İran Ekonomisinde Derin Kriz: Savaşın Etkileri Hissediliyor
İran ekonomisi, ABD’nin ablukası ve savaşın etkileriyle derin bir krizle karşı karşıya. Fiyat artışları ve işsizlik toplumsal gerilimleri artırıyor.
Wall Street Journal’ın aktardığına göre, İran yönetimi, yılın başında artan fiyatlar ve ekonomik sorunlar nedeniyle son yılların en büyük protesto dalgalarıyla karşı karşıya kaldı. Protestoların güvenlik güçleri tarafından sert bir şekilde bastırıldığı ve bu süreçte binlerce kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
ABD’nin uyguladığı deniz ablukası ve savaşın ekonomik yansımaları, İran’daki mali baskıyı daha da artırmış durumda. Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için Tahran üzerindeki baskıyı artırırken, İran’ın petrol gelirlerinde ciddi bir düşüş yaşandığı ifade ediliyor.
Abluka nedeniyle İran’ın petrol ihracatında büyük bir yavaşlama gözlemleniyor. Depolama kapasitesinin dolması nedeniyle bazı petrol kuyularının kapatılması gündeme gelmişken, İranlı yetkililer halkı yakıt, elektrik ve su tasarrufu yapmaları konusunda sıkça uyarıyor. Ekonomik baskının yalnızca petrol terminalleri ve sanayi tesisleriyle sınırlı kalmadığı, günlük yaşamın her alanına yayıldığı belirtiliyor.
Kritik sektörlerin zarar gördüğü ve 1 milyondan fazla kişinin işsiz kaldığı ifade edilirken, İran para biriminin de tarihinin en düşük seviyelerine gerilediği kaydediliyor. Pirinç, et, ekmek ve peynir gibi temel gıda ürünlerinde son haftalarda ciddi fiyat artışları yaşandığı gözlemleniyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ekonomik gerilemenin durdurulması gerektiğini vurgulayarak, “Asıl savaş ekonomik alanda yaşanıyor. Başarısız olursanız ülke başarısız olur” dedi.
Bourse & Bazaar Foundation yöneticisi Esfandyar Batmanghelidj, İran ekonomisinin daha zor bir sürece girdiğini belirtti. Mevcut ekonomik durumun toparlanmasının oldukça güç olabileceğini ifade etti.
Trump yönetiminin ilk hedeflerinden birinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için İran ile bir anlaşma zemini oluşturmak olduğu belirtiliyor. Olası bir anlaşma ile ABD’nin İran limanlarına yönelik baskıyı hafifletebileceği değerlendiriliyor. Ancak İran yönetiminin gelecekteki saldırıları caydırmak ve ABD ile İsrail’in zafer kazandığı izlenimini vermemek istediği ifade ediliyor. Bununla birlikte, ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle Tahran’ın mali rahatlama arayışında olduğu kaydediliyor.
Bir İranlı yetkili, ablukanın ilk dönemlerinde petrol ihracatının ve temel mal ithalatının sürdüğünü, ancak ABD’nin İran gemilerini durdurmaya başlamasıyla durumun ciddi şekilde değiştiğini belirtti. Aynı yetkili, İran’ın savaşı süresiz bir şekilde sürdüremeyeceğini ifade etti.
Ekonomik baskının halk üzerindeki etkileri giderek artıyor. Tahran’da yaşayan 38 yaşındaki bir sanatçı, uzun süreli internet kesintileri nedeniyle işini kaybettiğini anlattı. Günlük yaşam maliyetlerinin hızla yükseldiği ve temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarının dikkat çektiği belirtiliyor. Örneğin, Mart ayında yaklaşık yarım kilo Lighvan peynirinin fiyatı 450 bin tümenken, bugün bu fiyat 800 bin tümene yükseldi.
Vatandaşların ertesi gün aynı ürün için ne kadar ödeme yapacaklarını öngöremedikleri ifade ediliyor. Capital Economics araştırmacıları, İran’ın erişilebilir döviz rezervlerinin savaş öncesi ithalatı en fazla üç ay finanse edebileceğini hesapladı. Analistler, petrol gelirlerinin düşük kalması halinde İran’ın yeni protesto dalgalarıyla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Capital Economics’e göre, İran yönetimi önümüzdeki dönemde askeri ve jeopolitik hedefler ile iç istikrarsızlık riski arasında bir tercih yapmak zorunda kalabilir.
İranlı yetkililerin ekonomik baskıyı artık daha açık bir şekilde dile getirmeye başladığı gözlemleniyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran’ın artık kolay bir şekilde petrol ihraç edemediğini, vergi toplayamadığını ve şirket sorunlarını görmezden gelemediğini ifade etti. İran Petrol Bakanı, saldırıların ardından halka yakıt tasarrufu çağrısında bulunurken, devlet medyasında elektrik, su ve benzin kullanımının azaltılması yönünde sık sık mesajlar yayımlanıyor. Tahran eyaletinin devlet su kurumu sözcüsü Behnam Bakhshi, tüm kamu kurumlarına su tasarrufu ekipmanları kurulması talimatı verildiğini açıkladı. İran hükümet sözcüsü Fatemeh Mohajerani ise sübvansiyon kuponlarının artırılmasının değerlendirildiğini belirterek, hükümetin halkın satın alma gücünü korumak zorunda olduğunu söyledi.
Uzmanlar, İran’ın ağır ekonomik baskıya rağmen dış müzakerelerde önemli kozlarını korumaya devam ettiğini ifade ediyor. Tahran yönetiminin, çatışmaların yeniden başlaması durumunda ABD’ye, bölge ekonomilerine ve küresel enerji piyasalarına ciddi maliyet yükleyebileceğini gösterdiği belirtiliyor. Batmanghelidj, İran’ın savaş sürecinde ekonomik acının bir kısmını dış dünyaya yansıtmanın yolunu bulduğunu ifade etti.




