Hürmüz Boğazı Krizi, Avrupa’daki Turizm Planlarını Etkiliyor

Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik, Avrupa’da seyahat planlarını olumsuz etkiliyor. Turizm sektörü ‘dur, bekle’ moduna geçti.

Hürmüz Boğazı’nda ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmalar, Avrupa’nın enerji kaynakları üzerinde büyük bir etki yaratırken, seyahat etmeyi planlayanlar da belirsizlik nedeniyle duraksama dönemine girdi. Profesyonel Otel Yöneticileri ve İşletmecileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, turizm sezonunun bir ay gecikmeli açılmasının sebeplerini ve savaşın etkilerini değerlendirdi.

Saatçioğlu, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının Avrupa ve Türkiye ekonomileri üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı’nın kapanması, Avrupa’yı daha fazla etkiliyor. Bu da oradaki çalışanların iş durumlarını sorgulamasına neden oluyor. Dolayısıyla insanlar, erken rezervasyon yapmaktan kaçınıyor ve ‘dur, bekle’ moduna geçiyorlar,” dedi. Enerji fiyatlarının Avrupa’da yükselmesine karşın Türkiye’de daha az artış gösterdiğini belirten Saatçioğlu, Hürmüz Boğazı’nın en kısa sürede açılmasını umduklarını ifade etti. Enerjinin, rafinerilerde uçak yakıtına dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Saatçioğlu, “Bu süreç zaman alıyor. Hem Türkiye hem de Avrupa, mevcut yakıt rezervlerinden yararlanmaya başladı ve önlemler almaya yöneldi. Özellikle İngiltere ve Almanya, kısa mesafeli uçuşları iptal etmeye başladı. Yüzlerce uçuş iptal edildi çünkü yakıt fiyatları arttı ve uçuşların verimli doluluğu sağlanamıyor,” şeklinde konuştu.

Enflasyon ve Ekonomik Zorluklar

Saatçioğlu, sektörün en büyük sorunlarından birinin enerji fiyatları olduğunu belirterek, “Umarım bu sorun en kısa zamanda çözülür. Hürmüz Boğazı’na barış sağlansa bile bunun ekonomiye olumlu yansıması iki buçuk, üç ayı bulur. Ancak Türkiye’de maliyetler, hem yakıt hem de personel açısından artmaya devam ediyor. Enflasyonu istediğimiz seviyeye getiremedik ve savaşın etkisiyle bu çabalarımız boşa gitti,” dedi.

İç Pazarın Önemi

Turizm sektöründe istenilen doluluk oranlarına ulaşılamaması durumunda fiyat indirimlerinin kaçınılmaz hale geleceğini belirten Saatçioğlu, “Eğer arzu ettiğimiz doluluk oranlarına ulaşamazsak, turizmciler indirim yapmak zorunda kalacak. Ancak bu indirimlerin son kullanıcıya yansıması belirsiz. İç pazar, her zaman bizim için önemli bir destek oldu. Pandemi döneminde de bunu gördük. Şu an sezonu iç pazarla açıyoruz. Geçmişte 15 Nisan’da başlayan turizm sezonu, bu yıl 15 Mayıs’a kaydı. Bu nedenle bölgede ciddi bir talep var ve bu yıl iç pazarın yılı olacak,” ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu