Çin Ekonomisinde Büyüme Hızı Düşüşe Geçti

Çin ekonomisinde nisan ayında büyüme hızı zayıfladı, sanayi üretimi ve yatırımlar geriledi.

Çin ekonomisi, nisan ayında Orta Doğu’daki savaşın küresel ekonomide yarattığı belirsizliklerin etkisiyle büyüme hızında düşüş yaşadı. Bu durum, sanayi üretimi, perakende satışlar ve sabit sermaye yatırımları gibi önemli ekonomik göstergelerde kendini gösterdi.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu, nisan ayına ilişkin sanayi üretimi, perakende satışlar ve yılın ilk dört ayını kapsayan sabit sermaye yatırımları ile işsizlik oranlarına dair verileri paylaştı. Açıklanan verilere göre, nisan ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 4,1 artış gösterirken, bu oran ocak ve şubat aylarında yüzde 6,3, mart ayında ise yüzde 5,7 olarak kaydedilmişti. Perakende satışlar ise nisan ayında geçen yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 0,2 artış sağladı, bu da önceki aylardaki artışların oldukça altında kaldı.

Sabit sermaye yatırımları ise yılın ilk dört ayında yüzde 1,6 oranında azalma gösterdi. Bu düşüş, ilk iki ayda yüzde 1,8 ve ilk üç ayda yüzde 1,7 olan artışlarla kıyaslandığında belirgin bir gerileme olarak değerlendirildi. Gayrimenkul sektöründeki duraklama, son üç yılda olduğu gibi bu yılın ilk dört ayında da devam etti. Gayrimenkul yatırımları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,7 oranında azaldı.

Mart ayında yüzde 5,4 olan kentsel işsizlik oranı, nisan sonunda 0,2 puanlık bir düşüşle yüzde 5,2 seviyesine geriledi. UİB sözcüsü Fu Linghui, Çin ekonomisinin ilk dört ayda genel olarak yukarı yönlü bir ivme sergilediğini, ancak dış koşulların karmaşık ve değişken olduğunu, içerde ise güçlü arz ile zayıf talep arasındaki dengenin bozulduğunu belirtti.

Uluslararası Para Fonu (IMF), 14 Nisan’da yaptığı açıklamada, Çin’in 2026 yılı büyüme tahminini zayıf iç ekonomik aktiviteler ve İran savaşının etkileri nedeniyle yüzde 4,5’ten yüzde 4,4’e düşürdüğünü bildirmişti. IMF, Orta Doğu’daki savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkilerinin tüm ülkeleri olumsuz yönde etkileyeceğini vurguladı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonucunda Basra Körfezi’nde artan çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini büyük ölçüde aksattı. Bu boğaz, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar, Irak ve İran’ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına bağlayan kritik bir geçiş noktasıdır. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’ini, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20’sini ve gübre ticaretinin yüzde 30’unu oluşturmaktadır. Çin’in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45’i ve sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30’u bu boğazdan geçerek ülkeye ulaşmaktadır. Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara ve fiyat artışlarına yol açmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu