ROKETSAN, Savaş Alanlarındaki Gelişmeleri Yakından İzliyor

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, savaş alanlarındaki gelişmeleri ve çıkarılan dersleri paylaştı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, şirketin mevcut savaş alanlarını dikkatle izlediğini ve bu süreçte elde edilen derslerin önemine vurgu yaptı.

Murat İkinci, Kemal Öztürk ile gerçekleştirdiği bir röportajda ROKETSAN’ın stratejik hedefleri ve mevcut durumu hakkında bilgi verdi. Şirketin savaş alanlarındaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten İkinci, Ukrayna-Rusya, Pakistan-Hindistan ve İran-İsrail çatışmalarından elde edilen derslerin önemine dikkat çekti.

Bu çatışmaların her birinin kendine özgü dinamikleri olduğunu ifade eden İkinci, şu açıklamalarda bulundu:

“Suriye’deki iç savaş, Rusya-Ukrayna çatışması ve Pakistan-Hindistan arasındaki kısa süreli çatışma gibi örnekler, farklı savaş ortamlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Özellikle iki nükleer güç arasındaki çatışma, bizim için kritik bir öneme sahip. Ayrıca, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları da bu bağlamda önemli veriler sağladı.”

“Bu savaşları çok dikkatli bir şekilde izliyoruz ancak her birinin kendine özgü özellikleri var. Örneğin, Ukrayna Savaşı, iki ordunun doğrudan çatıştığı bir cephe ortamı sunuyor. Başlangıçta hava araçları ve füzelerle başlayan savaş, zamanla kamikaze dronlar ve uzun menzilli teknolojilere evrildi. FPV dronlar, kara harekâtında hem tehdit hem de saldırı aracı olarak öne çıkıyor.”

“Bu durum, FPV dronların hem tehdit oluşturduğunu hem de saldırı argümanı olarak kullanılabileceğini gösteriyor. Bu bağlamda, yeni ürünlerimizde FPV ve kamikaze dronlara karşı maliyet etkin hava savunma sistemleri geliştirmeye odaklandık. ALKA ve PUSU sistemleri gibi projeler bu çerçevede şekilleniyor. Ayrıca, lazer güdümlü CİRİT füzemiz ve yüksek enerjili lazer sistemleri gibi teknolojilere yatırım yapıyoruz.”

Uzun Menzilli Hava-Hava Füzeleri İhtiyacı

Geçtiğimiz yıl Pakistan ve Hindistan arasında yaşanan sıcak çatışma, Pakistan’ın üstünlüğü ile sonuçlandı. İkinci, bu çatışmadan çıkarılan derslerin durumsal farkındalık ve uzun menzilli hava-hava füzelerinin önemini daha net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti. İkinci, şunları söyledi:

“Son yaşanan Pakistan-Hindistan çatışması, hava-hava savaşı şeklinde gelişti. Uzun menzilli hava-hava füzeleri, sensör entegrasyonu ve radar sistemlerinin yanı sıra durumsal farkındalığın ne kadar kritik olduğunu gösterdi. Bu durum, hava-hava füzelerinde otomatik hedef angajmanı yapabilen sistemlere geçişimizi hızlandırdı.”

“İsrail ve İran arasındaki çatışmada balistik füzelerin ve hava savunma sistemlerinin ön plana çıktığını gördük. Bu sistemlerin, kamikaze dron saldırılarıyla birleştiğinde ne kadar etkili olabileceğini gözlemledik. Hipersonik teknolojiler, hava savunma sistemleri için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle, hem hipersonik füze geliştirme hem de mevcut hava savunma sistemlerimizi güçlendirme yönünde yatırımlarımızı artırıyoruz.”

“Dünya genelinde MANPAD olarak bilinen hava savunma sistemleri (örneğin, SUNGUR) ve tanksavar füzeleri (KARAOK gibi) kara çatışmalarında önemli bir fark yaratıyor. Ancak, iki ülke arasında kara sınırı yoksa, balistik füzeler, seyir füzeleri ve uzun menzilli hava savunma sistemleri gibi unsurlar ön plana çıkıyor. Türkiye olarak bu alanlara yatırım yapmaya devam ediyor ve her türlü tehdide karşı koyacak teknolojileri geliştirmeye çalışıyoruz.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu