İBB Yolsuzluk Davasında 68. Duruşma Gerçekleşti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında 68. duruşma yapıldı. Ekrem İmamoğlu’nun suçlamaları detaylandırıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması, 11 Kasım 2025 tarihinde 3,809 sayfalık bir iddianame ile tamamlandı. İddianamede, İmamoğlu’nun ‘örgüt lideri’ olarak tanımlandığı ve çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. İddianamede, İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘rüşvet’, ‘suç gelirlerinin aklanması’, ‘kamu kurumlarına zarar verme’ gibi ağır suçlarla itham edildiği ifade edildi. İmamoğlu’nun toplamda 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2,352 yıla kadar hapis cezası alması talep ediliyor.
Tutuksuz sanık iş insanı Hamit Demir, mahkemede yaptığı açıklamada, AK Parti Belediye Başkan Yardımcısı Ali Bey ile olan görüşmesinde bir plancıya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Demir, Murat Çalık ile görüştüğünü ve ona sorunlu bir araziyi satın almak istediğini belirtti. 2014 yılında 45 dönümlük arazinin satın alınması sürecinde, İmamoğlu’ndan ruhsatlama konusunda destek istediğini, İmamoğlu’nun da yardımcı olacağını söylediğini ifade etti. Ancak ruhsat almak için 8 milyon lira ödeme yapması gerektiğini öğrendiğinde zor durumda kaldığını aktardı.
İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, mahkemede kullandığı iletişim cihazının sıradan bir telefon olduğunu ve İmamoğlu’nun partisi ile olan geçmişine dair bilgiler verdi. Kasapoğlu, telefonun kaybolduğuna dair haberleri duyduğunda şaşırdığını ve bu konunun soruşturma konusu olamayacağını savundu.
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, iddianamede belirtilen suç tarihinin 6 Şubat depremine denk geldiğini ve o dönemde Hatay’da afet koordinasyon işleriyle meşgul olduğunu ifade etti. Aksoy, İstanbul’a 7-8 ay boyunca gelemediğini belirtti.
Eski İBB personeli Şehide Zehra Keleş, ‘İBB Hanem’ projesiyle ilgili gözaltına alındığını ancak proje ekibinde yer almadığını vurguladı. Keleş, kendisinin sadece iş akışında yer aldığını ve iddianamedeki örgüt şemasının geçersiz olduğunu savundu.
Tahliye edilen iş insanı Adem Kameroğlu, mülki işler konusunda hızlı hareket ettiğini ve Pelican Hill villalarıyla ilgili süreçte baskı altında kaldığını belirtti. Kameroğlu, Ekrem İmamoğlu ve ailesinin projeyi ziyaret ettiğini ve kendisine yapılan talepler doğrultusunda hareket etmek zorunda kaldığını ifade etti.
İmamoğlu, duruşma sırasında Kameroğlu’na, kendisine bir tehditte bulunup bulunmadığını sordu. Kameroğlu, doğrudan bir tehdidin söz konusu olmadığını ancak işlerin sekteye uğramaması için iyi geçinmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.




