Endüstriyel Üretimde Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi Vurgusu

Endüstriyel üretimde sürdürülebilirlik, uzun vadeli değer yaratımının merkezinde yer alıyor. CEO’lar, yapay zekanın rolünü vurguluyor.

2025 Endüstriyel Üretim Sektörü CEO Öngörüleri raporu, endüstriyel üretim alanında sürdürülebilirliğin artık sadece bir düzenleme gerekliliği değil, aynı zamanda uzun vadeli değer yaratımının temel bir unsuru olarak kabul edildiğini ortaya koyuyor. CEO’lar, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş sürecinde inovasyon ve işbirliklerini hızlandırırken, yapay zekanın bu süreçteki önemine de dikkat çekiyor.

Küresel endüstriyel üretim sektörü, son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gerginlikler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler, enerji ve hammadde maliyetlerindeki dalgalanmalar ile tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar, üretim modellerini, yatırım kararlarını ve liderlik önceliklerini köklü bir şekilde yeniden şekillendiriyor. KPMG, bu dönüşüm ortamında endüstriyel üretim sektörünün karşılaştığı yapısal değişimleri ve liderlerin stratejik önceliklerini belirlemek amacıyla 2025 Endüstriyel Üretim ve Otomotiv CEO Bakışı raporunu hazırladı.

Rapor, sektördeki CEO’ların %81’inin endüstriyel üretim alanındaki büyüme potansiyeline güven duyduğunu gösteriyor. Bu güvenle birlikte, liderlerin %77’si kendi şirketlerinin büyüme potansiyeli hakkında olumlu bir tablo çiziyor. 2024 yılında %73 olan güven oranı, 2025’te dikkate değer bir artışla %77’ye yükselmiş durumda. Ayrıca, önümüzdeki üç yıl içinde %2,5’in üzerinde kazanç artışı bekleyen liderlerin oranı, 2024’te %52 iken 2025’te %61’e çıkarak dikkat çekici bir artış sergiliyor.

Araştırmaya katılan CEO’ların %63’ü için tedarik zinciri dayanıklılığı, en önemli operasyonel öncelik olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, CEO’ların %51’i tedarik zinciri dayanıklılığı ve operasyonel sürekliliğe yönelik yatırımlarını artırmayı planlıyor. Ayrıca, %49’u önümüzdeki üç yıl içinde şirket alım satım işlemlerinin sektöre etkisinin artacağını öngörüyor; bu oran 2024’te %45’ti.

Şirketler, özellikle savunma ve enerji gibi hızlı büyüme potansiyeline sahip alanlara yönelerek faaliyetlerini çeşitlendirmeyi ve yeni dijital yetkinlikler kazanmayı hedefliyor. Sektördeki en büyük zorluklar arasında ise %83 ile enflasyon baskısı ilk sırada yer alıyor. Ayrıca, teknoloji altyapısına ilişkin maliyetlerin (%79) ve yapay zeka için iş gücü hazırlığının (%74) sektöre önemli etkileri olacağı öngörülüyor.

Rapora göre, endüstriyel üretim sektöründeki CEO’ların %68’i yapay zekayı en önemli yatırım önceliği olarak belirtiyor; bu oran geçen yıl %57’ydi. Liderlerin %70’i, önümüzdeki bir yıl içinde bütçelerinin %10 ila %20’sini yapay zekaya ayırmayı planlıyor. CEO’ların %63’ü, yapay zeka yatırımlarının geri dönüşünü bir ila üç yıl içinde almayı bekliyor. Katılımcıların %22’si, yapay zeka uygulamalarının en büyük faydasının verimlilik ve üretkenlik artışı olacağını düşünüyor. Sektördeki liderlerin %33’ü ise, yapay zeka yeteneklerini çekmek ve elde tutmakta en büyük zorluğun mevcut beceriler ile ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasındaki farkı kapatmak olduğunu ifade ediyor.

Günümüz iş dünyasının karmaşıklığı ve belirsizliği, CEO rolünün köklü bir dönüşüm geçirmesini zorunlu kılıyor. CEO’luk, artık yalnızca operasyonel ve finansal süreçleri yönetmekle sınırlı bir görev olmaktan çıkıyor; stratejik çeviklik, kurumsal dayanıklılık ve büyük ölçekli dönüşümlere liderlik etme yetkinliği gerektiren bir rol haline geliyor. Endüstriyel üretim sektöründeki CEO’ların %48’i, son beş yılda rollerinin artan karmaşıklıkla birlikte önemli ölçüde değiştiğini belirtiyor. Günümüzün öngörülemez ortamında en temel liderlik yetkinlikleri ise riskleri belirleme ve yönetme (%29), çeviklik ve hızlı karar verme (%24) ile stratejik öngörü (%23) olarak sıralanıyor.

Araştırma, endüstriyel üretim sektöründe sürdürülebilirliğin artık sadece bir düzenleme gerekliliği değil, uzun vadeli değer yaratımının temel unsurlarından biri olarak görüldüğünü vurguluyor. CEO’ların %74’ü, sürdürülebilirliğin iş stratejilerinin merkezine yerleştiğini ifade ederken, %36’sı sürdürülebilirlik maliyetlerini ve yatırım geri dönüşünü tüm büyük sermaye kararlarına entegre ettiklerini belirtiyor.

Döngüsel ekonomi yaklaşımı, atık ve emisyonların azaltılması, ürün ve malzemelerin kullanım süresinin uzatılması ve kritik tedarik bağımlılıklarının azaltılması açısından sektör için önemli fırsatlar sunuyor. CEO’lar, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş sürecinde inovasyon ve işbirliklerini hızlandırırken, yapay zekanın da bu dönüşümde önemli bir rol üstleneceğini vurguluyor. Endüstriyel üretim CEO’larının %81’i, yapay zekanın emisyonların azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacağını düşünüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu