Gelişen Piyasalarda Mart’ta 70 Milyar Dolarlık Fon Kaçışı

Mart ayında gelişen piyasalardan 70,3 milyar dolarlık fon kaçışı gerçekleşti. Yatırımcılar, jeopolitik riskler nedeniyle piyasaları terk etti.

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından açıklanan verilere göre, Mart ayında gelişen piyasalardan toplamda 70,3 milyar dolarlık bir sermaye çıkışı gerçekleşti. Bu durum, Mart 2020’den bu yana kaydedilen en büyük aylık fon kaçışı olarak öne çıkıyor. Jeopolitik gerginlikler, özellikle de İran’daki savaş, yatırımcıların risk alma iştahını önemli ölçüde azalttı.

Mart ayı, gelişen piyasalarda sert bir satış dalgasının yaşandığı bir dönem oldu. IIF verilerine göre, bu ay içerisinde hem hisse senedi hem de tahvil piyasalarında önemli satışlar meydana geldi. Bu durum, yatırımcıların algısında ani bir bozulma yaşandığını gösteriyor. IIF, bu durumu ‘büyük bir jeopolitik şok sonrası rejim değişimi’ olarak tanımladı.

Hisse senedi piyasalarındaki çıkışlar, toplam 56 milyar doları buldu ve bu, son 20 yılın en büyük aylık çıkışı olarak kaydedildi. Bu durum, yatırımcı güveninin ne kadar hızlı bir şekilde erozyona uğradığını gözler önüne seriyor.

Asya piyasaları, bu satışların merkezinde yer aldı. Yılın başında güçlü girişlerin yaşandığı Asya, Mart ayında sert çıkışlara sahne oldu. IIF ekonomistlerinden Jonathan Fortun, yüksek petrol fiyatları ve teknoloji hisselerinde yeniden pozisyonlanmanın bölgeyi daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.

İran savaşı, piyasalardaki bu ani dönüşün başlıca tetikleyicisi oldu. Şubat ayının sonlarında başlayan savaşın ardından petrol fiyatları %50 artarak 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Bu gelişme, küresel risk iştahını ciddi şekilde zayıflattı.

Önceki dönemlerde güçlü bir performans sergileyen gelişen piyasalar, Mart ayında sermaye çıkışları hızlanırken borçlanma piyasalarında da yavaşlama görüldü. Örneğin, Güney Kore’deki piyasa, yılın ilk iki ayında %50 yükselmesine rağmen savaş sonrası kazanımlarının üçte birini geri verdi.

IMF’ye göre, gelişen ekonomiler giderek daha fazla dış finansmana bağımlı hale geliyor. Hedge fonlar, emeklilik fonları ve sigorta şirketleri bu ülkelerin finansmanında önemli bir rol oynuyor. Ancak bu durum, kriz dönemlerinde ani çıkış riskini artırıyor.

Tahvil piyasaları, hisse senetlerine kıyasla daha az etkilendi ve tahvil çıkışları 14,2 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bazı bölgelerde ise pozitif ayrışmalar görüldü; örneğin, Çin 2,5 milyar dolar, Latin Amerika ise 1,4 milyar dolar hisse girişi yaşadı.

Jonathan Fortun, mevcut durumun henüz tam anlamıyla bir finansman krizine işaret etmediğini, ancak jeopolitik risklerin devam etmesi halinde durumun kötüleşebileceğini vurguladı. Hafta sonunda gelen ateşkes haberleri, piyasalarda bir toparlanma sağladı ve MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi haftalık bazda %7,4 oranında yükseldi.

Petrol fiyatlarının 95 doların altına gerilemesi, enflasyon endişelerini azaltarak piyasalara nefes aldırdı. ABD’de açıklanan enflasyon verileri de doları zayıflatırken, gelişen ülke para birimlerini destekledi. Orta Doğu’daki gerilimin azalmasıyla yatırımcılar yeniden gelişen piyasalara yönelmeye başladı. Hafta içinde gelişen piyasa hisse fonlarına 3,5 milyar dolar giriş oldu, ancak tahvil fonlarından çıkışlar devam etti.

Teknoloji hisseleri, toparlanmada önemli bir rol oynadı. TSMC hisseleri güçlü bilanço sonrası yükselirken, Latin Amerika piyasaları 2014’ten bu yana en yüksek seviyelere ulaştı. Citigroup analistleri, İran krizinin çözülmesi durumunda yatırımcıların yeniden hisse senetlerine yönelmek zorunda kalabileceğini belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu