Avrupa’da ‘Made in Europe’ Dönemi: Türk Otomotiv Sektörü Alarmda

Avrupa Birliği, Asya merkezli markaların pazar payını azaltmak için ‘Made in Europe’ etiketleme sistemini hayata geçiriyor. Türk otomotiv sektörü endişeli.

Avrupa Birliği, Asya merkezli otomotiv markalarının pazar üzerindeki etkisini kırmak amacıyla yeni bir etiketleme sistemi olan ‘Made in Europe’u devreye almaya hazırlanıyor. Bu sistem, ürünlerin en az %70’inin Avrupa topraklarında üretilmesini şart koşarak, Türkiye’deki otomotiv sektörünü ve ihracat yollarını doğrudan etkileyecek.

AB politika yapıcıları, özellikle Çinli üreticilerin elektrikli araç pazarındaki hızlı yükselişine karşı etkili bir önlem almak için bu yeni sistemi oluşturuyor. ‘Made in Europe’ etiketi, Avrupa otomotiv endüstrisinde önemli değişikliklere yol açacak.

Yeni düzenlemeye göre, bir ürünün ‘Made in Europe’ etiketi alabilmesi için bileşenlerinin en az %70’inin Avrupa’da üretilmiş olması gerekecek. Bu etikete sahip markalar, önemli vergi indirimleri, kamu ihalelerinde öncelik ve devlet destekli tüketici teşviklerinden yararlanma gibi avantajlar elde edecek.

Fransa’nın öncülüğünde hayata geçirilen bu korumacı yaklaşım, pazar payını kaybetmek istemeyen Almanya tarafından da destekleniyor. Ancak Çek Cumhuriyeti gibi bazı ülkeler, serbest ticaretin zarar görebileceği endişesiyle temkinli bir tutum sergiliyor.

Türkiye için bu durum, Gümrük Birliği kapsamındaki yerini ve yerli üreticilerin geleceğini belirleyecek kritik bir aşama olarak öne çıkıyor. Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, bu tür kısıtlamaların uluslararası ticaret kurallarıyla çelişebileceğini belirterek, Türkiye’nin üretim kapasitesinin Avrupa’nın rekabet gücünü artıracağını ifade etti.

Eğer Türkiye bu sistemin dışında kalırsa, TOGG, Karsan, Anadolu Isuzu ve Otokar gibi önemli üreticilerin Avrupa pazarındaki rekabet gücü ciddi şekilde zayıflayabilir. Özellikle motor ve batarya gibi kritik parçaların dışarıdan temin edilmesi, %70 yerlilik şartının sağlanmasında önemli bir engel teşkil ediyor.

Asya merkezli üreticiler, ek gümrük vergilerinden kaçınmak amacıyla Türkiye’de üretim tesisleri kurmayı planlıyordu. Ancak AB’nin Türkiye üzerinden gümrüksüz geçişleri engellemeye yönelik çabaları belirsizlik yarattı. Bu durum, dünya devi BYD’nin Türkiye yatırımlarını yavaşlatırken, şirketin Macaristan’daki tesis inşaatına hız verdiği bildiriliyor. Macaristan fabrikasının 2026 yılında seri üretime geçmesi bekleniyor.

Yerli otomobil TOGG’un Avrupa pazarına girişi açısından hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, ‘Made in Europe’ etiketini alamaması durumunda Almanya, İtalya ve Fransa gibi ülkelerde devlet teşviklerinden faydalanamayacak. Bu durum, aracın nihai satış fiyatını rakiplerine kıyasla daha yüksek bir seviyeye çıkararak küresel rekabette dezavantaj yaratacaktır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu