Çatı Üstü Güneş Enerjisi Sistemleri, Yatırım Geri Dönüşü Sağlıyor
Çatı üstü güneş enerjisi sistemleri, konutlarda elektrik tasarrufu sağlarken yatırım geri dönüş süresi ortalama 3 yıl.
Çatı üstü güneş enerjisi sistemleri, hanelerin elektrik maliyetlerini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda karbon emisyonlarını düşürerek iklim değişikliğiyle mücadelede bireysel bir çözüm sunmaktadır. Uzmanlar, 5 kW kapasiteli bir sistemin ortalama bir konutun yıllık enerji ihtiyacını karşıladığını ve bu yatırımın yaklaşık 3 yıl içinde geri döndüğünü ifade etmektedir.
Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ozan Erdinç, AA’ya yaptığı açıklamada, hane halkının güneş enerjisi kullanımının enerji dönüşümünde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Erdinç, “İklim değişikliğiyle mücadele, yalnızca büyük ölçekli yenilenebilir enerji santralleriyle değil, bireysel katkılarla da mümkündür. Çatı üstü güneş enerjisi sistemleri, bu bağlamda etkili bir araçtır” dedi.
Erdinç, yerel üretim ve tüketim modelinin dağıtım kayıplarını azaltarak sistem verimliliğini artırdığını belirtti. Konut ölçeğinde atılan adımların, toplumsal ölçekte güçlü bir dönüşüm yaratabileceğine dikkat çekti.
Güneş enerjisi sistemlerinin kurulumu, başvuru ve izin süreçleriyle başlamaktadır. Sunera Yenilenebilir Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Raşit Akyol, bu sürecin çatının statik uygunluğunun ve mevcut elektrik altyapısının incelenmesi, gerekli kurulu gücün belirlenmesi ve teknik projenin hazırlanarak dağıtım şirketine sunulması aşamalarını içerdiğini aktardı. Resmi onayların ardından, panel, inverter ve taşıyıcı sistemlerin montajı gerçekleştirilmekte ve şebeke bağlantı testleri yapıldıktan sonra sistem devreye alınmaktadır.
Başvuruların değerlendirilmesi genellikle 2-3 ay sürerken, izinlerin alınmasının ardından kurulum süreci ortalama 2-3 hafta içinde tamamlanmaktadır. Akyol, mevcut binalarda çatı statiği ve elektrik altyapısının detaylı incelenmesinin önemli olduğunu, yeni projelerde ise sürecin daha hızlı ilerlediğini belirtti.
Akyol’un verdiği bilgilere göre, ortalama büyüklükte bir konut için 5 kW’lık bir güneş enerjisi sistemi yeterli görülmektedir. Türkiye’nin farklı bölgelerinde bu sistem, yılda yaklaşık 8 bin kilovatsaat elektrik üretebilmektedir. Bu miktar, tipik bir hanenin yıllık enerji tüketimini karşılamaktadır.
Yaklaşık 10 panelden oluşan 5 kW’lık bir sistemin maliyeti 150 bin ile 200 bin lira arasında değişmektedir. Depolamalı sistemlerde yatırım maliyeti yüzde 30-40 oranında artarken, geri dönüş süresi şebeke bağlantılı sistemlerde ortalama 3 yıl, depolamalı sistemlerde ise 5-6 yıl olarak hesaplanmaktadır.
Şebeke bağlantılı sistemlerde üretilen elektrik, öncelikle konutun anlık tüketimini karşılamakta, fazla üretim olması durumunda enerji şebekeye verilmektedir. Bu sistem sayesinde, fatura döneminde fazla tüketimden düşülerek tasarruf sağlanmaktadır. Doğru projelendirme ile yıllık elektrik faturaları neredeyse sıfıra indirilebilmektedir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği, belirli büyüklüğün üzerindeki binalarda elektrik tüketiminin en az yüzde 10’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu düzenlemenin, özellikle büyük ölçekli projelerde güneş enerjisi yatırımlarını artırması beklenmektedir.
Akyol, bireysel tüketicilere yönelik doğrudan bir teşvik mekanizması olmadığını, ancak kamu ve özel bankaların yeşil enerji kredileri sunduğunu belirtti. Ticari ve tarımsal işletmeler için çeşitli hibe ve destek programları da mevcuttur. Tarım alanında, sulama pompaları, seralar ve soğuk hava depolarında güneş enerjisi yatırımlarının yaygınlaştığı, 5 kW’lık bir sistemin maliyetinin 5 bin ila 7 bin dolar arasında değiştiği ve bazı projelerde yüzde 50-70 oranında hibe imkanı bulunduğu ifade edilmektedir.




