Tennessee, Bitcoin ATM’lerini Yasaklayan İkinci Eyalet Oldu
Tennessee, Bitcoin ATM’lerinin yasaklandığı ikinci ABD eyaleti oldu. Vali Bill Lee, yasa tasarısını imzaladı ve yasak 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek.
Tennessee, Bitcoin ATM’lerinin işletilmesini yasaklayan ikinci ABD eyaleti oldu. Vali Bill Lee, 13 Nisan’da imzaladığı 2505 sayılı Meclis Yasa Tasarısı’yla bu cihazların kurulmasını ve işletilmesini suç kapsamına aldı. Yasa 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek.
Her iki meclis kanadında da oy birliğiyle kabul edilen yasa, akaryakıt istasyonları, marketler ve alışveriş merkezlerinde sıkça rastlanan para otomatlarını kapsıyor. Yasa, bu cihazları işleten şirketleri sorumlu tutarken, cihazlara kendi mülklerinde yer açan işletmeler de aynı sorumluluk kapsamına girmekte. İhlaller, suç kapsamında değerlendirilecek ve bir yıla kadar hapis cezası ile 2.500 dolara kadar para cezasıyla sonuçlanabilecek.
Tennessee, bu adımıyla geçen ay aynı yasağı uygulamaya koyan Indiana’nın ardından tam yasak yoluna giden ikinci eyalet olma unvanını elde etti. AARP’ın raporuna göre, yalnızca bu yıl 30 eyalet kripto otomatları hakkında yasa tasarısı gündeme getirdi. 2026 itibarıyla bu konuda yasa geçiren eyalet sayısının 20’ye ulaşması bekleniyor. Birçok eyalet, lisans zorunluluğu, günlük işlem limiti ve bazı durumlarda mağdurlara geri ödeme hakkı tanıyan düzenlemeler getirdi.
2025’teki ATM Zararları 390 Milyon Doları Buldu
Kripto kioskları, kullanıcıların nakit karşılığında kripto para satın alıp harici cüzdan adreslerine transfer yapmasına olanak tanıyan satış noktası cihazları olarak işlev görüyor. Ancak yıllardır uluslararası dolandırıcılar, bu cihazları büyük çaplı suistimaller için araç olarak kullanıyor. Yaygın dolandırıcılık yöntemlerinden birinde, kendini polis ya da devlet yetkilisi olarak tanıtan dolandırıcılar, kurbanlarına tutuklama tehdidi veya sahte borç ihbarı yöneltiyor. Ardından, kurbanlarını nakitlerini kripto paraya çevirip kiosk üzerinden transfer etmeye yönlendiriyorlar.
FBI verilerine göre, kripto ATM’lerinin yalnızca 2025’te 390 milyon dolarlık kayıpla ilişkilendirildiği belirtiliyor. Bu kayıpların büyük bir kısmının yaşlı bireylerden kaynaklandığı dikkat çekiyor.




