Boston, Deniz ve Nehir Kaynaklı Isı Pompalarını Araştırıyor
Boston, deniz ve nehir kaynaklı ısı pompaları ile temiz enerjiye geçiş yapmayı planlıyor. Yeni projelerle emisyonsuz ısıtma hedefleniyor.
Boston Limanı, 250 yıl önceki ünlü çay olayının yaşandığı yer olmasının yanı sıra, şimdi de tamamen farklı bir devrime ev sahipliği yapma potansiyeline sahip. Boston merkezli kar amacı gütmeyen kuruluş HEET’in (Home Energy Efficiency Team) yürütme direktörü Zeyneb Magavi, “Bir termal devrim başlatıyoruz” diyerek, fosil yakıt kaynaklarına alternatif olarak termal ağların oluşturulması için çalıştıklarını belirtti.
Boston ve komşu şehir Cambridge, şehrin nehir ve limanlarını kullanarak bazı büyük kurumlara emisyonsuz ısıtma ve soğutma sağlamayı hedefleyen üç projeye ev sahipliği yapıyor. Isı pompası kavramı, bir yerden ısı çekip başka bir yere ileterek bir alanı ısıtma veya soğutma işlevi gören bir cihaz olarak 150 yılı aşkın bir geçmişe sahip. Ancak son yıllarda bu teknoloji, temiz enerji tartışmalarında önemli bir yer edinmiş durumda. Hava kaynaklı ısı pompaları, evleri doğal gaz ve ısıtma yağından uzaklaştırmanın verimli bir yolu olarak öne çıkıyor ve son yıllarda satışları hızla artıyor. Birçok eyalet, yer altından termal enerji çekerek bu enerjiyi borular aracılığıyla evlere ve iş yerlerine ulaştırmayı amaçlayan jeotermal ağların olanaklarını incelemeye başladı.
Boston bölgesinin nehir ve deniz kaynaklı ısı pompalarına yönelmesi, binaların işletimlerini karbonsuzlaştırmak için yeni bir yol açabilir. Boston Yeşil Kurdele Komisyonu’nun yürütme direktörü Lindsey Butler, geleneksel jeotermal projelerin Boston’da büyük ölçekli inşasının zorlu olduğunu vurguladı. Butler, “Eski bir şehiriz, yoğun bir yapıya sahibiz, yer altı alanlarımız kalabalık ve şehrimizin büyük bir kısmı dolgu üzerine inşa edilmiş” dedi. Jeotermal sistemlerin bazı bölgelerde imkansız, bazı yerlerde ise oldukça maliyetli olduğunu ifade etti.
Su, ayrıca başka avantajlar da sunuyor. Su sıcaklıkları, hava sıcaklıklarına göre daha az değişkenlik gösteriyor; yazın daha serin, kışın ise genellikle daha sıcak kalıyor. Bu nedenle Boston Limanı ve Charles Nehri, termal enerji için daha verimli kaynaklar haline geliyor. Ayrıca, insan faaliyetlerinin iklimi ısıtması nedeniyle suda bol miktarda termal enerji mevcut. 1920’den bu yana Boston Limanı’ndaki su sıcaklıklarının artması, HEET araştırmacılarının hesaplamalarına göre, yaklaşık 2.4 milyon haneyi yıllık olarak ısıtmak için yeterli termal enerji sağlıyor. Okyanus akıntıları, limanın sıcaklığını her iki ile on günde bir yenileyerek, tüm termal enerjinin çıkarılmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu konuda çalışan bilim insanı Archana Dayalu, “Gerçekten de bu, neredeyse sonsuz bir enerji kaynağı” dedi ve bunun uzun vadeli sürdürülebilir bir çözüm olduğunu vurguladı.
Bu su kaynaklarından faydalanmayı amaçlayan en yeni proje, Boston Bölgesi Termal Enerji Ağı Projesi (BosTEN) olarak biliniyor. Temmuz ayının sonlarında, Boston Yeşil Kurdele Komisyonu, Boston Limanı, Fort Point Kanalı, Charles ve Mystic nehirleri ile nehirlerin altındaki kaya tabakalarındaki enerjiyi kullanarak büyük kurumlara ısıtma ve soğutma sağlamak için en iyi yöntemleri belirlemeyi amaçlayan bir başlangıç etkinliği düzenledi. Komisyon, ne kadar termal enerji güvenilir bir şekilde çıkarılabileceğini, bu enerjinin en iyi nasıl taşınabileceğini, en olası müşteri yerlerini ve izin ile düzenleyici sorunları araştıracak bir teknik ekip kiraladı.




