Makedonya, Kültür Turizmini Ön Plana Çıkarmalı
Makedonya’nın kültür turizmi potansiyeli, etkinlikte ele alındı. Uzmanlar, bu alanda değerlerin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Kuzey Makedonya Kültür Merkezi ve Prestige Uluslararası İş Geliştirme Platformu tarafından düzenlenen “Macedonia Connect, Kültür, Gastronomi ve Turizm Buluşması” etkinliği Grand Cevahir Hotel & Convention Center’da gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında söz alan Prestige Uluslararası İş Geliştirme Platformu Başkanı Mehmet Gözcü, şimdiye kadar konsolosluklarla iş dünyasını bir araya getirmek amacıyla 15 etkinlik düzenlediklerini ve bu buluşmayı Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ile birlikte hazırladıklarını ifade etti.
Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Başkonsolosu İdris Fazlioski, iki ülke arasında kültürel köprüler kurduklarını vurgulayarak, “Kuzey Makedonya, tarihi ve doğal güzellikleri ile öne çıkan önemli bir turizm merkezidir. Ülkemiz, Osmanlı, Bizans ve Avrupa kültürlerinin izlerini bir arada taşıyarak ziyaretçilere zengin bir deneyim sunuyor. Türkler, ülkemizi ziyaret eden turistler arasında en fazla yer alan grup. Bu durum, halklarımız arasındaki kültürel ve insani ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlıyor,” dedi.
“Kıyısı Olmadığı İçin Şanslı”
Etkinlikteki panelde konuşan Fest Travel Kurucusu Faruk Pekin, Makedonya’nın deniz-kum-güneş turizminden bağımsız olarak kültür turizmine odaklanması gerektiğini belirtti. Pekin, “Makedonya kıyısı olmadığı için avantajlı bir konumda. Türkiye, deniz-kum-güneş turizminden ciddi zararlar gördü. Bu durumdan ders çıkararak, güçlü olduğumuz kültür turizmine yönelmek zorundayız. Makedonya, kültürel değerlerini öne çıkarmalı,” dedi.
Pekin, Makedonya’nın zengin biyolojik çeşitliliğine dikkat çekerek, “Karpatların Makedonya’ya kadar uzandığı bu bölge, ormanları, endemik bitkileri, kanyonları ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ohrid Gölü ile olağanüstü bir doğal güzelliğe sahip. Türk turistler, vize almakta zorlandıkları ve ekonomik olarak uygun buldukları için Makedonya’yı tercih ediyorlar. Ancak bu durum geçici bir süreç olabilir. Bir ülke turizmden gelir elde etmek istiyorsa, diğer ülkelerde bulunmayan kültürel değerlerini ön plana çıkarmalı. Makedonya, turizm planlarını uzun vadeli düşünerek 30-49 yıl sonrasını göz önünde bulundurmalıdır,” şeklinde konuştu.
Kuzey Makedonya Kültür Merkezi Müdürü Dime Ratajkoski, Makedonya’nın sadece gastronomisini sunmakla yetinmemesi gerektiğini belirterek, müzik ve diğer kültürel etkinliklerin de tanıtılması gerektiğini ifade etti. Ratajkoski, “Makedonya’ya gelecek turistlere, ülkenin kültürü, turizmi ve gastronomisini hissettirerek, geldikleri yerin enerjisini yaşatmalıyız,” dedi. Ayrıca, Kuzey Makedonya’da ulusal bir sembol olarak kabul edilen Balkan vaşağının doğada yaşadığını hatırlatarak, bu temanın gelecekte ortak çalışmalarla ele alınabileceğini belirtti.
İki ülke arasındaki güçlü bağlara dikkat çeken TÜRSAB Gastronomi Turizmi İhtisas Başkanı Tümay İmamoğlu, “Mustafa Kemal Atatürk, askeri eğitimini Makedonya-Manastır’da almış olmasaydı, Türkiye Cumhuriyeti var olmayabilirdi. Köklerimiz itibarıyla Makedonya mutfağı ile yakın bağlarımız var. Balkanların merkezinde yer alan Kuzey Makedonya, dinlerin, yolların, ritüellerin, yemeğin, tarihin ve samimiyetin kesişim noktasıdır,” ifadelerini kullandı.




