Selim Kasapoğlu: Üretim Kapasitesinin Korunması Hayati
Selim Kasapoğlu, sanayi için üretim kapasitesinin korunmasının önemine dikkat çekti ve erken sanayisizleşme riskine karşı önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
DENİZLİ / EKONOMİ
Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayinin karşılaştığı zorluklar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, üretimdeki yavaşlama ve küresel rekabetin artan baskıları nedeniyle sanayinin zor bir dönemden geçtiğini ifade etti. Erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesinin korunmasına yönelik politikaların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kasapoğlu, son üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki etkilerine de değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını belirtti. Ayrıca, finansmana erişimde yaşanan zorlukların ve yüksek maliyetlerin sanayiciler üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti.
Temmuz ayına ait ekonomik verileri de paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, bu durumun üretimdeki yavaşlamanın devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. Enflasyonda kısmi bir gerileme olsa da, üretim cephesindeki kırılganlığın sürdüğünü belirtti. Bu bağlamda, enflasyonla mücadele edilirken üretim kapasitesinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Kasapoğlu, Temmuz ayı ihracat verilerini değerlendirerek, “Denizli ihracatı 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat artışı sağladığını” belirtti. Ancak, miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Finansal göstergelere de değinen Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ve karşılıksız çek oranlarındaki artışın işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı gösterdiğini ifade etti. Ancak Denizli’nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirtti. KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağladığını vurguladı.
Sanayicilerin daha fazla borçlanma talep etmediğini belirten Kasapoğlu, sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Türk İhracatçısının Rekabetçi Şartlarda Olması Gerekiyor
ABD’nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, bu durumun Türkiye’nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ek tarife yükünün ihracatçılar için yeni zorluklar oluşturduğunu ifade etti. Siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine de dikkat çekti. Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından kritik olduğunu vurguladı.
İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli
Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirtti. Yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetlerinin dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek değerlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ek adımlara da ihtiyaç var.” şeklinde konuştu.




