemiş bir tanker yakınında büyük bir patlama meydana geldiğini duyurdu. Olayla ilgili olarak, gemi kaptanı, olay yerinden küçük bir teknenin uzaklaştığını bildirdi ve mürettebatın güvende olduğu belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, petrol piyasasındaki baskıyı azaltmak için yeni önlemlerin yakında açıklanabileceğini ifade etti. Trump yönetimi, petrol tankerleri için siyasi risk sigortası sağlamayı ve ABD donanması eşliğinde güvenlik koridoru oluşturmayı değerlendiriyor. Ancak Beyaz Saray yetkilileri, Hürmüz Boğazı’nın güvenli hale geleceği tarihe dair bir takvim bulunmadığını belirtiyor.

Orta Doğu’daki çatışmalar, yalnızca tanker taşımacılığını değil, enerji üretimini de etkiliyor. Petrol üretim tesislerinin hedef alınması, LNG ihracat altyapısının zarar görmesi ve enerji lojistiğinin aksaması gibi riskler artış gösterdi. Örneğin, QatarEnergy, İran’a ait bir drone saldırısının hedefi olan dünyanın en büyük LNG ihracat tesisinde faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Bu gelişmeler, hem petrol hem de doğal gaz piyasasında arz kesintisi endişelerini artırıyor.

İran savaşı öncesinde küresel petrol piyasasında arz fazlası beklentisi hakimdi. Ancak son gelişmeler bu beklentiyi tersine çevirdi ve piyasalar artık petrol arzının yetersiz kalabileceği riskini fiyatlamaya başladı. Hürmüz Boğazı, özellikle Basra Körfezi’nden yapılan petrol ihracatı için kritik bir geçit konumunda. Geçen yıl bu boğazdan taşınan petrolün yaklaşık %90’ı Asya’ya gönderildi. İran Devrim Muhafızları’ndan üst düzey bir askeri danışman, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Bölgeden tek bir damla petrolün çıkmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Bazı Körfez ülkeleri, petrol ihracatını boru hatları üzerinden Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek gerçekleştirebiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, kısmen alternatif boru hatlarına sahipken, birçok üretici için böyle bir seçenek bulunmuyor. Özellikle Kuveyt, Katar ve Bahreyn, petrol ihracatını neredeyse tamamen Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriyor. Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesinden Türkiye’nin Ceyhan Limanı’na uzanan boru hattı teorik olarak bir alternatif olsa da, güvenlik riskleri nedeniyle Irak’ın bu hat üzerinden ihracatı geçici olarak durdurduğu bildirildi.

Enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie analistlerine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker akışının kısa sürede yeniden başlamaması halinde petrol fiyatları 100 doların çok üzerine çıkabilir. Brent petrolün son olarak bu seviyelere ulaştığı dönem, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası yaşanan enerji şokuydu. Analistler ayrıca tanker trafiğinin uzun süre durması halinde Körfez ülkelerinin depolama kapasitesinin hızla dolabileceği uyarısında bulunuyor. JPMorgan analistlerine göre bu risk şimdiden Irak’ta hissedilmeye başladı ve depolama tanklarının dolması nedeniyle Irak’ın bazı büyük petrol sahalarında üretimi geçici olarak durdurduğu bildiriliyor.

Petrol ve doğal gaz fiyatlarında kalıcı bir yükseliş yaşanması halinde küresel ekonomide yeni bir enflasyon dalgası oluşabileceği değerlendiriliyor. Enerji fiyatları, ulaşım maliyetlerini, üretim giderlerini ve gıda fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle Orta Doğu’daki çatışmanın uzaması, yalnızca enerji piyasasını değil, küresel enflasyon ve para politikası görünümünü de etkileyebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu