Riyad’da Bakanlar Zirvesi: İran’a Saldırıları Durdurma Çağrısı
Riyad’da düzenlenen toplantıda, 12 ülkenin dışişleri bakanları İran’a saldırıları durdurma çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde gerçekleştirilen olağanüstü zirve, bölgedeki ülkelerin dışişleri bakanlarını bir araya getirdi. Toplantının ana gündem maddesi, İran’ın bölge ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılardı. Sonuç bildirgesinde, İran’a bu saldırıları durdurması yönünde net bir çağrı yapıldı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın aktardığına göre, Türkiye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, İran’ın bölgedeki eylemlerini değerlendirmek amacıyla bir araya geldi. Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, İran’ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkeler ile Ürdün, Azerbaycan ve Türkiye’ye yönelik saldırıları ele alındı.
Bildiride, İran’ın yerleşim alanları, petrol tesisleri, su arıtma istasyonları, havalimanları ve diplomatik temsilciliklere yönelik balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları kınandı. Bu tür saldırıların hiçbir gerekçe ile meşrulaştırılamayacağı vurgulandı. Dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde devletlerin kendilerini savunma hakkına sahip olduğunu belirtti.
Toplantıda, İran’a bölgesel güvenliğin sağlanması için somut adımlar atması gerektiği ifade edildi. İran’dan, krizlerin çözümü adına diplomasiyi etkinleştirmek için ilk adım olarak saldırılarını derhal durdurması istendi. Ayrıca, uluslararası hukuka, insan haklarına ve iyi komşuluk ilkelerine saygı göstermesi talep edildi.
Bildiride, İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine ve iç işlerine müdahale edilmemesine bağlı olduğu belirtildi. Tahran yönetiminin askeri kapasitesini bölge ülkelerini tehdit etmek amacıyla kullanmaması gerektiği vurgulandı.
İran’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına uyması gerektiği ifade edilerek, komşu ülkelere yönelik provokatif eylem ve tehditlerden kaçınması gerektiği kaydedildi. Ayrıca, İran’ın kendi çıkarları doğrultusunda Arap ülkelerindeki milis yapılarına destek vermeyi, finanse etmeyi ve silahlandırmayı bırakması gerektiği belirtildi. Hürmüz Boğazı’nda uluslararası seyrüseferi engellemeye yönelik her türlü eylemden kaçınılması gerektiği ifade edildi.
Lübnan’ın güvenliği ve toprak bütünlüğüne destek verilirken, silahların devletin tekelinde toplanması için Beyrut yönetiminin aldığı karar da desteklendi. Ayrıca, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına karşı ortak bir tutum geliştirmek amacıyla istişare ve koordinasyonun sürdürülmesi kararı alındı.
İsrail ve ABD, İran ile müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırılar düzenledi. İran da buna karşılık olarak, özellikle ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlediği hedeflere saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırılar sonucunda İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra birçok üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348’i, yaralı sayısı ise 17 bini geçti.



