Trump’ın Azil Süreci Seçim Haritalarını Yeniden Şekillendiriyor

Trump’ın azil süreci, ABD’deki seçim haritalarını etkileyerek partiler arasında rekabeti artırıyor.

2025 yılında Texas’ta başlayan ve Trump’ın talimatlarıyla yayılan seçim bölgesi düzenlemeleri, ABD’nin birçok eyaletinde yankı buldu. Başkan Donald Trump’ın görevden azilini hedefleyen Demokratlar ile mevcut durumu korumaya çalışan Cumhuriyetçiler, Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde avantaj sağlamak amacıyla eyaletlerin seçim bölgelerini yeniden belirliyor.

Kongre’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’ndeki 435 üyenin tamamı ve üst kanadı Senato’daki üyelerin üçte biri, 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde yeniden belirlenecek. Trump’ın 6 Ocak’ta Washington’da yaptığı konuşmada, Cumhuriyetçi Parti üyelerine yönelik çağrısı, bu seçimlerin ABD siyasetindeki güç dengeleri açısından önemini bir kez daha vurguladı. Trump, “Ara seçimleri kazanmalısınız çünkü kazanamazsak, (Demokratlar) beni görevden almak için bir neden bulacaklar. Görevden alınacağım,” ifadelerini kullandı.

Venezuela’ya askeri müdahale, federal göçmen politikaları ve yolsuzluk iddiaları gibi konular arasında Trump, Cumhuriyetçi partililerin Kongre’deki etkisinin sürmesi gerektiğini savunuyor. Seçimlere hazırlık sürecinde hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar, eyaletlerdeki seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesine yönelik “gerrymandering” stratejisini kullanıyor.

“Gerrymandering”, Temsilciler Meclisi üyelerinin temsil ettiği bölgelerin, belirli bir partiye avantaj sağlamak amacıyla yeniden çizilmesini öngörüyor. Bu strateji, 2025’in ikinci yarısında Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında yoğun bir rekabete dönüşerek birçok eyalete yayıldı. Birçok eyalet yeni seçim haritalarını onaylarken, bazıları ise bu süreci hâlâ sürdürüyor.

İlk kez 1812’de Massachusetts Valisi Elbridge Gerry’nin eyaletteki seçim bölgelerini yeniden düzenlemesiyle anılan “gerrymandering” taktiği, mevcut seçim döneminde Trump’ın çağrısıyla yeniden gündeme geldi. Trump, Temmuz 2025’te Texas’ta Cumhuriyetçi Parti için daha stratejik bölgeler oluşturulması talimatını verdi. Texas’ın ardından Missouri, North Carolina ve Ohio eyaletleri de Cumhuriyetçiler lehine tasarlanan yeni seçim bölgelerini onayladı. Ancak Indiana’da, eyaletin 9 sandalyesinin tamamını Cumhuriyetçilerin kazanmasına yardımcı olabilecek seçim bölgesi tasarısının hayata geçmemesi, Cumhuriyetçiler için büyük bir kayıp oldu. Kansas ve Florida gibi eyaletlerde de Cumhuriyetçilere avantaj sağlayacak düzenlemeler gündemde.

Demokratların Rekabete Katılması

Cumhuriyetçilerin ardından Virginia eyaletinde de seçim bölgelerini düzenlemek amacıyla başlatılan girişimle Demokratlar da “gerrymandering” yarışına dahil oldu. California, Demokratlara ek sandalye kazandırabilecek yeni seçim haritasını Kasım 2025’teki referandumla kabul etti. Trump, referandumun “hileli” olduğunu iddia ederken, konunun “ciddi hukuki ve cezai inceleme altında olduğunu” belirtti. California’nın yanı sıra Utah’ta da seçim haritasını Demokratlara fayda sağlayacak şekilde yeniden çizen adımlar atılıyor.

Öte yandan, “gerrymandering” rekabeti bazı eyaletlerde yasal süreçlere ve kamuoyunda tepkilere neden olurken, partilerin bu stratejiyle elde etmeyi hedefledikleri sandalyeleri kazanacaklarının garantisi bulunmuyor.

Uzman Görüşleri

Georgia Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Prof. Dr. Jamie Carson, ara seçimlere ilişkin rekabet ortamını değerlendirdi. Carson, Temsilciler Meclisi’nde Demokrat üyelerce Trump’a karşı bazı azil kararları sunulduğunu ancak ilerletilmediğini belirtti. Bu durumun, Demokratlar arasında böyle bir eğilim olduğunu gösterdiğini ifade eden Carson, aynı adımın parti liderliği düzeyinde atılmasının 2026 sonrası ortama ve elde edilecek delillere bağlı olduğunu vurguladı.

Carson, Demokratların Kasım ayındaki seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü ele geçirmeleri durumunda azil süreci başlatabileceklerini, ancak bunun için Trump’ın görevi kötüye kullandığına dair güçlü delillerin bulunup bulunmadığının da önemli olduğunu belirtti.

Seçim Sonuçları Üzerindeki Etkiler

Seçim bölgelerindeki değişikliklerin, Kongre’deki çoğunluğu sağlamanın küçük farklılıklara bağlı olduğu durumlarda sonucu belirleyebileceğini ifade eden Carson, “Seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi/gerrymandering, 2026 Temsilciler Meclisi seçimlerinde belirleyici olabilir çünkü kontrolün elde edilmesi muhtemelen az sayıda sandalyeye bağlı olacak,” dedi. Ancak bu taktiğin “sihirli bir değnek” olmadığını vurgulayan Carson, ulusal ölçekteki büyük gelişmelerin yeni çizilen bölgelerde bile sandıktaki kararları etkileyebileceğine dikkat çekti.

Seçim bölgelerinin yeniden belirlenmesi konusundaki rekabetin eyaletlerde kalıcı izler bırakabileceği uyarısında bulunan Carson, “Oylar sayıldıktan sonra bile hileli olduğu düşünülen bir süreç, güveni azaltabilir, seçimlerin adilliğine olan inancı zedeleyebilir ve temsiliyet konusunda şüpheleri artırabilir,” dedi.

Ara Seçimlerin Beklentileri

Geçmişteki ara seçimlerde, görevdeki başkanın partisinin sandalye kaybetme eğilimi gösterdiğini hatırlatan Carson, mevcut konjonktürde Demokratların avantajı elinde tuttuğunu ve bunun da Kasım’da Temsilciler Meclisi’nin kontrolünün el değiştirmesi için yeterli olabileceğini belirtti. Senato’da ise bu yıl seçilecek sandalyeler göz önünde bulundurulduğunda, siyasi ortam aleyhlerinde sert bir düşüş yaşanmadığı sürece Cumhuriyetçilerin kontrolü ellerinde tutmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu. Mevcut Kongre’nin her iki kanadında da Cumhuriyetçiler çoğunluğu az bir farkla elinde bulunduruyor. The New York Times’ın incelediği son ara seçim anketlerinde ise Demokratların küçük farklarla önde olduğu öngörülüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu