Göçmen Kuş Türleri Alarm Veriyor: Her İki Türden Biri
Göçmen kuş türleri için hazırlanan Dünya Kuş Raporu, her iki türden birinin sayısının azaldığını ve dokuz türden birinin yok olma riski taşıdığını ortaya koydu.
BirdLife International tarafından yayımlanan Dünya Kuş Raporu, göçmen kuş türleri üzerindeki baskının giderek arttığını ortaya koydu. Rapora göre bu türlerin yaklaşık yarısının popülasyonu azalırken, her dokuz türden biri nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.
Nature Kenya’nın ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Göç Yolları Zirvesi’nde açıklanan rapor, ilk kez özellikle göçmen kuşlar ve bu canlıların kullandığı göç yollarına odaklandı. Dört yılda bir hazırlanan çalışma kapsamında hükümetler, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları ve finans kuruluşları, göçmen kuşlarla yaşam alanlarının korunması için Nairobi Göç Yolları Deklarasyonu’nu imzaladı.
Raporda, 1995’in Şubat ayında Fas’taki bir lagünde son kez görülen ince gagalı kervançulluğunun 2025’te nesli tükenen bir tür olarak kayda geçmesinin, son yüzyıllarda Avrasya ve Afrika’da gerçekleşen ilk küresel kuş yok oluşu olduğu belirtildi. Ayrıca son 150 yılda altı göçmen kuş türünün daha ortadan kalktığı tahmin ediliyor. Deniz ekosistemlerine, ormanlara ve kıyı sulak alanlarına bağlı türler en fazla risk altında bulunurken, deniz kuşları ile kıyı kuşları en çok tehdit edilen gruplar arasında yer alıyor.
Göç yollarının tamamı korunmalı
Her yıl milyonlarca göçmen kuş, beslenme, dinlenme ve üreme ihtiyaçlarını karşılamak için kıtalar ve denizler arasında uzun ve zorlu yolculuklar gerçekleştiriyor. Bu yolculukların sürdürülebilmesi, yalnızca tek bir bölgenin değil, üreme alanlarından konaklama noktalarına ve kışlama sahalarına kadar uzanan bütün güzergâhın güvenli olmasına bağlı.
BirdLife International, bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla 120 ülkedeki 125 ortağıyla Küresel Göç Yolları Programı’nı yürütüyor. Program, belirli bir alanı, türü ya da ülke sınırını merkeze almak yerine göç yollarının tamamında koruma ve iyileştirme çalışmalarının eş güdümlü biçimde yürütülmesini hedefliyor.
Raporda, istilacı türler, tarımda yoğunlaşma, iklim değişikliği ve avcılık gibi insan kaynaklı tehditlere yönelik müdahalelerin olumlu sonuç verdiği örneklere de yer verildi. Koruma çalışmalarının göç güzergâhının tamamını kapsaması halinde kuş popülasyonlarında iyileşme sağlanabildiği belirtilirken, küçük akbaba için yürütülen uluslararası çalışmaların Balkanlar’daki üreme popülasyonundaki düşüşü durdurduğu aktarıldı.
Nairobi Deklarasyonu’yla ortak mücadele çağrısı
Küresel Göç Yolları Zirvesi’nde imzalanan Nairobi Göç Yolları Deklarasyonu’yla, göçmen kuşların sınırları ve kıtaları aşan hareketliliği nedeniyle koruma çalışmalarının da uluslararası iş birliği temelinde yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Deklarasyonda, bu türlerin geleceğinin tek tek ülkelerin çabalarından çok, göç yollarındaki tüm paydaşların ortak hareket etmesine bağlı olduğu kabul edildi.
BirdLife International Baş Bilim Danışmanı ve Dünya Kuş Raporu editörü Dr. Stuart Butchart, göçmen kuşlardaki gerilemenin doğal alanlar üzerindeki artan baskının göstergesi olduğunu belirtti. Koruma çalışmalarının sonuç verdiğini ifade eden Butchart, koordineli adımların türlerin yok olmasını önleyebildiğini ve popülasyonların yeniden toparlanmasına katkı sağladığını söyledi. Butchart, çözümün koruma faaliyetlerini göç yolu ölçeğinde uygulamak olduğunu kaydetti.
Zirve için Kenya’da bulunan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Serdar Özuslu da Türkiye’nin biyoçeşitlilik açısından üç sıcak noktaya ev sahipliği yaptığını ve Avrupa ile Afrika arasında göç eden kuşlar için önemli ekolojik köprülerden biri olduğunu ifade etti. Özuslu, 2022’den bu yana Türkiye’nin farklı bölgelerinde kritik izolasyon çalışmalarını sürdürdüklerini, kuşların güvenli göç edebilmesi için ulusal ve uluslararası faaliyetlere devam ettiklerini belirtti.




