Yeni Fon Rehberi: Yatırımcılar İçin Değişim Süreci Başlıyor
Yeni düzenlemelerle fon portföyleri ve yatırım stratejileri değişiyor. Yatırımcılar için önemli gelişmeler ve geçiş süreci detayları.
Para piyasası fonlarından serbest fonlara kadar geniş bir yelpazede portföy sınırlarının daraltılması, büyük pozisyonlar için gerekçelendirme zorunluluğu ve serbest fonların portföylerinin daha sıkı bir denetim altına alınması gibi önemli değişiklikler, yatırımcılar açısından yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Ancak bu değişikliklerin etkileri, kademeli bir geçiş süreci ile önümüzdeki aylarda ortaya çıkacak.
Yeni düzenlemelerin bir kısmında geçiş süresi tanınması, yatırımcıların bu değişikliklere alışmasını sağlayacak. Özellikle, para piyasası fonlarında getirilerin azalması bekleniyor. Bu fonlar, yalnızca mevduat ve kısa vadeli tahvillerle sınırlı kalmayıp, geçmişte daha yüksek getiriler elde etmek için pay repo ve BİAŞ Para Piyasası gibi alanları da kullanıyordu. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte bu alanlarda teminat ve merkezi takas şartları sıkılaştırılacak. Ayrıca, BIST 30 dışındaki hisselerin kullanımı da önemli ölçüde kısıtlanacak. Bu durum, para piyasası fonlarının ek getiri sağlama yeteneklerini olumsuz etkileyebilir.
Yatırımcılar için dikkat çeken bir diğer değişiklik ise, portföylerde en az %10 oranında Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve/veya Hazine Varlık Kiralama AŞ kira sertifikası bulundurulması zorunluluğudur. Bu durum, faiz hareketlerine karşı daha az duyarlılık isteyen yatırımcılar için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Zira, portföyde zorunlu olarak tahvil veya kira sertifikası bulundurulması, faiz değişikliklerinin fon getirilerine olan etkisini artırabilir.
Serbest fonlarda ise yoğunlaşma stratejileri üzerinde sıkı kısıtlamalar getiriliyor. Portföyde %5’i aşan yatırımların toplamı %20 ile sınırlı hale gelecek. Ayrıca, yöneticinin veya ortaklarının bağlantılı olduğu şirketlere yapılan yatırımlar da %20 ile sınırlandırılacak. Bu durum, serbest fonların tek bir hisse veya ihraççı üzerinde büyük pozisyonlar oluşturmasını zorlaştıracak. Dolayısıyla, geçmişte yüksek getiriler sağlamış bir serbest fonu değerlendirirken, yalnızca geçmiş performansa bakmak yeterli olmayacak. Yatırımcıların, fonun bu getiriyi hangi strateji ile elde ettiğini ve yeni kurallar altında bu stratejinin sürdürülebilir olup olmadığını sorgulaması gerekecek.
Ayrıca, büyük pozisyonların başka bir fona aktarılması da çözüm olmayacak. Çünkü, aynı yönetici tarafından yönetilen tüm fonların toplamda bir şirketteki sahiplik oranı %20’yi geçemeyecek. Bu durum, yatırımcıların stratejilerini gözden geçirmelerini gerektirecek. Yeni düzenlemeler, yalnızca yeni yatırımları değil, mevcut pozisyonları da kapsıyor. 29 Ağustos 2026 itibarıyla yeni limitleri aşan mevcut serbest fon pozisyonları artırılamayacak ve bu pozisyonların belirli bir tarihe kadar yeni sınırlara uygun hale getirilmesi gerekecek.
Yüksek ağırlıklı pozisyonlar için portföy yöneticilerinin karar süreçleri de daha sıkı bir denetim altına alınacak. Eğer bir sermaye piyasası aracının son 30 günlük ortalama ağırlığı fon portföyünün %5’ine ulaşıyorsa, bu varlıkla ilgili her alım ve satım kararı detaylı bir araştırma ve analiz ile gerekçelendirilmek zorunda kalacak. Bu süreç, genel müdür onayına sunulacak ve en az 5 yıl boyunca saklanacak. Böylece, büyük pozisyonların yalnızca portföy yöneticisinin tercihi olarak kalmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yeni düzenlemelerle birlikte serbest fonların portföyleri daha yakından izlenebilecek. TEFAS’ta işlem gören serbest fonlar, haftalık portföy dağılım raporu yayımlamak zorunda kalacak. Bu raporlar, ilgili haftayı takip eden 3 iş günü içinde KAP’ta yayımlanacak ve yatırımcılar, fonlardaki değişimleri daha sık takip edebilecek. Özellikle, 31 Aralık’a kadar pozisyonlarını azaltması gereken serbest fonlar için haftalık raporlar oldukça önemli hale gelecek.
Son olarak, yeni düzenleme ile birlikte bir portföy yönetim şirketinin kurabileceği serbest fon sayısı, istihdam ettiği portföy yöneticisi sayısıyla sınırlı hale getiriliyor. Mevcut şirketler için uyum süresi ise 30 Haziran 2029 olarak belirlenmiş durumda. Bu değişiklikler, yatırımcıların fon seçiminde geçmiş performansın yanı sıra, fonların stratejilerini ve mevcut pozisyonlarını da dikkate almasını zorunlu kılacak. Yeni dönemde yatırımcıların sorması gereken sorular arasında, fonun geçmişte nasıl bir getiri sağladığı, portföyün yoğunlaşma düzeyi ve haftalık raporlardaki değişimler yer alacak.




