Tahvil Piyasasında Değişim, Wall Street Göz Ardı Ediyor

Tahvil piyasasında yaşanan değişim, Wall Street tarafından göz ardı ediliyor. Ekonomik riskler ve artan harcamalar dikkat çekiyor.

SOSYAL MEDYADA BİZE-BÜLTENR360 kurucusu Charlie Garcia, ABD borsalarının tahvildeki riski görmezden geldiğini belirtti. Garcia, “Bir kurtarıcı gelmiyor” diyerek ABD Merkez Bankası’nın enflasyon karşısında felç olduğunu vurguladı.

ABD tahvil piyasası, Washington’un göz ardı ettiği enflasyon sorununu fiyatlayarak ekonomiye yönelik ciddi bir uyarı sinyali veriyor. Bu değerlendirme, 100 milyon dolar ve üzeri net servete sahip bireyler ile aileler için kurulan R360 organizasyonunun kurucusu ve yönetici ortağı Charlie Garcia’ya ait. Garcia, MarketWatch’taki yazısında Amerikan borsalarının tahvil faizlerinde oluşan ciddi riskleri görmezden geldiğini vurguluyor.

Garcia’ya göre, tahvil ve hisse senedi yatırımcıları mevcut ekonomik tabloya tamamen zıt yönlerden bakıyor. MacroMavens analisti Stephanie Pomboy’un hazırladığı bir grafiğe atıfta bulunan ünlü borsa uzmanı, piyasanın son üç yıldır ABD Merkez Bankası’nın (Fed) düzenli olarak faiz indirimine gideceğini fiyatladığına dikkat çekiyor. Ancak Garcia, bu beklentinin geçtiğimiz hafta itibarıyla tersine döndüğünü belirtiyor.

Dünyanın en büyük sermaye havuzu olan ABD tahvil piyasası, Mart 2023’teki Silicon Valley Bank (SVB) iflasından bu yana ilk kez yön değiştirdi. Garcia, piyasanın artık faizlerin düşmesini değil, yükselmesini beklediğini belirterek bu tabloyu “Bir kurtarıcı gelmiyor” sözleriyle yorumladı.

10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisinin nispeten kısa bir sürede %4,6 seviyesinin üzerine çıktığına dikkat çeken borsa uzmanı, bu hızlı yükselişi ABD hükümetinin kontrolsüz bütçe harcamalarına bağlıyor. Garcia, ABD hükümetinin mali açıdan “meteliksiz” olduğunu vurgulayarak, milyarlarca dolarlık verimsiz altyapı ve savunma harcamalarının bütçeyi ağır bir yük altına soktuğunu söyledi.

ABD’de Üretici Fiyat Endeksi’nin (ÜFE) yıllık %6, Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) ise %3,8 ile son üç yılın zirvesine çıktığını hatırlatan Garcia’ya göre, dünyanın en büyük ekonomisinin artık para basarak bu sorundan sıyrılabilme yolu kapandı. Artan benzin fiyatlarının da enflasyonu yukarı çektiğini belirten yazar, Fed’in bu zorlu koşullar altında temkinli davranmadığını, aksine “felç olduğunu” iddia ediyor.

Garcia’ya göre bu felç hâlinin arkasında ekonomi yönetimindeki siyasi tablo da yatıyor. Ünlü borsa uzmanı ayrıca ABD Senatosu’ndan kıl payı onayla geçen yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’a da dikkat çekti. Garcia, ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya üzerinden kurduğu baskıya ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in ağırlığına dikkat çekerek para politikasını belirleyen Fed yönetiminin etkisinin zayıfladığını belirtiyor.

ABD borsaları her ne kadar rekor seviyelerde işlem görse de ünlü borsa uzmanı reel ekonomideki ve kredi piyasalarındaki çatlakların derinleştiğini savunuyor. Nisan ayında ABD’de kurumsal iflas başvurularının bir önceki yıla göre %42, küçük işletme iflaslarının ise %46 oranında arttı. Kredi kartı borç gecikmeleri ise “2008 Küresel Finans Krizi” dönemi seviyelerine ulaştı. Düşük kredi notuna sahip tüketicilerin otomobil hacizleri 2009’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Tüm bu verilere dikkat çeken yazar, Amerikan tüketicisinin ekonomik olarak dirençli olmadığını, tam aksine “tükendiğini” ifade ediyor.

Hisse senedi ve kredi piyasaları arasındaki bu belirgin ayrışmaya dikkat çeken Garcia, şirket tahvillerindeki satış baskısını da hatırlatarak, “Kredi ve hisse senedi piyasaları bu kadar net bir şekilde anlaşmazlığa düştüğünde, kredi piyasası beş durumun dördünde haklı çıkar” değerlendirmesinde bulundu.

Fed’in önünde üç zorlu patikası olduğunu belirten Garcia, bankanın %60 ihtimalle faizleri sabit tutacağını, %25 ihtimalle artıracağını ve sadece %15 ihtimalle indireceğini öngörüyor. Yazar, bu senaryoların tamamının doların değer kaybetmesine neden olacağını savunarak, kendi yatırımlarını altın, gümüş, Bitcoin, emtia ve küresel krizlerden olumlu etkilenmesini beklediği savunma ve enerji şirketleri (Canadian Natural Resources, Exxon Mobil, Chevron, Cheniere Energy) üzerine kurduğunu açıkladı. Tahvil piyasasında ise uzun vadeli risklerden kaçınan Garcia, “ABD hükümetine 30 yıl yerine 2 yıllığına borç vermeyi tercih ederim” ifadelerini kullandı.

Ünlü borsa uzmanı son olarak Warren Buffett’ın şirketi Berkshire Hathaway’in mayıs ayı başında açıkladığı 397 milyar dolarlık rekor nakit rezervine de işaret etti. Tahvil piyasasının mevcut hareketliliğine dikkat çeken Garcia, Berkshire’ın bu devasa nakit birikiminin olası bir piyasa çöküşü için hazır bekletildiğini düşünüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu