Borsa Ocak Ayında Tarihi Yükseliş Gösterdi

BIST 100, ocak ayında yüzde 22,9’luk artışla tarihi bir performans sergiledi. Uzmanlar, kâr satışlarının olası olduğunu belirtiyor.

BIST 100 endeksi, yılın ilk ayında gösterdiği yüzde 22,9’luk artışla 1997’den bu yana en güçlü ocak performansını sergiledi. Yabancı yatırımcıların ilgisi ve CDS’lerin düşmesi, piyasalardaki iyimserliği artıran faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, kısa vadede kâr satışlarının yaşanabileceğini belirtirken, orta ve uzun vadede yükseliş potansiyelinin sürdüğünü vurguluyor.

Ocak ayı, BIST 100 için tarihi bir başlangıç oldu. Endeks, yılın ilk ayında yüzde 22,9’luk bir getiri elde ederek, 1997’den bu yana en iyi ocak ayı performansını kaydetti. Bu süreçte, endeksin sağladığı getiri ile birlikte, dolar bazında da 2 Ağustos 2024’ten bu yana en yüksek seviyeleri test ettiği gözlemlendi. İşlem hacimleri de bu yükselişi destekler nitelikte; ocak ayında günlük ortalama işlem hacmi 178,2 milyar liraya ulaşırken, 29 Ocak’ta 302,5 milyar liralık bir rekor kırıldı.

Küresel belirsizliklerin devam etmesine rağmen, Türkiye’deki ekonomik yönetimin attığı adımlar, TL varlıklarına olan ilgiyi artırdı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i ocak ayında 202,7 puana kadar gerileyerek, risk algısındaki iyileşmeyi gösterdi. Enflasyondaki yavaşlama beklentileri ve buna bağlı faiz indirimleri, hisse senetleri için olumlu bir zemin oluşturdu. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “BB-” seviyesinde teyit ederken, görünümünü de “pozitif” olarak güncelledi.

Yabancı yatırımcılar, ocak ayında hem tahvil hem de hisse senedi tarafında net alıcı konumundaydı. Yurt dışı yerleşiklerin DİBS ve hisse alımları toplamda milyarlarca dolara ulaşırken, bu durum TL varlıklarına olan güvenin arttığını gösteriyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Erhan Aslanoğlu, borsadaki yükselişin hem iç hem de dış faktörlerin birleşimiyle gerçekleştiğini ifade ediyor. Aslanoğlu, bütçe performansının beklentilerin üzerinde olduğunu, cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ve Merkez Bankası rezervlerinin tarihi zirvelerde bulunduğunu belirtti. Ayrıca, yabancı girişlerinin artmasında kur riskinin görece düşük olmasının ve rezerv yeterliliğinin etkili olduğunu vurguladı.

Piyasa yorumcusu Zeynel Balcı ise borsadaki yükselişin katılımcı sayısı ve işlem hacmiyle desteklendiğine dikkat çekiyor. Balcı, son dönemde altın ve gümüşte kâr satışları görülürken, borsada yükseliş trendinin devam ettiğini belirtti. Borsayı destekleyen unsurlar arasında dezenflasyon süreci, TCMB’nin faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi, CDS’lerdeki düşüş ve yabancı ilgisinin artması yer alıyor. Balcı, yıl başından bu yana borsanın priminin yüzde 20’yi aştığını, kısa vadede kâr satışlarının olağan olduğunu ancak borsanın aşırı pahalı olduğunu söylemenin zor olduğunu ifade etti.

İç piyasalar, bu hafta açıklanacak olan ocak ayı enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Aylık enflasyonun yüzde 4,2 ile 4,5 aralığında gerçekleşmesi beklenirken, bu seviyenin üzerinde bir sürpriz, kısa vadede piyasalarda oynaklık yaratabilir. Şubat ayında Ramazan etkisiyle gıda fiyatları da dikkatle izlenecek. Bu durum, mart ayında yapılacak TCMB toplantısında faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin beklentileri etkileyebilir.

Teknik açıdan bakıldığında, kısa vadede 13.900-14.000 ve 14.500 seviyeleri direnç noktaları olarak öne çıkarken, yukarıda 15.000-15.500 aralığı izleniyor. Geri çekilmelerde ise 13.300-13.000 bandı ilk destek noktası olarak değerlendiriliyor. Bu seviyenin korunması, yükseliş trendinin devamı açısından kritik öneme sahip. Direnç seviyelerinde kâr satışlarının görülmesi ise olağan bir durum olarak değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu