Sıcak Hava Dalgaları Halk Sağlığını Tehdit Ediyor

Kesintisiz sıcaklık günleri, Türkiye’de sağlık risklerini artırıyor. Uzmanlar, yeni ölçütlerle durumu değerlendirmeyi öneriyor.

Akdeniz Bölgesi’nde yaz aylarında artan sıcaklıkların sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirmek için yalnızca sıcaklık derecelerine değil, bu sıcaklıkların ne kadar sürdüğüne de dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Yeni yayımlanan bir araştırma, kesintisiz sıcaklık stresinin 1950’lerden bu yana iki haftadan fazla arttığını ortaya koyuyor. Uzun süreli sıcak hava dalgaları, özellikle Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında belirgin bir şekilde hissediliyor. Bu durum, yaşlılar, kronik rahatsızlıkları olan bireyler ve açık havada çalışanlar için ciddi sağlık tehditleri oluşturuyor. Araştırmada geliştirilen Termal Kalıcılık İndeksi, sağlık uyarı sistemlerinin ve çalışma düzenlerinin bu yeni iklim koşullarına uygun olarak yeniden tasarlanmasını sağlayabilir.

Uluslararası hakemli dergi Theoretical and Applied Climatology’de yayımlanan bu çalışma, kesintisiz sıcak stresine maruz kalınan günlerin sayısının 1950’lerden bu yana iki haftadan fazla arttığını gösteriyor. Araştırmaya göre, altı saat ve üzeri sıcak stresine maruz kalınan günlerin sayısı, her on yılda ortalama 1.5 gün artış gösteriyor. Bazı bölgelerde ise bu artış 2.5 güne kadar ulaşabiliyor. Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyıları, ısınma eğiliminden en fazla etkilenen alanlar arasında yer alıyor.

Genellikle iklim değişikliğinin yüksek sıcaklıklar üzerindeki etkileri tartışılmakta olsa da, halk sağlığı açısından en büyük tehlike, yüksek sıcaklıkların ne kadar uzun süre devam ettiği olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, orta seviyedeki sıcaklıkların bile birkaç gün üst üste yaşanmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ortaya koyuyor. Gündüz 40 derece olan bir yerin akşam serinlemesi, vücudun dinlenmesine olanak tanırken, yüksek sıcaklıkların kesintisiz sürmesi, vücudun toparlanmasına engel oluyor.

Mevcut sıcak stres indeksleri genellikle anlık koşulları veya günlük ortalamaları ölçerken, bu çalışmada ilk kez yüksek sıcaklıkların gün içinde ne kadar süreyle kesintisiz devam ettiğini takip eden yeni bir ölçüt geliştirilmiştir. Termal Kalıcılık İndeksi (TPI) adı verilen bu ölçüt, yüksek sıcaklıkların sağlık üzerindeki etkilerine dair önemli bir gösterge sunmaktadır.

Uydu verileri kullanılarak yapılan çalışma, 1950-2024 yılları arasında Akdeniz Havzası’nda sıcak stresinin süresindeki değişiklikleri incelemiştir. Sonuçlar, sıcak stres süresinin belirgin bir şekilde arttığını göstermektedir. Araştırma, günlük sıcak stres süresinin her on yılda yaklaşık 6 dakika arttığını ve günlük stres süresinin yaklaşık bir saat uzadığını ortaya koymaktadır. Ancak bu artış, en sıcak günlerde daha dramatik bir şekilde gerçekleşmektedir; en sıcak günlerdeki maksimum stres süresi, 1950’lere göre yaklaşık 2 saat 15 dakika daha uzun sürmektedir.

Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, altı saat ve üzeri kesintisiz sıcak stresine maruz kalınan gün sayısındaki artıştır. Bu günlerin sayısı, her on yılda ortalama 1.5 gün artmakta, bazı bölgelerde ise 2.5 gün yükselmektedir. Bu durum, yaz aylarında uzun süreli sıcak günlerin iki haftadan fazla arttığı anlamına gelmektedir.

Çalışma, Türkiye’nin bu eğilimden en çok etkilenen bölgeler arasında yer aldığını da göstermektedir. Ortalama stres süresi, maksimum süre ve uzun süreli stres günlerinin sıklığının eş zamanlı olarak arttığı bölgeler, “konsensüs sıcak noktası” olarak tanımlanmaktadır. Araştırmaya göre Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyıları, özellikle İzmir, Aydın ve Muğla hatları, bu üç metriğin de en fazla artış gösterdiği alanlar arasında yer almaktadır. Antalya’dan Hatay’a uzanan kıyı şeridi ise maksimum stres süresindeki artış ile dikkat çekmektedir. Türkiye’nin güneydoğusu da dahil olmak üzere Doğu Akdeniz havzası, bu üç metrik için kritik bölgeler arasında bulunmaktadır. Bu bölgelerin ortak özelliği, yoğun nüfus, tarımsal üretim ve turizm faaliyetlerinin bir arada bulunmasıdır. Dolayısıyla sıcak stresinin uzaması, hem sağlık hem de ekonomik açıdan ciddi riskler oluşturmaktadır.

Çalışma ile geliştirilen Termal Kalıcılık İndeksi, yüksek sıcaklıklar için dikkate alınması gereken sağlık uyarı sistemleri için yeni bir çerçeve sunmaktadır. Yüksek sıcaklıkların 4-6 saat sürmesi, orta düzeyde stres yaratmaktadır. Bu koşullarda sıvı tüketiminin artırılması ve gölgede dinlenme molaları alınması gerekmektedir. Sürenin 6-10 saate uzaması, yüksek stres anlamına gelmektedir. Bu durumda, saatte 15 dakika zorunlu dinlenme molaları verilmesi ve ağır işlerin ertelenmesi önerilmektedir. 10 saatten fazla süren yüksek sıcaklıklarda ise aşırı stres koşulları oluşmakta ve bu durumda temel hizmetler dışında açık havada çalışmanın askıya alınması gerekmektedir. İstanbul, İzmir, Muğla ve Antalya gibi Akdeniz ve Ege kıyı kentlerinde, günde 8 saatten fazla süren kesintisiz sıcak stresinin 1990’dan bu yana iki katına çıktığı göz önüne alındığında, bu tür uyarı sistemlerinin hayati önemde olduğu anlaşılmaktadır.

Akdeniz Havzası’nın ve Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesinde, “Bugün hava kaç derece?” sorusu artık tek başına yeterli değildir. Sıcaklıkların ne kadar süreceği sorusu da en az onun kadar kritik bir hale gelmiştir. Uzun süreli sıcak stresine karşı önlem olarak, mevsimsel Termal Kalıcılık İndeksi haritalarının hazırlanması önerilmektedir. İnşaat projelerinin ve tarımsal hasat dönemlerinin zamanlaması, turizm altyapısının düzenlenmesi bu haritalara göre planlanabilir. Özellikle açık havada çalışanlar için her sektöre özel çalışma-dinlenme protokollerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin turizm ve tarım açısından önemli olan Ege ve Akdeniz kıyıları, bu riskin merkezinde yer almaktadır. Bu bölgelerdeki adaptasyon stratejilerinin acilen gözden geçirilmesi gerekmektedir. Kentsel planlama, yeşil alanların artırılması ve erken uyarı sistemleri gibi uyum önlemleri, önümüzdeki yıllarda daha da kritik hale gelecektir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu