Mevduat Faizleri Yükselişe Geçti: Yeni Dönem Başlıyor

Merkez Bankası’nın müdahaleleri, mevduat faizlerini etkileyerek yeni bir dönemi başlattı. Faiz oranları yüzde 40’ı geçti.

ŞEBNEM TURHAN

Son dönemdeki uluslararası gelişmeler, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eylemleri, Türkiye’nin Merkez Bankası’nın faiz politikalarını etkiledi. Merkez Bankası’nın fonlama faizini yüzde 40’a çıkarması ve bankacılık sektöründe 1 trilyon lirayı aşan bir likidite açığı oluşması, mevduat faizlerinin yükselmesine sebep oldu. Bu durum, hem bireysel hem de ticari mevduatlarda faiz oranlarının yüzde 40’ın üzerine çıkmasına yol açtı. Savaş süresince mevduat faizlerinde kaydedilen artış ise yaklaşık 4 puanı buldu.

Merkez Bankası, savaşın başlamasıyla birlikte haftalık repo ihalelerine ara vererek, politika faizi üzerinden piyasayı fonlamaya yöneldi. Bu süreçte, 5 Mart’tan itibaren ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yüzde 40 seviyesinde sabitlendi. Merkez Bankası’nın verilerine göre, 30 Mart itibarıyla piyasalardaki likidite açığı 1 trilyon lirayı aştı. Ayrıca, para arzını kontrol altına almak amacıyla, deprem bölgesi ve ticari kredilerdeki zorunlu karşılık muafiyetleri kaldırıldı. Likidite sıkıntısı çeken bankalara yönelik olarak ise Merkez Bankası, döviz karşılığı TL swap işlemlerine yeniden başladı.

Mart ayı boyunca, mevduat faiz oranları sürekli bir artış gösterdi. Örneğin, yabancı bir mevduat bankası, mart ayı başında 100 bin liralık mevduata uyguladığı faiz oranını ay sonunda yüzde 41’e yükseltti. Yerli bankalar da benzer şekilde, savaş öncesi yüzde 30 seviyelerinde olan faiz oranlarını, bu hafta itibarıyla yüzde 40,5’e çıkardı. Ayrıca, 1 milyon lira üzerindeki mevduatlar için bazı bankalar yüzde 41,5 faiz önerirken, vade günü geldiğinde bu oran yüzde 42’ye kadar yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verilerine göre, TL mevduat faiz oranı 26 Mart itibarıyla yüzde 59,6 seviyesine ulaştı. Bankacılık sektörü kaynakları, likidite sıkışıklığı nedeniyle TL mevduat faizlerinde yukarı yönlü ayarlamaların sürdüğünü belirtirken, Merkez Bankası’nın nisan ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında da bu sıkışıklığın devam edeceği öngörülüyor. Yurtiçindeki yerleşiklerin döviz talebinde büyük bir artış gözlemlenmemekle birlikte, altın fiyatlarındaki düşüş, yerli yatırımcıların altın talebinde artışa neden oldu. Bankacılık sektörü, TL mevduat ve para piyasası fonlarından çıkışların altına yöneldiği görüşünü savunuyor.

Mart ayında, Merkez Bankası’nın döviz satışı 44.1 milyar dolara ulaştı. Geçtiğimiz hafta 17.8 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştiren Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervi 22 milyar dolar azalarak 155.5 milyar dolara düştü. Swap hariç net rezerv ise 20.4 milyar dolara geriledi. QNB ekonomistleri, net rezervdeki değişimlerin döviz satışlarıyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Merkez Bankası’nın döviz karşılığı TL swap işlemlerine başlaması, bankaların likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu uygulama, kredi ve faiz tarafındaki dalgalanmaların önlenmesine yardımcı olmayı hedefliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu