Otomotiv Sektöründe Daralma: Krediler Kapanıyor, Talep Düşüyor
Otomotiv sektöründe Temmuz verileriyle birlikte talep düşüşü yaşanıyor. Krediler kapanırken, araç arzı artıyor.
Otomotiv sektöründe yılın ikinci yarısında beklenmedik bir daralma meydana geldi. Yıl başında 1,3-1,4 milyon adetlik rekor satış hedefleri öngörülürken, Temmuz verileri bu beklentilerin tersine gelişti.
Otomotiv editörü Emre Özpeynirci, Oksijen TV’de ODMD verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmede, Temmuz ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25’ten fazla küçülerek 80 bin 786 adede gerilediğini vurguladı. Bu rakam, 2022 yılından bu yana kaydedilen en düşük Temmuz performansı olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk yedi ayında ise toplam pazarın yüzde 11 daralarak 640 bin adedin altına düştüğü belirtildi.
Özpeynirci, otomotiv pazarındaki olumsuz gelişmelerin işaretlerinin Şubat ayında belirmeye başladığını ifade etti. Yakın coğrafyadaki olaylar, artan lojistik maliyetleri ve ekonomik program hedeflerinin 2027’ye ertelenmesi, sektördeki dengeleri olumsuz etkiledi.
Haziran ayında güvenlik düzenlemeleri nedeniyle stokların indirimli bir şekilde eritilmesi geçici bir toparlanma sağlasa da, Temmuz ayında showroom trafiğinin belirgin bir şekilde azaldığına dikkat çekildi.
Sektördeki en dikkat çekici durum ise araç arzındaki artış oldu. Özellikle Avrupa’daki emisyon cezalarından kaçınmak isteyen üreticilerin içten yanmalı motorlu araçları Türkiye pazarına yönlendirmesiyle bayilerde ciddi bir araç bolluğu oluştu. Liste fiyatlarının 500 bin liraya kadar düşürüldüğü, 2,5 milyon liralık araçların ise 2 milyon lira seviyelerine indirildiği örnekler mevcut. Ancak buna rağmen tüketicilerin showroomlara yönelmediği gözlemleniyor.
Bu durumun iki temel nedeni bulunuyor. İlk olarak, otomobilin yatırım aracı olma özelliğini yitirmesi dikkat çekiyor. Geçmişte tüketiciler, otomobilin birkaç ay içinde değer kazanacağı düşüncesiyle alım yaparken, bu beklentinin artık büyük ölçüde ortadan kalktığı ifade ediliyor. İkinci önemli sorun ise krediye erişim zorluğu.
Özpeynirci, BDDK’nın taşıt kredilerindeki matrahları yaklaşık dört yıldır güncellemediğini belirtti. Bugün 2 milyon liralık bir araç için bankaların yalnızca yüzde 20 oranında kredi kullandırabildiğini ve bunun da 12 ay vadeyle sınırlı kaldığını aktardı. Bu durum, otomobil almak isteyen ancak yeterli nakdi bulunmayan tüketicilerin krediye erişimde zorluk yaşamasına neden olurken, nakdi olanların da alım kararını ertelediği bir tablo ortaya çıkıyor.
Ayrıca, otomotiv pazarındaki daralma elektrikli araç segmentine de yansımış durumda. Temmuz ayında elektrikli otomobil pazarındaki daralmanın yüzde 26’nın üzerine çıktığı bildiriliyor. ÖTV matrahlarının güncellenmemesi, elektrikli araçlarda önemli bir sorun teşkil ediyor. Yüzde 25’lik ÖTV diliminde bulunan bir aracın fiyatında yapılacak küçük bir artış, aracı bir üst vergi dilimine taşıyabiliyor ve bu da nihai satış fiyatında yaklaşık 1 milyon lira gibi büyük bir fark yaratabiliyor. Bunun yanı sıra, Çin, Japonya ve Meksika gibi ülkelerden gelen araçlara yönelik kısıtlamalar da elektrikli araç arzını olumsuz etkiliyor.
Özpeynirci, otomotiv sektörü açısından önümüzdeki beş ayın kritik bir dönem olacağına dikkat çekti. ÖTV matrahları ve kredi koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmaması halinde pazarın yıl sonunda 1,2 milyon adet seviyesine kadar gerileyebileceği öngörülüyor. Distribütörler ve yetkili satıcılar da ciddi finansman sıkıntıları yaşamaktadır. Yeni araç alımının zorlaşması, ikinci el piyasasına da yansımakta; tüketiciler yeni otomobil alamadıkları için 10 yaşın üzerindeki ikinci el araçlara yönelmek zorunda kalıyor. Özpeynirci, otomotiv sektörünün yeniden canlanması için yalnızca fiyat indirimlerinin yeterli olmayacağını, tüketicilerin otomobile erişebilmesi için kredi koşullarının da iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.




