Sefa Karaca: Şirketler Nakit Yönetimine Odaklanmalı
Sefa Karaca, şirketlerin ciro artışını başarı olarak görmemesi gerektiğini ve nakit yönetiminin önemini vurguladı.
ANKARA (EKONOMİ)
Valor’un Kurucusu ve Yönetici Ortağı Sefa Karaca, şirketlerin en büyük hatalarından birinin ciro artışını başarı olarak değerlendirmek olduğunu ifade etti. Karaca, satışların artış göstermesi durumunda nakit akışının zayıflaması halinde, şirketlerin aslında sağlıklı bir büyüme göstermediğini, aksine kendi geleceğini finanse ettiğini belirtti.
Artan sermaye maliyetlerinin şirketler üzerindeki baskısını vurgulayan Karaca, bu dönemde nakit yönetiminin kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Plansız bir büyümenin, işletmeleri görünenden daha kırılgan hale getirdiğini kaydetti.
Karaca, birçok işletmenin ciro artışını şirketin güçlenmesi olarak değerlendirdiğini, ancak bu düşüncenin ciddi bir yanılgı olduğunu söyledi. Şirketler, satışlarını artırırken aynı zamanda nakit kaybı yaşayabiliyor. Uzayan tahsilat süreleri, büyüyen stoklar ve azalan karlılık, görünürde büyüyen şirketlerin finansal açıdan zayıflamasına yol açıyor.
Günümüzde büyümenin tek başına bir başarı kriteri olmadığını belirten Karaca, “Artık sormamız gereken doğru soru, ‘Ne kadar büyüdük?’ değil, ‘Bu büyümeyi finanse edebiliyor muyuz?’ olmalıdır. Satış hacmi artarken işletme sermayesi zayıflıyorsa, büyüme şirket için bir fırsat değil, yük haline gelir. Sermayenin pahalı olduğu bu dönemde büyümenin kalitesi, hızından çok daha önemlidir.” dedi.
Karaca, birçok işletmenin geçmiş finansal sonuçlarını takip ettiğini ancak gelecekteki nakit ihtiyaçlarını öngörecek finansal görünürlüğe sahip olmadığını belirtti. Altı ya da on iki ay sonra ortaya çıkabilecek finansman ihtiyacını göremeyen şirketlerin, yatırım kararlarını sağlıklı bir şekilde veremediğini vurguladı. Finansal yönetimin artık sadece muhasebe kayıtlarından ibaret olmadığını ifade etti.
Türkiye’de özellikle aile şirketlerinde sıkça karşılaşılan sorunlardan birinin, şirket kaynakları ile ortakların finansal kaynaklarının birbirine karışması olduğunu belirten Karaca, bunun kurumsallaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söyledi. Şirket büyüdükçe, tüm kararların tek bir kişi tarafından alınmasının sürdürülebilir olmadığını dile getiren Karaca, finansın kişisel reflekslerle değil, kurallarla, ölçümlerle ve sistemlerle yönetilmesi gerektiğini belirtti.
Karaca, alternatif finansman denildiğinde ilk akla gelenin banka dışındaki borçlanma yöntemleri olduğunu, ancak şirketlerin öncelikle kendi bilançolarını gözden geçirmeleri gerektiğini ifade etti. Tahsilat sürelerinin kısaltılması, stok optimizasyonu, tedarik zincirinin yeniden yapılandırılması ve atıl varlıkların değerlendirilmesinin çoğu zaman en düşük maliyetli finansman kaynağı olduğunu vurguladı. Dış kaynak arayışına geçmeden önce iç kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasının önemine dikkat çekti.




