Türkiye, AB’nin Çelik Kota Kararına Karşı Önlem Almalı

Türkiye, AB’nin çelik ithalatına yönelik yeni kota ve vergi kararlarına karşı tedbir alması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Birliği’nin çelik ithalatına yönelik aldığı yeni kota ve vergi kararları, Türk çelik sektöründe büyük bir tepkiyle karşılandı. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, Avrupa Komisyonu’nun gümrüksüz çelik ithalatını yıllık 18,3 milyon tonla sınırlamasının ve kota dışı ithalata yüzde 50 vergi uygulama kararının ardından, Türkiye’nin de karşı tedbirleri gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa Parlamentosu’nda yapılan oylamada kabul edilen düzenlemeye göre, 2024 yılı kotalarında yüzde 47’lik bir azalma uygulanacak ve kotayı aşan ithalata yüzde 50 oranında ek gümrük vergisi getirilecek. Bu adımla, AB’nin yüksek maliyetler ve artan ithalat baskısı nedeniyle yüzde 65 seviyesine gerileyen kapasite kullanım oranını kısa vadede yüzde 80’e çıkarmayı hedeflediği bildirildi.

Yayan, bu kararın Gümrük Birliği ruhuyla çeliştiğini belirterek, Türkiye’nin uzun süredir kullanmadığı karşı tedbir hakkını ciddi bir şekilde değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Avrupa pazarındaki Türkiye payının zamanla giderek daraldığını da sözlerine ekledi.

Geçmişte Türkiye’nin çelik ihracatının 7-7,5 milyon ton seviyelerine ulaştığını hatırlatan Yayan, 2018 yılında bu miktarın yaklaşık yüzde 50 oranında azaldığını ve son alınan kararlarla birlikte ihracatın yeniden baskı altına alındığını ifade etti.

AB’nin Türkiye’ye sunduğu ithalat paylarının mevcut seviyelerin altında kaldığını belirten Yayan, ek tekliflere rağmen yüzde 14,2’lik ithalat payına ulaşılamadığını vurguladı. Bu durumun, taraflar arasındaki Gümrük Birliği anlayışı ve ticari ilişkilerle uyumlu olmadığını dile getirdi.

Yayan, AB’nin giderek daha korumacı bir ticaret politikası izlediğini belirterek, “Made in Europe” yaklaşımına rağmen mevcut kota sistemi nedeniyle Türkiye’nin bu çerçevede fiili bir avantaj elde edemediğini söyledi.

Ayrıca, sektörün alternatif pazarlara yönelme ihtimalinin de gündeme geldiğini ifade eden Yayan, 1 Temmuz’a kadar kota tarafında bir iyileştirme sağlanmaması durumunda Latin Amerika pazarının önemli bir alternatif olabileceğini belirtti.

Küresel çelik üretiminde yavaşlama gözlemlenmesine rağmen Türkiye’nin üretim performansının dünya ortalamasının üzerinde seyrettiğini dile getiren Yayan, Türkiye’de üretimin yüzde 5,5 arttığını, buna karşılık dünya genelindeki artışın ise yüzde 3,5 seviyesinde kaldığını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu