İran ve ABD/İsrail Arasındaki Çatışmalar Bir Aydır Devam Ediyor

İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmalar bir aydır sürüyor. Saldırılar ve karşı saldırılar bölgedeki durumu karmaşık hale getiriyor.

İran ile ABD arasındaki müzakerelerin sürdüğü bir dönemde, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılar, Tahran’ın karşı saldırılarıyla çok boyutlu bir krize dönüştü. İran, yalnızca İsrail’i değil, bölgedeki ABD üslerini de hedef aldı.

Saldırıların başlangıcında, İran lideri Ali Hamaney’in Tahran’daki evi ağır saldırıya uğradı. Bu saldırıda Hamaney, eşi, gelini ve 14 aylık torunu hayatını kaybetti. Aynı gün, Tahran’daki saldırılarda Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ve Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur da yaşamını yitirdi. Bu olaylar, İran’daki siyasi ve askeri yapıyı sarsarak saldırıların şiddetini artırdı.

ABD, İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şecere-i Tayyibe İlkokulu’nu füzelerle hedef aldı. Saldırıda 168’i çocuk olmak üzere 180’den fazla kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından ABD Başkanı Donald Trump, saldırının İran tarafından “yanlışlıkla” yapılmış olabileceğini öne sürdü, ancak Amerikan basını saldırının Tomahawk füzeleriyle gerçekleştirildiğini bildirdi.

İran, saldırılara yanıt olarak İsrail’e ve ABD’nin bölgedeki üslerine yönelik bir dizi saldırı başlattı. Balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla Tel Aviv, Kudüs ve diğer hedeflere saldırılar düzenlendi. İranlı askeri kaynaklar, bu saldırıların sadece şehirleri değil, aynı zamanda İsrail’in askeri üslerini de hedef aldığını duyurdu. Ancak, İsrail’deki askeri sansür nedeniyle bu üslerdeki hasar ve kayıplara ilişkin bağımsız bir doğrulama yapılamadı.

İlk gün itibarıyla İran, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını hedef alarak Körfez’deki üslerine saldırılar düzenlemeye başladı. Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Irak’ın kuzeyindeki ABD askeri noktaları da hedef alındı. Amerikan basını, bu saldırılarda en az 12 erken uyarı radarının, askeri altyapının ve birçok uçağın imha edildiğini bildirdi. The New York Times, Amerikalı askeri yetkililere dayanarak, hasar gören üslerin askerler tarafından terk edildiğini yazdı.

İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri kısıtlayarak, ABD-İsrail ve destekçilerine ait gemilerin geçişine kapattığını duyurdu. İran donanması, boğazdan geçiş yapan petrol tankerlerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Bu durum, uluslararası petrol fiyatlarının artmasına neden oldu; Brent petrol fiyatı 70 dolardan 112 dolara yükseldi.

1 Mart’ta, ABD Hava Kuvvetlerine ait F-15 tipi üç savaş uçağı, Kuveyt’te “yanlışlıkla” vurularak düşürüldü. Bölgedeki çatışmaların genişlemesiyle birlikte, Lübnan’daki Hizbullah da savaşa katılarak İsrail’e füze saldırıları başlattı. Bu durum, İsrail’in kuzey sınırında yoğun tahliyelere yol açtı.

Umman’da ise Salale Limanı’na yönelik drone saldırıları gerçekleşti, ancak İran Genelkurmay Başkanlığı bu saldırılarla ilgilerinin olmadığını belirtti. İranlı yetkililer, bu tür saldırıların ABD-İsrail tarafından İran’ı suçlamak amacıyla düzenlenmiş olabileceğini öne sürdü. Aynı gün, Türkiye’ye yönelik füze saldırısı iddialarını da yalanlayarak, bu iddiaların sahte bayrak operasyonlarının bir parçası olabileceğini ifade ettiler.

4 Mart’ta, İran donanmasına ait “IRIS Dena” fırkateyni, Hint Okyanusu’nda ABD güçleri tarafından vuruldu. İran, geminin silahsız olduğunu ve saldırıda 104 denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı. 6 Mart’ta ABD-İsrail, İran’ın enerji altyapısına saldırılar düzenlemeye başladı. Tahran’daki petrol depoları hedef alındı ve birçok bölgede büyük yangınlar çıktı. İran ise, İsrail’in enerji tesislerine karşı misilleme saldırıları gerçekleştirdi.

Bu süreçte, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, 17 Mart’ta ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetti. Aynı gün, gönüllü seferberlik güçleri komutanı Gulam Rıza Süleymani de öldürüldü. 19 Mart’ta, İran, ABD’ye ait bir F-35 savaş uçağını düşürdüğünü açıkladı.

22 Mart’ta ABD Başkanı Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açması için ültimatom verdi. İran ordusu ise, enerji altyapısına saldırılması durumunda karşılık vereceklerini belirtti. Trump, İran ile doğrudan görüşmeler yaptıklarını iddia etti, ancak İranlı yetkililer bu iddiaları yalanladı.

Savaşın 27’inci gününde, ABD, Pakistan üzerinden İran’a 15 maddelik bir ateşkes teklifi sundu, ancak İran bunu reddetti. ABD-İsrail, 27-28 Mart’ta İran’ın çeşitli kentlerinde sivil altyapıyı hedef alarak su kaynakları, fabrikalar ve üniversiteleri vurdu. Bu saldırılar sonucunda, İran’da can kaybı 1937’ye, yaralı sayısı ise 24 bin 800’e ulaştı. Saldırılarda ayrıca, tarihi eserler de zarar gördü.

İsrail’in saldırılarında ise 19 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 492 kişi yaralandı. İran’ın bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılarında 13 asker öldü, yaralı sayısı 300’ü geçti. Irak’ta da ABD-İsrail saldırılarında 96 kişi hayatını kaybetti. Bu çatışmalar, bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getirirken, sivil kayıpların artmasına neden oldu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu