Süt Piyasasında İthalat Endişesi ve Umut Verici Gelişmeler
Süt üreticileri, tereyağı ithalatı ve süt tozu kullanımı konusundaki endişelerini dile getiriyor. Piyasalardaki gelişmeler umut veriyor.
VEYSEL AĞDAR
Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, süt sektöründe, Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) tereyağı ithalatı yapabileceğine dair iddiaların arttığını belirtti. Doğru, bu konuda bazı çevrelerde ürünlerin serbest bölgelerde bekletildiği ve kararın çıkmasının ardından piyasaya sürüleceği yönünde duyumlar olduğunu ifade etti. Ancak bu iddiaların resmi bir doğrulaması bulunmadığını vurguladı.
Doğru, mevcut piyasa koşullarında üreticiyi olumsuz etkileyecek herhangi bir uygulamanın kabul edilemez olduğunu dile getirerek, son dönemde ülke genelinde yaşanan şap hastalığı nedeniyle süt arzında düşüş yaşandığını ve bunun çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere ulaşabileceği yönünde bir beklenti oluşturduğunu kaydetti. Çiğ süt fiyatlarındaki artışın, kremalı ürünlerin fiyatlarını da artırarak tereyağı maliyetlerini yükselttiğini belirten Doğru, tereyağı kullanan firmaların yurt dışından daha uygun fiyatlarla ürün temin etmek amacıyla ithalat talebinde bulunduğunu ifade etti. Ancak mevcut düzenlemelere göre tereyağı ithalatının yalnızca ESK tarafından yapılabildiğini hatırlatan Doğru, özel sektörün doğrudan ithalat yapmasına izin verilmediğini belirtti. Bu durumun ithalat lobisinin piyasayı manipüle etmeye başlamasına yol açtığını vurguladı.
Doğru, süt piyasasında uzun süredir üreticilerin zarar ettiğini, ancak son dönemde arz daralmasıyla birlikte fiyatlarda bir hareketlilik yaşandığını belirtti. Olası bir ithalat kararının bu toparlanmayı olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Doğru, dışarıdan gelecek tereyağının, yerli süt ve kremaya olan talebi azaltacağını, bu durumun da çiğ süt fiyatlarını aşağı çekme riski taşıdığını söyledi. Fiyatların 7 lira kadar düşebileceği ve 16 liraya kadar inme ihtimalinin bulunduğu konusunda uyarıda bulundu.
Son haftalarda üreticilerin yeniden umutlanmaya başladığını kaydeden Doğru, daha önce kapısına alıcı gelmeyen üreticilerin şimdi farklı firmalardan süt talebi aldığını belirtti. Sanayiciler ve mandıralar arasında süt temini için ciddi bir rekabetin oluştuğunu ifade eden Doğru, kaliteli ve yüksek tonajlı süt üreten işletmelerde fiyatların 22-25 lira aralığında konuşulmaya başlandığını belirtti. Ancak küçük aile işletmelerinin hâlâ Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği litre başına 22 lira 22 kuruş referans fiyatının altında 16-18 liraya süt sattığını ifade etti. Türkiye’de üretilen sütün yüzde 85’ten fazlasının 20 baş ve altı küçük aile işletmeleri tarafından üretildiğini hatırlatan Doğru, bu kesimin korunmasının hayvancılık politikalarının temel önceliği olması gerektiğini vurguladı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın süt regülasyonu kapsamında Et ve Süt Kurumu aracılığıyla süt tozu üretimine gittiğini hatırlatan Doğru, üretilen süt tozlarının bugüne kadar ihale yoluyla ve ihracat kaydıyla satıldığını belirtti. Ancak bazı çevrelerin bu süt tozlarını iç piyasada kullanma taleplerinin bulunduğunu ifade eden Doğru, bu regülasyonun tamamen ihracata yönelik olduğunu, iç piyasaya verilmesinin amacından sapma yaratacağını ve denetim açısından zorluklar doğuracağını vurguladı. Piyasadaki son hareketliliğin temel nedeninin şap hastalığı olduğunu kaydeden Doğru, Türkiye genelinde süt hayvancılığında önemli kayıplar yaşandığını ve hayvan varlığında en az yüzde 15 civarında bir düşüş olabileceğini öngördüklerini belirtti. Şap nedeniyle bazı üreticilerin işletmelerini kapattığını ve çok sayıda hayvanın kesime gittiğini, işletmelerde yüzde 25’e varan verim kayıpları yaşandığını ifade eden Doğru, bu gelişmelerin süt arzını azalttığını ve uzun bir aradan sonra sütü yeniden değerli hale getirdiğini sözlerine ekledi.




