Fed stres testi değişikliklerini nihai hale getirdi
Fed stres testi uygulamasında şeffaflığı artıran ve sermaye gerekliliklerindeki oynaklığı azaltan değişiklikleri tamamladı. Yeni düzenlemeler 2027 testini ve 2028 hesaplama sürecini etkiliyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), büyük bankaların finansal dayanıklılığını ölçmek amacıyla uygulanan stres testinde yaptığı değişiklikleri nihai hale getirdi. Düzenlemelerle test sürecinin kamuoyuna karşı daha şeffaf ve hesap verebilir olması, ayrıca stres testine bağlı sermaye gerekliliklerindeki oynaklığın azaltılması hedefleniyor.
Fed’in açıklamasında, söz konusu testin büyük bankaların ağır bir resesyon döneminde dahi hanehalklarına ve işletmelere kredi sağlamayı sürdürebilecek düzeyde sermayeye sahip olup olmadığını değerlendirmek için kullanıldığı hatırlatıldı. Testte değişiklik yapılacağı Aralık 2024’te duyurulmuştu.
Nihai düzenlemeler kapsamında Fed Yönetim Kurulunun, stres testi senaryoları ile önemli model değişiklikleri hakkında her yıl kamuoyunun görüşüne başvurması zorunlu hale getirildi. Varsayımsal senaryoların hazırlanmasında kullanılan çerçeve de güncellenirken, 2027 stres testinde uygulanacak modeller belirlendi ve test takviminde değişiklik yapıldı.
Büyük işlem portföylerine sahip bankalar için kullanılan küresel piyasa şoku bileşeni de yeniden düzenlendi. Bu bankalar bundan böyle her yıl iki farklı küresel piyasa şokuna göre değerlendirilecek. Hesaplamalarda ise her banka açısından en yüksek zararı ortaya çıkaran şok dikkate alınacak.
Diğer nihai düzenleme, stres sermaye tamponu gerekliliklerinin hesaplanma yöntemini değiştiriyor. İki yılın her ikisinde de stres testine giren kuruluşlar için son iki yıllık sonuçların ortalamasının alınması zorunlu olacak.
Fed, bu ortalama yöntemin stres sermaye tamponu hesaplamalarında 2028’den itibaren uygulanacağını bildirdi. Böylece hesaplamalarda yalnızca kamuoyunun görüşüne sunulmuş modellerin kullanılması sağlanacak.
Fed’in değerlendirmesine göre değişikliklerin tümü, sermaye gerekliliklerindeki yıldan yıla dalgalanmayı yaklaşık yüzde 50 azaltacak. Bununla birlikte, toplam sermaye gereklilikleri üzerinde önemli bir etki oluşması beklenmiyor.









