Aydın Tekstil, Çin ile Rekabette Fark Yaratmanın Yollarını Açıkladı
Aydın Tekstil, yeni yatırımıyla Çin ile rekabetin zorluklarını ve katma değerli üretimin önemini vurguladı.
Aydın Tekstil, İstanbul İkitelli’de 30-40 milyon dolarlık bir yatırımla döşemelik kumaş üretim tesisi kurmayı planlıyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sami Aydın, Türkiye’nin Çin ile fiyat rekabetine girmesinin mümkün olmadığını belirterek, bu durumdan çıkış yolunun trend takibi, Ar-Ge ve katma değerli üretim olduğunu ifade etti.
Son yıllarda artan maliyetler nedeniyle birçok firma yatırımlarını yurt dışına kaydırırken, küresel trendleri takip eden ve katma değerli üretime odaklanan şirketler Türkiye’de yatırım yapmaya devam ediyor. Bu firmalar, fiyat farkına rağmen yüksek talep görmeye devam ediyor. Aydın Tekstil de bu firmalardan biri olarak, İstanbul İkitelli’de yeni tesisini önümüzdeki yıl devreye almayı planlıyor. Ali Sami Aydın, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmasının yolunun katma değerli üretimden geçtiğini vurgulayarak, “Çin ile rekabete girerseniz, ilk günden yolda kalırsınız. Trendleri takip eder, inovasyona öncelik verir ve Ar-Ge ile katma değer yaratırsanız fark yaratır, öne geçersiniz” dedi. Ayrıca, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olan Aydın, İkitelli’de kurulacak tesisin iplikten başlayarak dokuma, boya ve tasarım süreçlerini kapsayan dikey entegre bir yapıya sahip olacağını belirtti. Yatırım tutarının 30-40 milyon dolar arasında planlandığını söyleyen Aydın, “Geçen yıl başı itibarıyla karar aldık. 20 bin metrekare kapalı alana sahip olacak tesis bir sene içinde hayata geçer. Aşağı yukarı 300-400 kişilik bir istihdam hedefleniyor” diye ekledi.
Aydın, piyasada zorlanan firmaların çoğunun tasarım, renk, desen ve trend takibini yeterince iyi yapamadığını ifade ederek, “Biz burada daha üst trend mallarla, direkt Avrupa’daki editörlere hizmet etmeyi düşünüyoruz. Bu editörler genelde kendi adlarıyla bütün dünyaya metresi 200-300 Euro’ya mal satan toptancılar. Biz onları hedefliyoruz” dedi. Şirketin en güçlü yanlarından birinin de bu noktada ortaya çıktığını vurgulayan Aydın, “Bizim özelliğimiz, üretimde aynı rengi, aynı deseni veya aynı kaliteyi devam ettirecek know-how’ımızın olması. Onu burada kullanmış olacağız” şeklinde konuştu.
Aydın Tekstil, yeni yatırımının yanı sıra İkitelli, Sakarya ve Kayseri’de toplam 500 bin metrekare alanda döşemelik kumaş, yatak kumaşı, dekoratif halı ve ev tekstili üretimi gerçekleştiriyor. 65 yılı aşkın deneyime sahip olan şirket, 3 bin çalışanıyla 120 ülkeye ihracat yapıyor. Ali Sami Aydın, Türkiye’nin en büyük avantajının dikey entegrasyon ve bilgi birikimi olduğunu belirterek, elyaftan ipliğe, kumaştan boyamaya kadar tüm üretim süreçlerinin ve know-how’ın ülkede bulunmasının, Türkiye’yi Çin’den sonraki en güçlü üretim merkezlerinden biri haline getirdiğini ifade etti.
Aydın, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyimde sürdürülebilir bir rekabet avantajı yakalamasının yolunun, basic ürünlerde fiyat rekabetine girmekten ziyade, tasarım, inovasyon ve teknik özelliklerle ürün değerini artırmak olduğunu vurguladı. “Benim rakibim Çin diye yola çıkarsanız ilk günden yolda kalırsınız. Çünkü o sikletle Çin’le başa çıkma şansınız yok. Onun için basic mallar değil, katma değerli ürünler yaparak çok rahat bu işle başa çıkabilirsiniz” diyen Aydın, Avrupa’da hala tekstil üretebildiğine ve ihracat yapabildiğine dikkat çekerek, Türkiye’nin de doğru alanlara odaklanması halinde rekabet edebileceğini belirtti. Ayrıca, sürdürülebilirlik konusunun da altını çizen Aydın, rekabetin yalnızca ürünün katma değerinde değil, karbon ayak izi, yeşil enerji ve çevresel standartlarda da şekillendiğini ifade etti. “Biz de tüm enerjimizi şu an tüm fabrikalarımızda güneş enerjisinden karşılıyoruz. Fiyatımız pahalı da olsa markalar bizi tercih ediyor” dedi. Aydın Tekstil’in 40 MW’lık güneş enerjisi santrali bulunuyor ve şirket enerji ihtiyacını buradan karşılıyor.
Aydın, sektörde ayakta kalmanın en kritik unsurlarından birinin de trend ve modayı doğru okumak olduğunu belirtti. Bu alanın sanıldığı kadar kolay olmadığını vurgulayan Aydın, “Bunun takibi gerçekten çok zor. Müşteriye karşı çok sabırlı olmanız lazım” dedi. Kumaşta sadece desen ve renk değil, dokunma hissi (tuşe), teknik performans ve inovatif aprelerin de belirleyici olduğunu anlatan Aydın, “Yanmazlık, teknik özellikler, güneşte solmama, leke tutmama, kumaşın kendi kendini temizlemesi, kumaşın toz tutmaması, antialerjen olması gibi özellikleri kumaşın üstüne kattığınız zaman inanılmaz derecede pazarınız açılıyor” dedi. Tek düze ürünle gidilebilecek pazarın sınırlı olduğuna dikkat çeken Aydın, ev tekstilinde büyük fırsatlar olduğunu belirtti.
Şirketin rekabet gücünü artıran unsurlar arasında Ar-Ge, tasarım ve trend ekiplerinin özel bir yeri olduğunu söyleyen Aydın, yurtdışındaki trendsetter’lar ve tasarımcılarla yakın çalıştıklarını aktardı. Bu sayede Avrupa’daki moda akımlarının gerisinde kalmadıklarını, eş zamanlı ürün geliştirebildiklerini vurgulayan Aydın, “Bir İtalyan firması, Alman firması veya bir Fransız firmasının vitrininde sezonda ne açılırsa aynı ürün de bizde olmuş oluyor. Yani bir sene sonra vitrine koyduklarını bir sene sonra asmıyoruz” ifadelerini kullandı. Ali Sami Aydın, katma değerli üretimin önemini rakamlarla da örneklendirerek, otomotivde kilogram başına ihracat değerinin yaklaşık 8 dolar seviyesinde olduğunu hatırlatarak, ev tekstilinde bu rakamın 12 dolar civarında olduğunu söyledi. Aydın, “Bu çok önemli bir ayrıntı. Çok niş bir market ve buna sahip çıkılırsa bu rakamlar çok daha yukarıya gitme şansı var” dedi. Dünyada ev sayısının artması, yaşam alanlarının küçülmesi, mobilya ve iç mekân tasarımlarının değişmesi gibi trendlerin ev tekstilini daha da stratejik bir alana dönüştürdüğünü belirten Aydın, bu trendlerin doğru okunması halinde Türkiye’nin bu alanda güçlü bir büyüme yakalayabileceğini ifade etti. Aydın, sektördeki diğer firmalara da açık bir çağrıda bulunarak, “Benim tavsiyem, kafalarını kumdan çıkarıp dünyadaki trendleri ve literatürü çok iyi takip etmeleri. Öyle olunca o niş market ve pazarları yakalayabilirler. Aksi halde Uzakdoğulu ülkeler ile rekabet içine girerler ki oradan bizim sağ çıkma şansımız yok” dedi.




