Gastrodiplomasi İnisiyatifi Türkiye’nin yeni gücü oldu

Gastrodiplomasi İnisiyatifi, Anadolu mutfağını kültürel diplomasi ve ülke markası perspektifiyle dünyaya taşımak için çalışmalarına başladı.

Türkiye’nin binlerce yıllık Anadolu mutfak kültürünü uluslararası alanda daha görünür kılmayı amaçlayan Gastrodiplomasi İnisiyatifi kuruldu. Marka stratejisti ve Gastro TV Kurucusu Hakan Kural’ın öncülüğünde oluşturulan yapı, gastronomiyi kültürel diplomasi, turizm, uluslararası tanıtım ve ülke markası açısından ele alacak.

Son olarak Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinde servis edilen yemeklerle gündeme gelen gastrodiplomasi, ülkelerin kültürlerini ve yaşam biçimlerini dünyaya anlatmasında etkili bir yumuşak güç unsuru olarak değerlendiriliyor. Gastrodiplomasi İnisiyatifi de Türkiye’nin mutfak mirasını bu anlayış çerçevesinde daha sistemli biçimde tanıtmayı hedefliyor.

Gastronomi sektörünün yanı sıra akademi, kültür, iletişim, uluslararası ilişkiler, turizm, tarım ve sürdürülebilirlik alanlarından uzmanları bir araya getiren girişim; Türk mutfağı ve kültürel miras, gastronomi diplomasisi, markalaşma, dijital iletişim, bilim ve inovasyon, sağlıklı ve sürdürülebilir gıda, küresel gıda erişimi ile tarım ve doğal kaynak yönetimi başlıklarında çalışmalar yürütecek.

Farklı disiplinlerden uzmanlar bir araya geldi

İnisiyatif, oluşturulacak çalışma grupları aracılığıyla ulusal ve uluslararası projeler geliştirmeyi, yeni iş birlikleri kurmayı ve Türkiye’nin gastronomi alanındaki birikimini küresel ölçekte daha etkili biçimde anlatmayı planlıyor. Kurucu yapı ve çalışma gruplarında Şef Araz Aknam, Prof. Dr. Derya Aydıner, Prof. Dr. Osman Arayıcı, Prof. Dr. Osman Can Ünver, Şef Rüştü Ekmen, Şef Haldun Tüzel, Süleyman Tarakçı, Prof. Dr. Saadet Aytıs, Yeşim Kaya, Merve Kılıç, Dr. Yavuz Dizdar, Bekir Kaya, Celal Uysal ve Nedim Özkan yer aldı.

Çalışma ağının önümüzdeki dönemde farklı uzmanlık alanlarından yeni isimlerin katılımıyla genişletilmesi bekleniyor. Girişim ayrıca faaliyetlerini kalıcı bir yapıya kavuşturmak amacıyla dernekleşme hazırlıklarını sürdürüyor.

“Türkiye’nin en güçlü hikâyelerinden biri sofrası”

Gastrodiplomasi İnisiyatifi Kurucusu Hakan Kural, ülkeler arasındaki rekabetin artık yalnızca ekonomik güçle sınırlı olmadığını belirtti. Kural, kültürünü, yaşam tarzını ve hikâyesini etkili biçimde anlatabilen ülkelerin uluslararası alanda daha güçlü bir konum elde ettiğini ifade ederek Türkiye’nin ürün çeşitliliği, üretim kültürü ve farklı coğrafyalarıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Kural, amaçlarının yalnızca Türk yemeklerini tanıtmak olmadığını, gastronomi mirasını Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkı sağlayacak stratejik bir güce dönüştürmek istediklerini belirtti. Türkiye’nin dünyaya anlatabileceği en güçlü hikâyelerden birinin sofrası olduğunu vurguladı.

Uluslararası zirve için hedef 2027

Gastrodiplomasi İnisiyatifi’nin kurumsal yapılanmasını Ekim 2026’da tamamlaması ve özel bir lansmanla yeni dönem çalışmalarını duyurması planlanıyor. Dernekleşme sürecinin tamamlanmasının ardından kamuoyuna ve uluslararası paydaşlara yönelik faaliyetlerde “Gastrodiplomasi İnisiyatifi” adı kullanılmaya devam edecek.

Girişim, 2027 yılında Uluslararası Gastrodiplomasi Zirvesi düzenlemeyi hedefliyor. Farklı ülkelerden uzmanların, şeflerin, akademisyenlerin ve sektör temsilcilerinin katılması planlanan zirvenin Türkiye’de gerçekleştirilmesi öngörülüyor. “Gastrodiplomat” yapılanması kapsamında ise çeşitli disiplinlerden uzmanların katkısıyla ulusal ve uluslararası projeler hazırlanması amaçlanıyor.

İnisiyatifin bu çalışmalarla Türkiye’nin gastronomi üzerinden dünyayla kurduğu kültürel, ekonomik ve toplumsal ilişkileri güçlendirmesi bekleniyor. Gastronomi, son yıllarda ülkelerin kültürel diplomasi ve uluslararası tanıtım stratejilerinde daha merkezi bir rol üstleniyor.

Kurucu üyelerden değerlendirmeler

Kamu diplomasisi uzmanı Prof. Dr. Osman Can Ünver, ülkelerin uluslararası itibarının siyasi ve ekonomik güç kadar kültürel değerlerini anlatma kapasitesine de bağlı olduğunu belirtti. Gastronominin etkili kamu diplomasisi araçlarından biri olduğunu söyleyen Ünver, Gastrodiplomasi İnisiyatifi’nin Türkiye’nin potansiyelini kurumsal bir anlayışla uluslararası platformlara taşıyacağını ifade etti.

TURGİD Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Tarakçı, Türk mutfağının dünyada hak ettiği konuma ulaşmasının yalnızca sektörün değil, Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Tarakçı, Sayın Emine Erdoğan’ın Türk mutfağı ve gastrodiplomasiye yönelik ilgisinin alandaki farkındalığı artırdığını belirterek girişimin kamu, özel sektör ve sivil toplum arasında köprü kurabileceğini söyledi.

Şef Araz Aknam, bir mutfağın uluslararası alanda tanınmasının tariflerin ötesinde hikâye, kültür ve sürdürülebilir üretim anlayışı gerektirdiğini kaydetti. Aknam, Türk mutfağının bu zenginliğe sahip olduğunu ve girişimin mirası uluslararası standartlarda anlatabilecek bir platform oluşturabileceğini ifade etti.

Gastronomi araştırmacısı Şef Haldun Tüzel, Anadolu’nun binlerce yıllık birikiminin yalnızca korunacak bir miras değil, geleceğe aktarılması gereken stratejik bir değer olduğunu söyledi. Tüzel, oluşumun yerel bilgiyle küresel bakışı aynı zeminde buluşturacağını belirtti.

Kurumsal dönüşüm danışmanı Yeşim Kaya ise kültürel bir değeri küresel güce dönüştürmek için güçlü bir hikâyenin yanı sıra sürdürülebilir yapı ve farklı disiplinlerin ortak aklına ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. Kaya, Gastrodiplomasi İnisiyatifi’nin bütüncül yaklaşımını en önemli avantajlarından biri olarak değerlendirdi.

Dr. Yavuz Dizdar da gastronominin yalnızca lezzetten ibaret olmadığını; üretim biçimi, tarım politikaları, sağlıklı beslenme ve toplum sağlığıyla doğrudan bağlantılı bulunduğunu belirtti. Dizdar, gastronomiye bilimsel açıdan yaklaşılmasının girişimin çalışmaları açısından önemli olduğunu vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu