Salone del Mobile 2026: Tasarım ve Konsolidasyonun Gücü
Salone del Mobile 2026, tasarım dünyasında önemli değişimlere ve konsolidasyona sahne oldu. Milano’da gerçekleşen etkinlikte dikkat çeken trendler belirlendi.
Dünyanın en prestijli tasarım ve mobilya fuarlarından biri olan Salone del Mobile, 64. yılını kutlarken, küresel ekonomik ve jeopolitik zorluklara rağmen büyük bir katılım ile gerçekleştirildi. 21-26 Nisan tarihleri arasında Milano’da düzenlenen etkinlik, 167 ülkeden 316 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı.
ABD, Çin ve Almanya gibi önemli pazarlarda ihracatın daralmasına rağmen, fuara 1900’den fazla marka ve tasarımcı katıldı. Katılımcıların yüzde 35’ini yabancı firmalar oluştururken, etkinlik sadece bir ticaret platformu olmanın ötesine geçerek, İtalya’nın yumuşak gücünü sergileyen bir diplomasi sahnesi haline geldi.
Bu yıl fuarda dikkat çeken en önemli trendlerden biri, konut tasarımından kamusal alanlara geçiş oldu. Otel, ofis ve şehir yaşamına yönelik yenilikçi çözümler öne çıkarken, bu dönüşüm İtalyan basınında “evden kente geçiş” olarak yorumlandı.
Salone del Mobile, klasik bir ürün sergisi olmanın ötesine geçerek kültürel bir platforma dönüştü. Koleksiyonluk tasarım parçalarının artışı dikkat çekerken, tasarımın yatırım aracı haline gelmesi sektörde farklı görüşleri beraberinde getirdi.
Fuar, tekil ürünler yerine bütünsel mekan kurgularının ön plana çıktığı bir ortam sundu. Sistem tasarımı ve mimari düşünce, bu yılki etkinlikte ağırlık kazandı. Uzmanlar, bu yaklaşımın sektörün geleceğinde belirleyici olacağını vurguladı.
El işçiliği, geleneksel üretim teknikleri ve doğal malzemeler, fuarın önemli unsurları arasında yer aldı. Dijitalleşmeye karşı bir denge unsuru olarak doğaya dönüş, sürdürülebilirlik ve organik tasarım anlayışı dikkat çekti.
Etkinliğe katılan 30’dan fazla moda markası, Dior, Prada ve Louis Vuitton gibi ünlü isimlerin gösterişli sunumlarıyla fuarın en çok konuşulan konularından biri oldu.
SaloneSatellite kapsamında 700 genç tasarımcı ve 14 bin öğrenci, geleceğin tasarım vizyonunu sergileyerek genç yeteneklere verilen önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye’den katılan markalar da fuarda ilgi gördü. NDesign, hem fuar alanında hem de Milano’daki tasarım ofisinde ziyaretçilerini ağırladı. Marka, 40 ülkeye ihracat yapan güçlü bir üretim altyapısına sahip.
Genç tasarımcı Hale Betül Güleç tarafından geliştirilen Ezora Koleksiyonu, Mardin’in mimari dokusundan ve kültürel mirasından ilham alıyor. %100 masif ahşap ve doğal taş kullanılan koleksiyon, sadece bir ürün değil, aynı zamanda bir atmosfer sunmayı amaçlıyor.
Markanın yaklaşımını “Türkiye’de üretim, Milano’da tasarım” modeliyle özetleyen Ahmet Güleç, bu stratejinin klasik ihracat anlayışından farklı yeni bir konumlandırma sunduğunu ifade etti.
Ahmet Güleç, Türkiye mobilya sektörünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, tasarım gücü ve hikâye anlatımıyla rekabet etmesi gerektiğini vurguladı.




