EPDK’nın Yeni Paketinde Lisanssız Üretim ve SCADA Dönemi Başlıyor

EPDK, elektrik piyasasında lisanssız üretim ve SCADA entegrasyonunu içeren yeni düzenlemeleri kamuoyuna sundu.

Firecarrier özel dosya. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik sektöründeki çeşitli yönetmelik ve karar taslaklarını 15 Haziran 2026 tarihine kadar kamuoyunun görüşüne sundu. Bu yeni paket, dengeleme ve uzlaştırma, lisanssız üretim, yenilenebilir enerji destekleme mekanizması (YEKDEM), bağlantı ve sistem kullanımı gibi konuları kapsıyor. Özellikle güneş enerjisi üretiminin öğle saatlerinde yarattığı aşırı arzın daha etkili bir şekilde yönetilmesi amacıyla yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.

EPDK’nın duyurusuna göre, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği ve diğer ilgili yönetmeliklerde değişiklik yapılmasına ilişkin taslaklar kamuoyuna açıldı. Bu taslaklar, yalnızca yönetmelik değişiklikleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda KÜPSM değerleri ve hesaplamaları, dengeleme güç piyasasında yerine getirilmeyen talimatların raporlanması gibi konuları da içeriyor.

Bağlantı anlaşması kararı ayrı bir taslak olarak sunulurken, lisanssız elektrik üretim yönetmeliği de mevcut bağlantı anlaşmalarının revizyonuna dair geçici hükümler içeriyor. Bu çerçevede SCADA, uzaktan kontrol ve bağlantı anlaşması gibi başlıklar, paketin önemli bileşenleri olarak öne çıkıyor.

İlgililerin, görüş ve önerilerini 15 Haziran 2026 tarihine kadar EPDK’nın belirttiği iletişim kanalları aracılığıyla iletmeleri gerekiyor. Bu durum, yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği değil, aynı zamanda sektörün geniş kapsamlı bir piyasa tasarımı üzerinde pozisyon alması gerektiğini gösteriyor.

Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği taslağının gerekçesi, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı tesislerin hızla arttığını vurguluyor. Özellikle güneş enerjisi santrallerinin öğle saatlerinde yüksek üretim yapması, elektrik piyasasının gerçek zamanlı dengelenmesi için yeni düzenlemelere ihtiyaç doğuruyor.

Taslak, sistemde aşırı arz oluştuğunda lisanssız santrallerin de sürece dahil olmasının ve talep yönetiminin sağlanmasının önemini vurguluyor. Ayrıca, öğle saatleri dışında sistemin dengelenmesinde termik santrallerin de talimatlara uyum sağlaması gerektiği belirtiliyor.

Paketin dikkat çeken unsurlarından biri, lisanssız üretimin acil durum talimatları kapsamına daha net bir şekilde alınması. Lisanssız elektrik üretim tesisleri, sistem işletmecisi tarafından verilen acil durum yük atma talimatlarına uymadıkları takdirde, ilgili uzlaştırma döneminde karşılık gelen üretim miktarına ödeme yapılmayacak.

Bu durumda, YEK Kanunu’nun EK-I sayılı cetvelinde belirtilen fiyatlar veya lisanssız üretim tesisinin ihtiyaç fazlası enerji fiyatı üzerinden belirlenen tutar, görevli tedarik şirketleri tarafından belirlenecek. Bu tutar, ilgili lisanssız üreticilerden tahsil edilecek ve YEK toplam bedeli içinde değerlendirilecektir.

Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği taslağı, dağıtım sistemine bağlı lisanssız üretim tesisleri için daha belirgin bir sıralama oluşturuyor. Acil durum talimatı verildiğinde, elektriksel kurulu gücü 900 kW ve üzeri olan santrallerden başlanarak talimatlar uygulanacak.

Bu eşik, özellikle büyük çatı GES’leri ve sanayi tesislerine bağlı lisanssız güneş santralleri için kritik bir öneme sahip. Taslak kesinleşirse, bu tesisler yalnızca üretici değil, aynı zamanda sistemin acil durum dengeleme sürecinde yönetilebilir unsurlar haline gelecek.

Lisanssız üretim taslağında, mevcut bağlantı anlaşmalarının revizyonu için belirli süreler öngörülüyor. Ayrıca, bağlantı anlaşması karar taslağında, SCADA entegrasyonu ve acil durum uzaktan açma işlemlerinin yapılamaması durumunda uygulanacak cezai şartlar düzenleniyor.

Bu düzenlemeler, lisanssız üretimde yeni dönemin anahtar kelimelerinin yalnızca bağlantı değil, aynı zamanda izlenebilirlik ve kontrol edilebilirlik olduğunu ortaya koyuyor. Dağıtım bağlantılı güneş üretimi arttıkça, sistem işletmecisinin ihtiyaç duyduğu kontrol mimarisi daha da önem kazanıyor.

Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri için yeni yönetmelik taslağı, bu bölgelerin elektrik piyasasındaki rolünü netleştiriyor. Acil durum önlemleri kapsamında, TEİAŞ, görevli tedarik şirketleri aracılığıyla lisanssız elektrik üretim tesislerinin üretimlerinin kesilmesi için talimat verebiliyor.

Taslak, dağıtım lisansı sahibi OSB ve endüstri bölgelerinin, acil durum talimatlarını yerine getirmekle yükümlü olacağını belirtiyor. Talimatların yerine getirilmemesi durumunda, ilgili yaptırımlar devreye girebilir.

YEKDEM taslağı, acil durum ve dengeleme güç piyasası talimatlarına uyumu destek ödemeleriyle ilişkilendiriyor. Bu kapsamda, lisanssız üretim tesislerine yapılacak ödemelerde talimatın yerine getirilmediği miktar için hesaplanan tutarın ödemelerden düşülmesi yönünde düzenlemeler yapılıyor.

Taslak, depolama tarafında da daha ayrıntılı bir muhasebe mantığı getiriyor. Depolama tesislerinde, şebekeden çekilen enerji ile üretilen enerji için sanal kayıt tutulması öngörülüyor. Bu düzenleme, depolamalı projelerde gelir modelini daha izlenebilir hale getirecek.

EPDK’nın bu taslak paketi, lisanssız elektrik üreticilerini, özellikle 900 kW ve üzeri dağıtım bağlantılı güneş santrallerini, çatı GES sahiplerini ve sanayi tesislerini doğrudan etkileyecek. Sanayi tarafında en kritik etki, üretim tesisine bağlı lisanssız GES yatırımlarının artık yalnızca tüketim mahsuplaşması ile değerlendirilemeyecek olmasıdır.

Sonuç olarak, EPDK’nın yeni düzenlemeleri, Türkiye elektrik piyasasında güneş üretiminin yalnızca kapasite artışı olarak değil, aynı zamanda şebeke yönetimi ve veri paylaşımı açısından da önem kazandığını göstermektedir. Bu taslaklar, elektrik sisteminin yeni gerçekliğine yönelik düzenleyici bir yanıt olarak değerlendirilmelidir.

EPDK’nın taslakları henüz yürürlüğe girmediği için, sektörün bu düzenlemelere yönelik görüşlerini 15 Haziran 2026 tarihine kadar iletmesi gerekmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu