Fiziki Petrol Fiyatları 2008’den Beri En Yüksek Seviyede

Fiziki petrol fiyatları, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

İran ile ABD arasındaki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, dünya genelinde petrol arzında ciddi bir daralmaya yol açtı. Fiziki petrol fiyatlarını gösteren “Dated Brent” endeksi, 141 doların üzerine çıkarak 2008 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak, vadeli işlem piyasaları bu durumu tam olarak yansıtamıyor ve analistler, gerçek arz krizinin henüz fiyatlara tam olarak yansımadığı konusunda uyarıda bulunuyor.

Küresel petrol piyasasında arz koşullarını en iyi yansıtan gösterge olan “Dated Brent” fiyatı, Perşembe günü varil başına 141,37 dolara çıkarak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği dönemdeki seviyeleri de geride bıraktı. Bu fiyat, Kuzey Denizi’nde alım satımı yapılan ve 10-30 gün içinde teslim edilecek petrol kargolarına yönelik spot talebi yansıtıyor ve dolayısıyla piyasanın gerçek arz-talep dengesini en net şekilde ortaya koyuyor.

Petrol fiyatlarındaki bu keskin artışın arkasında, ABD-İran gerilimi nedeniyle küresel arzda yaşanan ciddi kesintiler yatıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, Hürmüz Boğazı’nın bir aydan uzun süredir kapalı olması, petrol piyasası tarihindeki en büyük arz şoklarından birine neden oldu. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçerken, rafineriler mevcut arz sıkışıklığı nedeniyle bulabildikleri her varil petrolü satın almaya çalışıyor.

Fiziki petrol fiyatlarındaki artışa rağmen, vadeli kontratlar aynı ölçüde yükselmiyor. Örneğin, Brent vadeli kontratları yaklaşık 109 dolar seviyesinde işlem görürken, ABD WTI petrolü 111 dolara kadar yükseldi. Bu durum, piyasalarda dikkat çekici bir ayrışmaya işaret ediyor. Analistler, vadeli piyasaların ağırlıklı olarak finansal işlemlerle şekillendiğini ve fiziki piyasalarda gerçek arz sıkışıklığının çok daha belirgin olduğunu belirtiyor.

Orta Doğu’daki savaşın uzayabileceğine dair endişeler, ABD petrol fiyatlarını da etkiledi. WTI petrolü %11 artışla 111,54 dolara, Brent petrolü ise %8 artışla 109,03 dolara yükseldi. Bu fiyat artışları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonların sürebileceğini açıklamasının ardından hız kazandı.

Son günlerde, İran’ın Umman ile birlikte Hürmüz Boğazı’nda geçişleri izlemeye yönelik bir protokol üzerinde çalıştığına dair haberler, petrol fiyatlarında bir miktar gerilemeye neden oldu. Ancak, bu gelişme piyasalarda geçici bir rahatlama sağlasa da arz riskinin devam ettiği vurgulanıyor. Dated Brent ile vadeli fiyatlar arasındaki fark 30 doların üzerine çıkarak, mevcut arz krizinin derinliğini ortaya koyuyor.

Chevron CEO’su Mike Wirth, vadeli fiyatların gerçek durumu yansıtmadığı konusunda uyarıda bulunarak, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel sistemde yarattığı etkilerin henüz fiyatlara tam olarak yansımadığını ifade etti. Petrol piyasasında yaşanan bu durum, klasik bir arz şokundan öte bir tablo sunuyor; fiziki piyasada ciddi bir kıtlık, vadeli piyasalarda ise sınırlı fiyatlama ve jeopolitik risklerin devamı söz konusu.

Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi halinde, enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon baskısının yeniden artması bekleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu