Türk Armatörlerden Hürmüz Boğazı Üzerine Kritik Uyarı
Türk armatörler, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik risklerine dikkat çekerek deniz trafiğinin normalleşmesi için parametrelerin netleşmesi gerektiğini vurguladı.
Orta Doğu’daki jeopolitik gerginlikler ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik tehditleri, küresel deniz ticaretinde belirsizlikleri artırırken, armatörler geçiş kararlarını sürekli olarak gözden geçiriyor. Kaptanoğlu Denizcilik’in yöneticisi ve BIMCO’nın eski başkanı Şadan Kaptanoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Körfez’deki deniz ticaretine yönelik siyasi risk sigortası sağlanması talimatını ve gerektiğinde ABD donanmasının tanker gemilerine eşlik edeceğini açıklamasını sektörde dikkatle takip ettiklerini belirtti.
Kaptanoğlu, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin ciddi şekilde aksadığını ve birçok armatörün geçişleri askıya aldığını, bazı gemilerin ise bölgede bekleme pozisyonuna geçtiğini ifade etti. Şirketlerinin bölgede beş tanker bulundurduğunu aktaran Kaptanoğlu, operasyonların günlük risk analizlerine göre planlandığını vurguladı. Ayrıca, GPS sinyallerinin karıştırılması ve AIS verilerinin güvenilirliğindeki sorunların rota takibi ve güvenli geçiş planlamasını zorlaştırdığını kaydetti.
Enerji lojistiği açısından yalnızca denizdeki risklerin değil, terminal operasyonları, tanker bulunabilirliği ve depolama yönetimi gibi unsurların da baskı altında olduğunu belirten Kaptanoğlu, bazı yükleme programlarında gecikmeler ve plan revizyonları yaşandığını dile getirdi. Dünyanın en büyük konteyner hatlarının şu anda Orta Doğu için yeni yük rezervasyonu yapamadığını ifade eden Kaptanoğlu, bu durumun uzaması halinde bölgedeki günlük yaşamın ciddi şekilde etkilenebileceğini söyledi. “Bu sadece enerji değil, her türlü tedarik zincirinde büyük ölçekli aksamalara yol açabilir” diye ekledi.
Kaptanoğlu, sektördeki en kritik unsurun savaş riski sigortası ve sözleşmesel koşullar olduğunu belirterek, savaş riski teminatlarının daralmasının ve ek primlerdeki artış beklentisinin sefer fizibilitesini doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu nedenle armatörler, kiracılar ve sigortacılar arasında ‘savaş riski’, ‘güvenli olmayan liman’ ve maliyet paylaşımı konularının yeniden müzakere edildiğini aktaran Kaptanoğlu, tüm bu koşullar sağlansa bile mürettebat güvenliğinin en önemli unsur olmaya devam ettiğini vurguladı. Bu sebeple bazı seferlerin ertelendiğini ve bazı rotaların uzatıldığını belirten Kaptanoğlu, artan riskin navlun fiyatlarını da yukarı çektiğini kaydetti.
ABD yönetiminin açıkladığı siyasi risk sigortası ve finansal teminat planının sektörde dikkatle izlendiğini belirten Kaptanoğlu, uygulamanın detaylarının henüz netleşmediğini söyledi. Piyasanın başlık değil kapsam, fiyatlama, hasar mekanizması ve operasyonel koordinasyon gibi parametrelerin netleşmesini beklediğini ifade eden Kaptanoğlu, “Bu parametreler netleşmeden sağlıklı bir risk analizi yapılamaz. Risk analizi yapılmadan da deniz trafiği normalleşmez” dedi. Trump’ın önerdiği modelin geçici bir çözüm olabileceğini belirten Kaptanoğlu, bunun etkili olabilmesi için sigorta teminatı ile askeri konvoy korumasının birlikte devreye girmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca bu tür uygulamaların gemi mürettebatının onayıyla yürütülmesinin kritik olduğunu ifade etti.




