Savaş Ortamında Makine İhracatı İstikrarını Korudu

Makine ihracatı, savaş koşullarına rağmen 6.6 milyar dolara ulaştı. İhracat performansı geçen yıla yakın seviyelerde kaldı.

Bölgedeki savaş koşullarına rağmen, Türkiye’nin makine ihracatı 2023 yılının ilk çeyreğinde 6.6 milyar dolara ulaşarak geçen yılki performansını korudu. Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, bu dönemde ihracatın miktar bazında %12.7 oranında gerilemesine rağmen, gelirde %0.2 artış yaşandığını belirtti. Karavelioğlu, kilogram başına ihracat gelirinin 8.7 dolara yükseldiğini ifade etti.

Karavelioğlu, petrol ve doğalgaz fiyatlarının %50’den fazla arttığı bir ortamda maliyet yönetiminin, sadece verimlilikle değil, aynı zamanda jeopolitik risk priminin doğru yönetilmesiyle de ilgili olduğunu vurguladı. Türkiye’nin, sunduğu operasyonel süreklilik ile bölgesel risklerden kaçan nitelikli sermaye ve insan kaynağı için önemli bir çekim alanı olmaya devam ettiğini kaydetti.

Yıllıklandırılmış ihracatın %2.1 artarak 28.6 milyar dolara ulaştığını belirten Karavelioğlu, ithalatın ise %7.3 artışla 46.8 milyar dolara çıktığını açıkladı. Bu süreçte Almanya’ya yapılan ihracat %10.9 artışla 833 milyon dolara, ABD’ye ise %35.2 artışla 541 milyon dolara yükseldi.

Jeopolitik Riskler ve Ticaret Rotaları

Karavelioğlu, Hürmüz ve Kızıldeniz ekseninde yaşanan lojistik krizin dünya mal ticaretinin %10’undan fazlasını etkilediğini ve küresel sistemdeki yapısal zafiyetleri ortaya çıkardığını ifade etti. Jeopolitik risklerin ticaret rotalarını kalıcı olarak değiştirdiği bu ‘stratejik kırılma’ döneminin, savaş sonrasında da devam edecek kalıcı sonuçları olacağını belirtti.

Yaşanan sürecin sadece bir navlun ve enerji krizi olarak değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Karavelioğlu, küresel gayrisafi hasıla artış tahminlerinin %3 ve üzeri seviyelerde kalmasının, talebin devam ettiğini ve yatırımların teknoloji ile verimlilik odaklı bir dönüşüm yaşadığını gösterdiğini söyledi.

Çin’in enerji ve hammadde avantajıyla daha rekabetçi bir dış ticaret stratejisi geliştirdiğini belirten Karavelioğlu, bu durumun Türk makine sektörünün rekabetçiliğini etkileyebileceğini ifade etti. Çin’in Rusya ile olan güçlü bağlantıları sayesinde enerji şoklarına karşı daha korunaklı bir konumda olduğunu belirtti.

AB Politikaları ve Türk Makine Sektörü

Avrupa Birliği’nin sanayi altyapısını korumak amacıyla uyguladığı kamu alımları ve teşvik politikalarının, Türk makine sektörü için kritik bir eşik oluşturduğunu ifade eden Karavelioğlu, Avrupa’nın içe dönme hamlesinin yanı sıra agresif serbest ticaret anlaşmaları trafiğinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin, Gümrük Birliği ortağı olarak bu süreçten nasıl etkileneceği konusunda endişelerini dile getirdi.

Karavelioğlu, makine ithalatının Şubat ayında %10.1 artış gösterdiğini ve bu durumun, sektördeki kaygıları artırdığını belirtti. Uzak Doğu’dan gelen ürünlerin iç pazarı tehdit ettiğini ifade eden Karavelioğlu, bu durumun yalnızca bir dış ticaret meselesi olmadığını, aynı zamanda sivil ve askeri savunma ekosisteminin geleceğini de tehdit ettiğini vurguladı.

Başkanlık Görevine Veda

Makine İhracatçıları Birliği’nde iki dönemdir başkanlık görevini yürüten Karavelioğlu, 16 Nisan 2026 tarihinde yapılacak genel kurulda bu görevi devretmeye hazırlanıyor. 8 yıllık görev süresine ilişkin düşüncelerini paylaşan Karavelioğlu, zorlu koşullara rağmen makine imalat sektörünün bir parçası olmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. İhracatçılar Birliği Başkanlığı görevini üstlendiği dönemde, özverili ve yenilikçi bir ekip ile çalışmanın kendisine büyük bir mutluluk verdiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu