TCMB Başkanı Karahan: Eşel Mobil Uygulaması Enflasyonu Düşürdü
TCMB Başkanı Fatih Karahan, Eşel Mobil uygulamasının enflasyon üzerindeki etkilerini ve alınan önlemleri değerlendirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fiyat ve finansal istikrarı koruma amacıyla politika araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceklerini belirtti. Bankacılık sektörünün, mevcut dezenflasyon sürecindeki kritik rolüne dikkat çeken Karahan, Türkiye Bankalar Birliği’nin 69. Genel Kurul Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu.
Toplantıda, küresel ekonominin jeopolitik gelişmeler ve belirsizliklerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Karahan, enerji piyasalarındaki dalgalanmaların enflasyon görünümünü etkilediğini ve bu durumun Türkiye’deki enflasyon ve dış denge üzerinde hissedildiğini dile getirdi.
Dezenflasyon sürecinin başlangıcına göre daha etkili politika araçlarına ve sağlam rezerv tamponlarına sahip olduklarını vurgulayan Karahan, doğru adımlar atıldıkça jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon sürecini tersine çevirmeyeceğini, ancak hızını etkileyebileceğini belirtti. TCMB’nin temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu ifade eden Karahan, sıkı para politikası duruşunu sürdüreceklerini kaydetti.
Karahan, diğer kurumlarla işbirliği içinde proaktif adımlar attıklarını ve maliye politikası kapsamında Eşel Mobil uygulamasının petrol fiyatlarının enflasyona etkisini sınırladığını açıkladı. Ayrıca, üst banttan fonlama ve likidite senedi uygulamaları gibi araçlarla finansal koşulları sıkılaştırdıklarını belirtti.
Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlamak için atılan adımların, makrofinansal istikrarı korumaya yardımcı olduğunu ifade eden Karahan, nisan ayında enflasyonun arttığını, ancak mayıs ayında Eşel Mobil uygulaması ve diğer önlemler sayesinde bir miktar gerilediğini aktardı.
2026 yılında iç talepteki dengelenmenin dezenflasyon sürecine destek vereceğini öngördüklerini belirten Karahan, cari işlemler dengesinde 2024’ten itibaren belirgin bir iyileşme sağlandığını kaydetti. Jeopolitik belirsizliklerin cari denge görünümünü daha önemli hale getirdiğini vurgulayan Karahan, enerji maliyetlerindeki artışın dış ticaret dengesi ve cari açık üzerinde doğrudan etkili olabileceğini ifade etti.
Karahan, enflasyon beklentilerinin bozulmaması ve cari açıkta ek bir baskı oluşmaması gerektiğini belirterek, mevcut tahminlerin cari açığın milli gelire oranının yıl sonunda tarihsel ortalamanın altında kalacağını gösterdiğini söyledi. Jeopolitik gelişmelerin kısa vadeli riskler yaratsa da, zamanında atılan adımlar sayesinde bu risklerin etkilerinin sınırlı kaldığını vurguladı.
Sürdürülebilir yüksek büyümenin, etkin bir finansal sistem ve uzun vadeli finansman imkanları gerektirdiğini belirten Karahan, bunun sağlandığı ortamın düşük ve istikrarlı enflasyon olduğunu ifade etti.
Karahan, bankacılık sektörünün milli gelire oranının 2024’te yüzde 73’e düşeceğini, enflasyonun gerilemesiyle birlikte 2025’te yeniden artacağını belirtti. Düşük ve istikrarlı enflasyonun bankacılık sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesi için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Son olarak, küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde, TCMB’nin sahip olduğu politika araçları ve güçlü rezerv pozisyonu sayesinde dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli koşulların korunduğunu ifade eden Karahan, fiyat istikrarını sağlamak için tüm politika araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceklerini belirtti.




