Putin’in Onay Oranı Düşerken Savaş Yorgunluğu Artıyor

Putin’in onay oranları düşerken, Rusya’da savaş yorgunluğu ve ekonomik sıkıntılar artıyor. Vatandaşlar umutsuzluklarını dile getiriyor.

Ukrayna’da devam eden savaş, beşinci yılına yaklaşırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in onay oranlarında kayda değer bir düşüş gözlemleniyor. Müzakere süreçlerinin tıkanması ve uygulanan yaptırımların etkilerinin derinleşmesi, halk arasında artan bir umutsuzluğa yol açmış durumda.

Washington Post’un haberine göre, Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi, Putin’in onay oranının %65,6’ya gerilediğini bildirdi. Bu oran, savaşın başlangıcından bu yana en düşük seviyeyi temsil ederken, yıl başından bu yana 12,2 puanlık bir düşüşü işaret ediyor. Otoriter bir rejim altında gerçek kamuoyunu ölçmek zor olsa da, Putin’in geçmişte %88’e kadar çıkan onay oranlarıyla karşılaştırıldığında bu düşüş, savaşa yönelik artan yorgunluğu gözler önüne seriyor.

Savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakereler büyük ölçüde tıkanmış durumda. Ekonomik yaptırımlar, Rus ekonomisini sıkıştırırken, hane halkı bütçelerini zorlamaya devam ediyor. Hükümetin internet erişimini kısıtlama yönündeki adımları ise, yüksek dijitalleşme seviyesine sahip bir toplumda rahatsızlık yaratıyor.

Anonim bir Rus yetkili, “Savaşın artık sona ermesi gerektiği yönünde bir hava var. Herkes, bu savaşın İkinci Dünya Savaşı’ndan bile daha uzun sürdüğünü düşünüyor ve tek bir bölgeyi bile elde edemiyoruz” şeklinde konuştu. Yetkili, Rusya’nın 2022’deki işgalden bu yana Donetsk bölgesinin tamamını ele geçirme çabalarının başarısız olduğunu vurguladı.

Son haftalarda, Putin yönetimi, ekonomiyi yönetme biçimi nedeniyle Rusya’nın finansal elitlerinden alışılmadık bir şekilde sert eleştiriler aldı. Rusya Federal İstatistik Servisi Rosstat, yılın ilk iki ayında ekonominin %1,8 daraldığını açıkladı. Yüksek faiz oranları, yatırımları baskılarken, ticari ödemelerdeki gecikmeler ocak ayında 109 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye çıktı. Devlete vergi borcu olan şirket sayısı ise 439 bin 900’e yükseldi.

Moskova’da düzenlenen bir ekonomik forumda, iş insanları ve ekonomistler, hükümeti daralan ekonomi nedeniyle sert bir dille eleştirdi. Bir traktör üreticisinin başkanı Vladimir Bogalev, “Üst düzey yöneticiler, sahadaki gerçeklikten tamamen kopmuş durumda” dedi. Ekonomist Robert Nigmatulin ise, Rusya’nın Çin’in gerisinde kaldığını ve enflasyonun ekonomik büyümeyi geride bıraktığını belirtti.

Rusya Komünist Partisi’nin lideri Gennady Zyuganov, parlamentoda yaptığı konuşmada, sorunların çözülmemesi halinde “ekonomik çöküşün kaçınılmaz” olacağı uyarısında bulundu. Yaptırımlar ve yüksek askeri harcamalar, enflasyonu artırırken, merkez bankası faiz oranlarını %20’nin üzerine çıkarmak zorunda kaldı. Faiz oranları daha sonra %14,5’e çekilmiş olsa da, ekonomistler “aşırı soğuma” ve resesyon riskine dikkat çekiyor.

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, ülkenin rezervlerinin “büyük ölçüde tükendiğini” ifade etti. Putin de ekonominin sorunlu olduğunu kabul ederek, merkez bankası ve hükümetten büyümedeki yavaşlamayı açıklamalarını istedi.

Petrol gelirlerine bağımlı olan Rus ekonomisi, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın petrol fiyatlarını yükseltmesi sayesinde bir miktar nefes aldı. Ancak ekonomistler, bütçenin dengelenmesi için fiyatların uzun süre yüksek kalması gerektiğini belirtiyor. Öte yandan, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rus limanları ve rafinerilerine yönelik artan saldırıları, Rusya’yı günlük 300 bin ila 400 bin varil petrol üretim kesintisine zorladı.

Toplumda ise, vatandaşların temel harcamalarını kısmak zorunda kalması ve internet kısıtlamalarının günlük yaşamı etkilemesiyle birlikte ayrışmalar belirginleşiyor. Berlin merkezli Carnegie Russia Eurasia Center’da kıdemli araştırmacı olan Tatyana Stanovaya, “Memnuniyetsizlik çok güçlü. Uzayan savaş ve finansal sıkıntılar var” dedi. Stanovaya, “İnsanlar artık daha cesur şekilde konuşmaya başlıyor” ifadesini kullandı.

Bir zamanlar Rusya’nın en zengin iş insanı olan Mihail Hodorkovski, savaşın başlangıcındaki vatansever coşkunun dağıldığını belirterek, “Savaş çok uzun sürdü ve ortada net bir değişim yok” dedi. Bazı kesimler için Trump’ın İran’a karşı savaşa girme kararı, Putin’in Ukrayna’daki savaşını meşrulaştıran bir unsur olarak görülüyor.

Bu tablo karşısında, internet kısıtlamaları nedeniyle umutsuzluk artarken, Sovyet dönemine dair güçlü anılar yeniden canlanıyor. 53 yaşındaki lojistik yöneticisi Tatyana, “Bir zamanlar Demir Perde’nin arkasında yaşadık ve bunun bir daha olmayacağını düşünüyorduk. Ama aslında oldu. Şimdi dijital bir Demir Perde var” dedi.

46 yaşındaki satış müdürü Irina ise, “İş açısından baktığımda durum tam bir kaos. Satışlar düştü, insanların parası giderek azalıyor, alışveriş merkezlerinde çok daha az insan var, fiyatlar iki katına çıktı” şeklinde konuştu. 19 yaşındaki öğrenci Igor, artan umutsuzluğu, “Genel olarak ben ve tanıdığım insanlar hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair tam bir umutsuzluk hissediyoruz” sözleriyle özetledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu