Hazine Çiftçiye Engel Değil, Destek Olmalı
Hazine’nin çiftçilere yönelik destek politikaları ve sübvansiyonlu kredilerdeki yeni uygulamalar ele alındı.
Tarım sektöründe çiftçilere sunulan çeşitli destekler, her yıl bütçeden ayrılan kaynaklarla sağlanıyor. 2026 yılı bütçesinde tarıma ayrılan destek miktarı yaklaşık 168 milyar lira olarak belirlenmiş durumda. Bu kaynakla, 2025 yılında üretilen ürünler için önceden belirlenen destekler çiftçilere ödenecek.
Ancak, 2006 yılında kabul edilen Tarım Kanunu’na göre çiftçilere ödenecek destek tutarının Gayri Safi Milli Hasıla’nın en az yüzde 1’i kadar olması gerektiği belirtilmişken, bu yasa 20 yıldır uygulanmamaktadır. 2007 yılında tarım desteklerinin Gayri Safi Milli Hasıla’ya oranı yüzde 0,83 ile en yüksek seviyeye ulaşmışken, sonraki yıllarda bu oran yüzde 0,70 ile yüzde 0,25 arasında dalgalanmıştır. Ortalama yüzde 0,50 kabul edilse bile, çiftçilere verilmesi gereken desteğin yarısının ödenmediği söylenebilir.
Doğrudan ödenen desteklerin ardından gelen en önemli destek türlerinden biri, hazine destekli sübvansiyonlu kredilerdir. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından sağlanan bu krediler, çiftçilerin üretime devam etmesi, işletmelerini büyütmesi ve yeni yatırımlar yapabilmesi açısından büyük bir öneme sahiptir.
2026 yılı itibarıyla sübvansiyonlu kredilerde yeni bir uygulama devreye girdi. Vergi borcu veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan çiftçilere, bu borçlarını kapatmadan sübvansiyonlu kredi verilmemektedir.
2025 yılı verilerine göre, Ziraat Bankası 650 binden fazla üreticiye 607 milyar lira finansman sağlamıştır. Tarımsal kredilerde yüzde 70 paya sahip olan Ziraat Bankası’nın kredilerinin yüzde 90’ından fazlası sübvansiyonlu kredilerden oluşmaktadır. Bu kredilerin yüzde 25’i sıfır faizli olup, faizi Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır. Örneğin, temel bitkisel ve hayvansal üretim konularında 300 bin liraya kadar olan kredilerde faizin tamamı Hazine tarafından karşılanmaktadır.
1 Ocak 2026 tarihi itibariyle, vergi ve sosyal güvenlik prim borcu olan çiftçiler sübvansiyonlu kredi alamayacak. Bu durum, çiftçilerin borçlarını ödemesi gerektiği anlamına geliyor. Bu konudaki Cumhurbaşkanı Kararı, 24 Ekim 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Hazine tarafından sübvanse edilen tarım kredilerinde faiz oranları ortalama 10 puan artırıldı.
Artan faiz oranları, çiftçiler arasında tepki topladı. Ancak, 30 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan bir karar ile faiz oranlarındaki artış geri alındı. Çiftçilerin beklediği kredi limit artışı ise henüz gerçekleşmedi.
Sübvansiyonlu kredi almak için vergi ve sosyal güvenlik prim borcunun olmaması gerekliliği, 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren sübvansiyonlu kredi başvurusu yapan çiftçilerden, borçlarının olmadığına dair belge talep ediliyor. Üreticiler bu duruma tepki göstermeye başladı, ancak uygulama devam ediyor.
Bu yeni uygulama yalnızca sübvansiyonlu krediler için geçerli. Ziraat Bankası, sübvansiyonlu krediler dışındaki kredilerde borç durumuna bakmıyor ve çiftçinin kredi notuna, ödeme gücüne ve teminatlarına göre kredi veriyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, sübvansiyonlu kredinin faizini kendisinin ödediğini belirterek, borcu olan çiftçilere destek vermek istemediğini ifade ediyor. Ancak bu durum, üretimi olumsuz yönde etkileyen bir karar olarak değerlendiriliyor. Hazine’nin, kaynak yok diyerek kredi vermek istememesi yerine, çiftçilere destek olmayı hedeflemesi gerektiği vurgulanıyor.
Yeni uygulama ile Ziraat Bankası, vergi daireleriyle entegre bir sistem kullanıyor. Çiftçi sübvansiyonlu kredi başvurusu yaptığında, Ziraat Bankası sistemden borç durumunu kontrol edebiliyor. Eğer çiftçinin borcu varsa, bu durum kendisine bildiriliyor. Borcu az olan çiftçiler, kredilerini alabilmek için borçlarını kapatmaya çalışıyor; ancak ödeyemeyenler kredi alamıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile Ziraat Bankası arasında benzer bir entegrasyon çalışması yürütülüyor. Bu sistem tamamlandığında, çiftçiler borç durumlarını öğrenmek için SGK veya vergi dairesine gitmek zorunda kalmayacaklar.
Yılbaşından bu yana çiftçiler, özellikle Bağ-Kur prim borçları nedeniyle sübvansiyonlu kredi alamadıklarını bildirmek için bankaya başvuruyorlar. Ziraat Bankası’nın bu uygulamayı başlatan Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğu unutulmamalıdır. Bakanlık bu uygulamadan vazgeçtiğinde sorun çözülecektir.
Uygulamanın 1 Ocak 2026 tarihinde başlayacağı daha önceden belliydi. Ancak, hem üreticiler hem de Türkiye Ziraat Odaları Birliği bu duruma hazırlık yapmadı. Uygulama başlayınca ve çiftçiler kredi alamayınca tepkiler yükselmeye başladı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı, çiftçi borçlarının ertelenmesini beklerken bu uygulamanın zarar vereceğini dile getirdi. Ancak bu uygulamanın başlayacağı daha önceden biliniyordu.
Özetle, Türkiye’de tarım yapan çiftçilerin engellenmesi değil, desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Yasal hakları olan desteklerin sağlanması ve kredilerde kolaylıklar sunulması önemlidir. Çiftçiler yoksa gıda da olmaz; çiftçiler üretmezse hepimiz aç kalırız. Devletin Hazine’si, çiftçiye engel çıkarmak yerine destek olmalıdır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın başlattığı uygulamanın amacı, çiftçilerin sübvansiyonlu kredi almasını engellemektir. Bu nedenle uygulamadan vazgeçilmesi kolay görünmemektedir. Bakanlık, çiftçilerin vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarını tahsil etmek amacıyla bu uygulamayı başlattığını belirtiyorsa, bunun zamanı 1 Ocak 2026 olmamalıydı.
Hazine ve Maliye Bakanı, enflasyonun yüksek çıkmasının nedenini zirai don ve kuraklık olarak göstermiştir. 2025 yılında çiftçiler ciddi zararlar yaşamıştır. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılında tarla ürünleri ve diğer bitkisel ürünlerde üretim yüzde 9, sebzelerde yüzde 0,9 ve meyvelerde yüzde 30,9 oranında azalmıştır. Tarım sektörü 2025 yılı üçüncü çeyrekte yüzde 12,7 oranında küçülmüştür. Tüm bu olumsuz gelişmeler, çiftçilerin gelirlerinde ciddi kayıplara yol açmıştır. Kayıpları önlemek ve üretime devam edebilmek için daha fazla krediye ihtiyaç vardır. Bu kredinin, düşük faizli ve sübvansiyonlu olması durumunda çiftçiler borçlarını ödeyebilir ve üretime devam edebilirler. Böyle bir dönemde borcu olan çiftçilere kolaylık sağlanması gerekirken, kredi verilmesinin engellenmesi, üretimi de olumsuz etkilemektedir.
Eğer bu uygulama gerçekten borcun tahsiline yönelikse, 2025’in zorlu koşulları göz önünde bulundurularak erteleme yapılmalıdır. Örneğin, 1 Ocak 2027 veya 1 Ocak 2028 tarihinden itibaren vergi ve sosyal güvenlik prim borcu olan çiftçilere sübvansiyonlu kredi verilmemesi kararlaştırılabilir. Böylece çiftçiler bu duruma hazırlıklı olabilir.




