TDK Deri ve Kürk Moda Fuarı Antalya’da Başladı: 100 Milyon Dolar Hedefi
TDK Deri ve Kürk Moda Fuarı, Antalya’da başladı. 21 ülkeden 1000 alıcının katılımıyla 100 milyon dolarlık ticaret hacmi hedefleniyor.
Deri ve kürk konfeksiyon sektörünün en önemli uluslararası organizasyonlarından biri olan TDK Deri ve Kürk Moda Fuarı, Antalya’nın Belek bölgesinde kapılarını açtı. Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) tarafından Ticaret Bakanlığı, TİM, İDMİB, KOSGEB ve TOBB’un destekleriyle düzenlenen bu fuar, dört gün boyunca sektör profesyonellerini, alıcıları ve temsilcileri bir araya getirecek. Bu yıl etkinliğe 21 ülkeden 1000’den fazla yabancı alıcının katılması bekleniyor ve 100 milyon dolarlık bir ticaret hacmine ulaşılması hedefleniyor. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, Türkiye’nin lüks segmentte dünya çapında güçlü bir oyuncu haline geldiğini vurguladı. Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül ise, sektörün artık modayı takip etmekten ziyade, moda üretme kapasitesine sahip olduğunu belirtti.
TDK Deri ve Kürk Moda Fuarı, Türkiye’nin deri ve kürk konfeksiyon sektöründeki en önemli ticaret ve moda buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’den 56 firmanın koleksiyonlarını sergilediği bu organizasyonda, toplam katılımcı ve ziyaretçi sayısının 1500’e yaklaşması bekleniyor.
ÜÇ ÜLKEDEN ALIM HEYETİ KATILDI
Fuar süresince gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleri (B2B) programı, organizasyonun en önemli unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor. Ticaret Bakanlığı ve İDMİB iş birliğiyle düzenlenen bu görüşmelerde, Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, Kanada, Birleşik Krallık ve İspanya gibi birçok ülkeden nitelikli alıcılar Türk firmalarıyla bir araya gelecek. Ayrıca, ABD, Kanada ve İspanya’dan gelen 11 firmadan oluşan alım heyeti de Türk üreticilerle önemli görüşmeler gerçekleştirecek.
Güven Karaca, Antalya’daki organizasyonun sektörün katma değerli büyüme stratejisi açısından kritik bir rol oynadığını ifade ederek, deri ve kürk konfeksiyonunun Türkiye’nin en yüksek katma değer yaratan alanlarından biri olduğunu belirtti. 2025 yılı itibarıyla deri ve deri mamulleri sektörünün toplamda 1 milyar 440 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve deri ile kürk konfeksiyonunun yüzde 17 büyüme ile 226 milyon dolarlık ihracata ulaştığını vurguladı. Karaca, “Deri ve kürk konfeksiyon sektörüne ülkenin ve sektörün katma değer lokomotifi diyoruz. Çünkü kilogram başına ihracat değerine baktığımızda 2025 yılında 128 dolar seviyesindeydik. 2026’nın ilk dört ayında ise bu rakam 156 dolara yükseldi. Türkiye’nin genel ihracat kilogram değerinin yaklaşık 1,5 dolar olduğu düşünüldüğünde burada olağanüstü bir katma değer yaratıldığını görüyoruz.” dedi.
“ARTIK UCUZ ÜRÜN DEĞİL, LÜKS SEGMENT SATIYORUZ”
Sektörün artık fiyat rekabeti yerine kalite, tasarım ve hız avantajıyla hareket ettiğini belirten Karaca, Türkiye’nin lüks segmentte dünya çapında en güçlü oyunculardan biri haline geldiğini ifade etti. “Artık ucuz ürün segmentinde değiliz. Niş, butik ve yüksek kaliteli ürünlere odaklanıyoruz. Dünyanın en iyi vitrinlerinde Türk deri konfeksiyon ürünleri yer alıyor. A ve A Plus segmentte üretim yapıyoruz. Bugün bizim yaptığımız kaliteyi aynı hız ve esneklikle üretebilen çok fazla ülke kalmadı.” diye ekledi.
Türkiye’nin ham maddeden nihai ürüne kadar entegre bir üretim gücüne sahip olduğunu vurgulayan Karaca, güçlü tabakhane altyapısının sektörün en önemli avantajlarından biri olduğunu belirtti. Trendlerin artık Türk tabakhaneleri ve üreticileri tarafından şekillendirildiğini ifade eden Karaca, “Bizim en büyük avantajımız hızımız. Bir müşteri bizden numune istediğinde iki hafta içinde sonuç verebiliyoruz. Aynı süreç bazı Uzak Doğu ülkelerinde aylar sürebiliyor. Trendlerin çok hızlı değiştiği moda dünyasında bu büyük bir avantaj sağlıyor.” dedi.
ABD, EN BÜYÜK PAZARIMIZ OLDU
Uzun yıllar sektörün ana pazarı olan Rusya’nın yerini artık ABD’nin aldığını belirten Karaca, deri ve kürk konfeksiyonunda son iki yıldır en büyük pazarın Amerika olduğunu ifade etti. ABD’ye ihracatın her geçen yıl arttığını kaydeden Karaca, Avrupa’da da büyümenin hızlandığını vurguladı. “Amerika deri konfeksiyonunda en güçlü pazarımız haline geldi. Bunun yanında İngiltere’de ilk dört ayda yüzde 155, Almanya’da yüzde 77, İtalya’da ise yüzde 72 büyüme yakaladık. Yani sadece Amerika’da değil, Avrupa’da da ciddi bir ivme söz konusu. Kanada’yı da stratejik hedef pazarlarımız arasına aldık. Önümüzdeki dönemde Kanada’ya yönelik özel çalışmalarımız olacak.” ifadelerini kullandı.
DÜNYADAKİ OYUN KURUCULARINDAN BİRİ OLDUK
İDMİB olarak son dönemde agresif pazarlama stratejileri uyguladıklarını anlatan Karaca, klasik fuarcılık anlayışının dışına çıktıklarını belirtti. Son 5 ayda 9 ülkeden 27 önemli alıcıyı bire bir eşleştirme modeliyle İstanbul’da ağırladıklarını söyleyen Karaca, “Artık başkasının kurduğu oyunun içine dahil olmak yerine oyunu bizim kurmamız gerekiyor. Antalya’daki bu organizasyon da bunun en güçlü örneklerinden biri. Yaklaşık 60 güçlü üreticimizi dünyanın dört bir yanından gelen bine yakın alıcıyla buluşturuyoruz.” dedi.
Deri ve kürk konfeksiyonunda Türkiye’nin artık dünyadaki oyun kurucularından biri olduğunu ifade eden Karaca, “Bugün lüks segmentte Türk deri sektörü dünyaya yön veren ülkelerden biri haline geldi. Rakiplerimizle fiyat üzerinden değil, kalite, tasarım, hız ve inovasyon üzerinden rekabet ediyoruz. Bu da bizi farklı bir noktaya taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
100 MİLYON DOLARLIK HACİM BEKLENİYOR
Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Sarıgül, fuarın açılışında yaptığı değerlendirmede organizasyonun sektör açısından kritik önem taşıdığını belirterek, 100 milyon dolarlık bir ticaret hacmine ulaşmayı beklediklerini kaydetti. Sarıgül, “Antalya’daki fuarımız sektörümüzün en önemli vitrini konumunda. Burada sadece ürün sergilemiyoruz; aynı zamanda yeni pazarlara açılıyor, yeni iş birlikleri kuruyoruz. Özellikle ABD ve Avrupa’dan gelen alıcı ilgisinin artması bizim için son derece değerli.” dedi.
Son yıllarda sektörün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Sarıgül, Türk deri konfeksiyon sektörünün artık yüksek katma değerli, butik ve tasarım odaklı üretime yöneldiğini söyledi. Sarıgül, “Artık modayı takip eden değil, moda üreten bir yapıya sahibiz. Küçük adetli, hızlı teslimat avantajı sağlayan ve yenilikçi koleksiyonlarla hareket eden firmalarımız dünya pazarlarında daha fazla tercih ediliyor.” diye konuştu.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında sektörün alternatif pazarlara yöneldiğini hatırlatan Sarıgül, özellikle Avrupa Birliği, ABD ve Kuzey Amerika pazarlarında daha görünür hale geldiklerini kaydetti. Antalya’daki fuarın bu strateji açısından önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Sarıgül, “Bu organizasyon mevcut müşterilerimizi korumanın yanı sıra yeni ticari bağlantılar kurulmasına da ciddi katkı sağlıyor. Fuar boyunca yapılacak B2B görüşmelerinin ihracata doğrudan katkı vereceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sektörün halen zorlu ekonomik koşullar altında faaliyet gösterdiğini belirten Sarıgül, buna rağmen firmaların yatırımlarını ve üretim gücünü korumaya çalıştığını söyledi. 2026’nın ilk aylarında ihracat tarafında daha olumlu sinyaller aldıklarını ve ilk 4 ayda yüzde 6’lık bir yükseliş gördüklerini ifade eden Sarıgül, birim fiyatlardaki yükselişin de sektörün katma değerli üretime yöneliminin önemli bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.



