AB dizel rezervleri yeniden kullanım için değerlendiriliyor
AB, akaryakıt arzındaki sıkışıklığı hafifletmek için acil dizel rezervlerini yeniden kullanıma açmayı değerlendiriyor. Karar henüz kesinleşmedi.
Avrupa Birliği, akaryakıt arzında yaşanan sıkışıklığı hafifletmek amacıyla acil dizel rezervlerini yeniden kullanıma açma seçeneğini değerlendiriyor. AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, görüşmelerin yalnızca ABD ile sınırlı olmadığını, Uluslararası Enerji Ajansı üyesi ülkelerin de sürece dahil edildiğini belirtti. Görüşmelerde öne çıkan başlık, olası rezerv kullanımının miktarından çok hangi tarihte başlatılacağı oldu.
IEA üyesi ülkeler, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji arzında yol açtığı kesintilerin ardından mart ayında 400 milyon varil petrolü piyasaya sunma kararı almıştı. Yeni bir koordineli rezerv kullanımının hayata geçirilip geçirilmeyeceği konusunda ise henüz kesin karar bulunmuyor. Avrupa Komisyonu bu kapsamda Fransa, İtalya, İrlanda ve İngiltere ile temaslarını artırırken, Avrupa’daki acil akaryakıt stoklarının önemli bölümünü elinde bulunduran Almanya da sürecin kilit ülkeleri arasında yer alıyor.
Karar üye ülkelerin onayına bağlı
Acil rezervlerin yönetimi doğrudan AB üyesi ülkelerin kontrolünde olduğu için stokların ne kadarının ve ne zaman piyasaya verileceğine ülkeler karar verecek. Ortak bir adım atılabilmesi için miktar ve zamanlama konusunda uzlaşma sağlanması gerekiyor. ABD’nin yaklaşık 120 milyon varilin altı aylık dönemde piyasaya sunulmasını talep ettiği, böylece küresel arzın artırılarak motorin fiyatları üzerindeki baskının azaltılmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Fransa ve Almanya, Avrupa’daki acil dizel stokları bakımından öne çıkıyor. Fransa’nın yaklaşık 8,2 milyon ton, Almanya’nın ise yaklaşık 5,6 milyon ton rezerv tuttuğu ifade ediliyor. İki ülkenin toplam stokları, AB’nin acil dizel rezervlerinin yaklaşık yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu nedenle olası bir rezerv salımında Paris ve Berlin’in tutumu belirleyici olacak.
Mevsimsel talep zamanlamayı kritik hale getiriyor
Dizel, taşımacılık ve tarım başta olmak üzere birçok sektörde yoğun kullanılıyor; bazı ülkelerde ısınma ihtiyacının karşılanmasında da önemli rol oynuyor. Arz sıkışıklığı bu nedenle yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, sanayi ve lojistik maliyetlerini de etkiliyor. Avrupa’nın Rus yakıtlarına olan bağımlılığını azaltması, ithal dizele duyulan ihtiyacı daha da artırdı.
Rezervlerin piyasaya sürülmesi kısa vadede dizel arzını artırarak fiyat baskısını azaltabilir. Ancak stokların yeniden doldurulması gerekliliği ve enerji güvenliği açısından taşıdıkları önem, hükümetlerin temkinli hareket etmesine neden oluyor. Tarım, taşımacılık ve kış aylarındaki ısınma talebinin artması, olası bir kararın zamanlamasını daha kritik hale getiriyor.









