Avrupa, Temiz Enerji Alanında Tarihi Bir Adım Attı
Avrupa, 10 ülkenin katılımıyla Kuzey Denizi’nde temiz enerji için dev bir projeye imza attı. 100 GW’lık rüzgar enerjisi hedefleniyor.
Avrupa ülkeleri, dünyanın en büyük temiz enerji kaynaklarını oluşturma hedefiyle bir araya geldi. Hamburg’da düzenlenen zirvede, 10 ülkenin liderleri, 2030’lu yıllarda açık deniz rüzgar santrallerinin devreye alınmasına hız kazandırmak ve Kuzey Denizi’nde bir elektrik şebekesi kurmak amacıyla önemli bir anlaşmaya imza attı. Bu tarihi girişim, mevcut petrol rezervlerinin temiz enerji kaynaklarına dönüşümünü amaçlıyor.
Plan dahilinde, deniz üzerinde inşa edilecek rüzgar santralları, yüksek voltajlı deniz altı kablolarıyla birbirine bağlanarak çeşitli ülkelere enerji sağlayacak. Bu projelerin toplamda 100 GW açık deniz rüzgar enerjisi üretmesi bekleniyor. Bu kapasitenin, yaklaşık 143 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği öngörülüyor.
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Kuzey Denizi’nin “dünyanın en büyük temiz enerji rezervuarı” haline gelmesini hedeflediklerini belirtti. Merz, açık deniz rüzgar enerjisi projelerinin Avrupa genelinde entegre edilmesine yönelik planlarını açıkladı. Bu açıklamalar, Birleşik Krallık, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda ve Norveç’in enerji bakanlarının katıldığı toplantıda, bu taahhüdü resmileştiren bir bildirinin imzalanması sırasında yapıldı.
Anlaşma çerçevesinde, hükümetler özel sektör yatırımlarını destekleyerek 2031-2040 yılları arasında her yıl toplam 5 GW açık deniz rüzgar enerjisi kapasitesi inşa etmeyi taahhüt etti. Ayrıca, 100’den fazla şirket, maliyetleri düşürmeyi ve 91 bin yeni istihdam yaratmayı vaat eden bir sanayi bildirisine imza attı.
Birleşik Krallık Enerji Bakanı Ed Miliband, bu girişimin sadece kendi ülkelerinde değil, Kuzey Denizi genelinde temiz enerjiyi geliştirmek açısından da ulusal çıkarları açısından önemli olduğunu vurguladı. Miliband, bu temiz enerji güvenliği anlaşmasının, Kuzey Denizi’ni bir temiz enerji süper gücüne dönüştürme konusundaki ortak kararlılığın güçlü bir ifadesi olduğunu belirtti.
Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope’un geçici genel başkanı Malgosia Bartosik, Kuzey Denizi anlaşmasının 2040 yılına kadar 1 trilyon Euro’luk açık deniz rüzgar yatırımı çekilmesine yardımcı olabileceğini ve Avrupa’nın bu alanda daha fazla yatırım yapma kararlılığını gösterdiğini ifade etti.
Bu anlaşma, Donald Trump’ın Birleşik Krallık’ın Kuzey Denizi’ndeki petrol ve gaz üretimini sona erdirme planlarını eleştirmesinin ardından, sadece bir hafta içinde gerçekleşti. Trump, Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada, Avrupa’daki rüzgar türbinlerinin ekonomik kayıplara yol açtığını belirtmişti.
Son anlaşma, Kuzey Denizi ülkelerinin üç yıl önce bölgede 2050’ye kadar 300 GW açık deniz rüzgar enerjisi kurma sözü vermesinin ardından, Avrupa’nın rüzgar enerjisine olan bağlılığını yeniden teyit ediyor. Geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği’nde rüzgar ve güneş enerjisi, fosil yakıtları geride bırakarak elektrik üretiminin %30’unu sağlamıştı.
Her ülkedeki iletim şebekesi işletmecilerinin, 2027 yılına kadar ekonomik olarak “umut vadeden” yaklaşık 20 GW’lık sınır ötesi projeleri belirlemesi bekleniyor. Birleşik Krallık hükümeti, bu ay 12 milyon haneye elektrik sağlayabilecek açık deniz rüzgar projeleri için rekor düzeyde sübvansiyon sözleşmeleri imzaladı. Bu adım, 2030’a kadar temiz bir elektrik sistemi kurma hedefini güçlendirirken, projelerin 7 bin nitelikli istihdam yaratacağı ve enerji faturalarını kalıcı olarak düşüreceği öngörülüyor.




