Goldman Sachs: Metal Piyasalarında Yükseliş Beklentisi

Goldman Sachs, artan jeopolitik riskler nedeniyle metal fiyatlarının yükselebileceğini öngörüyor. Altın ve bakırda dikkat çeken tahminler var.

Goldman Sachs’ın 2026 emtia görünüm raporuna göre, artan jeopolitik riskler ve makroekonomik belirsizlikler, yatırımcıları sert varlıklara yönlendirmekte. Banka, altının Aralık 2026’da 5.400 dolar/ons seviyesine ulaşabileceğini öngörürken, bakır için uzun vadeli hedefini 15.000 dolar/ton olarak belirliyor. Petrol piyasasında ise arz fazlası baskısının devam etmesi bekleniyor. Deutsche Bank da bakırda rekor seviyeler öngörmekte, ancak petrol fiyatlarının zayıf kalacağına dikkat çekiyor.

Goldman Sachs’ın yayımladığı rapor, 2026 yılına dalgalı bir başlangıç yapan emtia piyasalarında yeni bir yükseliş dalgasının habercisi olabileceğini ifade ediyor. Raporda, jeopolitik riskler, ABD-Çin rekabeti, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve küresel büyüme endişeleri gibi faktörlerin yatırımcıları altın ve bakıra yönlendirdiği belirtiliyor. Banka, değerli ve endüstriyel metallerin enerji emtialarına kıyasla daha güçlü performans sergileyeceğini öngörüyor.

Goldman Sachs, altın için 2026 hedefini 5.400 dolar/ons olarak belirledi. Rapor, altını “parasal değer kaybına ve jeopolitik risklere karşı bir sigorta” olarak tanımlıyor. Banka analistleri, ABD özel sektör portföylerinde altın payındaki her 1 baz puanlık artışın fiyatlarda yaklaşık %1,5’lik bir yükseliş yaratabileceğini ifade ediyor. Mevcut durumda, ABD portföylerinde altın ETF’lerinin payı yalnızca %0,2 seviyesinde. Bu oran, yukarı yönlü potansiyelin henüz tam anlamıyla kullanılmadığını gösteriyor. Yüksek kamu borcu, siyasi belirsizlik ve merkez bankası politikalarına yönelik tartışmalar, altına olan talebi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Bakır ise endüstriyel metaller arasında öne çıkmakta. Goldman Sachs, 2026’nın dördüncü çeyreğinde bakır fiyatlarının 11.200 dolar/ton civarında dengelenmesini beklese de, 2035 için 15.000 dolar/ton uzun vadeli hedefini koruyor. Raporda dikkat çeken başlıklar arasında arz kısıtları, ABD’nin stratejik rezerv oluşturma planları ve yapay zekâ ile enerji dönüşümünün bakır talebini artıracağı yer alıyor.

Petrol piyasasında ise görünüm daha zayıf. Goldman Sachs, 2026’da günlük 2 milyon varili aşan bir arz fazlası öngörüyor. Bu senaryoda Brent petrolün yıl sonunda 54 dolar/varil seviyesine gerileyebileceği tahmin ediliyor. Ancak banka, jeopolitik risk priminin ve olası arz kesintilerinin fiyatlarda 9-15 dolar arasında yukarı yönlü sapmalara neden olabileceğini de vurguluyor. Petrol piyasasında OPEC+ üretim politikaları, ABD kaya petrolü üretimi ve küresel büyüme hızı belirleyici olmaya devam edecek.

Deutsche Bank, 2026’da bakır fiyatlarının ortalama 12.125 dolar/ton seviyesinde gerçekleşmesini ve ikinci çeyrekte 13.000 dolar/ton ile zirve yapmasını bekliyor. Yükselişi destekleyen faktörler arasında yapay zekâ yatırımları ve 2025’te yaşanan üretim aksamaları yer almakta. Ancak Çin’de yüksek fiyatlara bağlı olarak iç talepte yavaşlama riski bulunuyor.

Çin, 2026’da emtia piyasalarının ana belirleyicilerinden biri olmaya devam edecek. Demir cevheri fiyatlarının 2026 genelinde ortalama 102 dolar/ton seviyesinde dengelenmesi bekleniyor. Çin’de gayrimenkul sektöründeki zayıflık çelik talebini baskılarken, elektrikli araç ve yenilenebilir enerji üretimi bu düşüşü kısmen telafi ediyor.

Goldman Sachs’a göre yatırımcıların metallere yönelmesinin üç temel nedeni bulunuyor: Piyasa büyüklüğü, arz esnekliği ve depolama avantajı. Metal piyasaları daha küçük olduğu için sınırlı sermaye girişleri bile fiyatlarda büyük sıçramalara yol açabiliyor. Ayrıca, enerji üretimi daha hızlı artırılabilirken, maden üretimi yıllar alıyor. Metallerin depolanması daha kolay ve vadeli piyasalarda taşıma maliyeti daha düşük.

Deutsche Bank Doğal Kaynaklar Finansmanı Küresel Başkanı Yann Ropers, ABD ve Avrupa’nın Çin’e bağımlılığını azaltma stratejisinin emtia finansmanını dönüştürdüğünü belirtiyor. Savunma sanayii, enerji dönüşümü ve dijital altyapı için kritik minerallere erişim artık yalnızca ekonomik bir mesele değil, stratejik bir güvenlik meselesi haline gelmiş durumda. 2026’nın parçalanmış küresel ticaret düzeni, artan kaynak milliyetçiliği ve yüksek jeopolitik volatilite ile karakterize olacağı öngörülüyor.

Goldman Sachs, yatırımcıların sert varlıklara yönelmesinin özellikle bakır gibi metallerde fiyatları fiziksel arz-talep dengelerinin ötesinde daha uzun süre yüksek tutabileceği uyarısında bulunuyor. Altın ve bakır için yükseliş senaryosu güçlenirken, petrol piyasası arz fazlası baskısıyla daha temkinli bir görünüm sergiliyor. 2026, küresel yatırımcıların enerji yerine metalleri tercih ettiği bir kırılma yılı olabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu